Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/2593 E., 2025/3631 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/2593 E., 2025/3631 K. (28.10.2025)

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2593
Karar No
2025/3631
Karar Tarihi
28.10.2025

6. Hukuk Dairesi 2025/2593 E. , 2025/3631 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/455 E., 2025/646 K. FER'İ MÜDAHİL : İstanbul Anadolu 3 İflas Dairesi İstanbul Anadolu Adliyesi 2019/71 İflas Sayılı Dosyası İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/103 E., 2023/1098 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili; taraflar arasındaki ticari sözleşme kapsamında davalı taraf satın aldığı mallara ilişkin bedelleri fatura karşılığında ödemeyi kabul ettiğini, sonraki süreçte davalı, sözleşme kapsamında üstlendiği sorumluluklarını gereği gibi yerine getiremediğini ve 31.12.2020 tarihli mutabakat belgesiyle müvekkil şirkete anılan tarihteki döviz kuru kuru karşılığıyla 15.923.770,63 TL borçlu olduğunu ikrar ettiğini, müvekkil şirket tarafından davalıya satılan emtiaların bedelleri müvekkil şirkete ödenmediğini, gerek dava dilekçesi kapsamında sunulan ticari kayıtlar gerekse davalı tarafından imzalanan mutabakat belgesinde görünen borç ikrarı, davalının müvekkil şirkete borçlu bulunduğunu ortaya koyduğunu, davalı borçlu aleyhine İstanbul Anadolu 9. İcra Müdürlüğü'nün 2022/16780 E. sayılı dosyası kapsamında takip başlatıldığını, başlatılan icra takibinde kendisine tebliğ edilen ödeme emrine karşı haksız yere itiraz ettiğini ileri sürerek davalının itirazının kaldırılmasına ve davalı şirketin iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili, taraflar arasında her ne kadar ticari bir ilişki var ise de davalı aldığı mallara göre ödeme takvimine bağlı olarak ödemeler yapıldığını, davacının iddia ettiği tutarda mal alımına bağlı olarak döviz cinsli kur farkı ödeyeceğine dair yazılı ve sözlü bir taahhüdü olmadığını, davalı, ödeme tarihindeki dövizin TL karşılığı esas alan bir sözleşme imzalamadığını ve sözlü-fiili olarak da hiçbir zaman böyle bir ticari ilişki yürütmediğini, davalı, davacıdan, malın alım ve ürün teslim tarihindeki TL cinsinden mal alımı yaptığını, davacının, şu anda keyfi olarak döviz kurunun yükseltmesi ve kur farkı oluşturması ve bunlar üzerinden alacak iddiasında bulunması yerinde olmadığını, davacı ile davalı arasında beş yıllık süreçte, tüm faturalar döviz cinsli olmasına rağmen, ödemeler, fatura üzerinde yer alan fatura tarihindeki döviz karşılığı TL ödendiğini ve herhangi bir kur farkı faturası alacaklı davacı tarafından düzenlenmediğini, davacının keyfi düzenlemiş olduğu kur farkı faturası esas alınarak alacak talebinde bulunulmayacağını dava dilekçesinde iddia edildiği gibi, davalı borç ikrarına ilişkin bir mutabakat imzalamadığını, bu belgedeki imza davalı şirket yetkilisine ait olmadığını, somut durumda itirazın kaldırılması ve iflas koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının düzenlediği Usd ve Euro cinsinden olan faturaların tamamının davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının ödemeleri ödeme tarihindeki TL kuru üzerinden yapıldığı, 31.12.2020 tarihli hesap mutabakatının davalı şirket adına ...’ın imzaladığı, ...’ın davalı şirkette genel müdür sıfatıyla sigortalı olarak çalıştığı, mutabakat günü davacının defterlerinde TL cinsinden 15.923.770,63 TL iken, borçlunun defterlerinde 7.449.208,52 TL borçlu olduğu, hesap mutabakatının da dövizli alacakta bakiye kalan kısım üzerinden yapıldığı, davalı şirketin defterlerindeki farklılığın davalı şirketin yılın belli dönemlerinde yapması gereken kur değerlemesine yapmamasından kaynaklandığı, bu nedenle davacının alacak iddiasının haklı olduğu, davalı şirkete depo emri çıkarıldığı, depo emrine rağmen süresinde ödeme yapmadığı gerekçesiyle davanın kabulüyle davalı şirketin iflasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı taraf her ne kadar alacağın döviz cinsinden takip edilmediği, davacının kur farkını talep edemeyeceğini ileri sürmüş ise de faturaların döviz cinsinden düzenlendiği, davalının, davacı şirkete yaptığı kısmi ödemeleri cari hesapta döviz karşılığı olarak gerçekleştirdiği, dosyaya sunulan 31.12.2020 tarihi itibariyle cari hesap mutabakatının döviz alacağının kur değerlemesi yaptığı dolayısıyla söz konusu faturaların kur farkı faturası değil, döviz üzerinden düzenlenen ürün/hizmet alım satım faturası olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporuna bakıldığında, davacı alacaklının dayandığı faturaların var olup-olmadığı, faturaların davacı ve davalı defterinde yer alıp almadığı, diğer taraftan bunların BA-BS formlarının mevcudiyeti araştırılmadığını, faturalar ticari defter ve kayıtlara tl cinsinden yazılmadığını, davacı ile davalı arasında 2018-2019-2020-2021-2022 yılları arasında ticari ilişki söz konusu olup, faturalarda bilirkişinin belirtmiş olduğu ibare söz konusu ise de, fatura ödeme tarihinde döviz karşılığı TL ödenir şeklinde bir ibare yer almadığını, faturaların, ödeme günündeki dövizin karşılığı TL ödeneceği şeklinde bir ibare olmadığını, mahkeme bu hususu dikkate almadığını, muraba kredili-peşin ödemeli- faturalar sadece döviz cinsinde gösterildiğini, davacının iddialarını ve davayı kabul anlamına gelmemek şart ve koşulu ile, davacı ile davalı arasında 5 yıllık bir ticari ilişki söz konusu olup bu beş yıllık süreçte, tüm faturalar döviz cinsli olmasına rağmen, ödemeler, fatura üzerinde yer alan fatura tarihindeki döviz karşılığı TL ödenmiş ve herhangi bir kur farkı faturası alacaklı davacı tarafından düzenlenmediğini, tarafımızca hesap mutabakatındaki imzanın davalı müvekkil şirket yetkilisine ait olmadığı belirtilmesine rağmen, mahkemenin bu itirazımızı dikkate almadan, hesap mutabakatı gerekçesi ile davanın kabulüne karar vermesi yerinde olmadığını, kur farkı faturası düzenlenmeden alacak talebi mümkün olmadığını, faiz hesabı ile depo hesabının yanlış yapıldığını, Çorlu Asliye Hukuk Mahkemesinde açtıkları davanın, işbu davanın sonucunu etkileyecek nitelikte bir dava olduğunu, takas ve mahsup talebi söz konusu olup en azından incelenmesi gereken bir dava dosyası olduğunu beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, İİK'nın 154. vd. maddelerinde düzenlenen iflas yolu ile takibe karşı yapılan itirazın kaldırılması ile borçlu şirketin iflasının istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken temyiz harcı peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 3a8e9b67143f0270 1f245cd9e70a882a

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı