Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/2450 E., 2025/3632 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/2450 E., 2025/3632 K. (28.10.2025)

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2450
Karar No
2025/3632
Karar Tarihi
28.10.2025

6. Hukuk Dairesi 2025/2450 E. , 2025/3632 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2203 E., 2025/293 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/593 E., 2024/236 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tasfiye memuru ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. İlk derece mahkemesince, dava dışı kooperatifin genel kurul kararı ile tasfiye işlemelerine başlandığı ve devamında sicilden terkin edildiği, davacılar tarafından açılan dava dosyası sonuçlanmadan tasfiye işleminin tamamlanmış sayılamayacağı, kooperatifin ihyasında davacıların hukuki yararı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı tasfiye memuru ... vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nce başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı süresinde davalı tasfiye memuru ... vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. Türk Ticaret Kanunu’nun geçici 7. madde kapsamında ticaret sicil müdürlüğünce münfesih sayılarak resen terkin edilen bir şirketin aynı maddenin 15. kapsamında ihyasına yönelik olarak açılan davada, gerçekleştirilen resen terkin işleminin hukuka aykırılığının tespiti hâlinde verilecek ihya kararı, niteliği gereği terkin işleminin iptaline ilişkin olması nedeniyle 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesinde düzenlenen ek tasfiye kapsamına girmeyeceğinden, ihya kararı yanında şirkete tasfiye memuru atanması gerekmez. Ancak geçici 7. madde kapsamında hukuka uygun şekilde gerçekleştirilen resen terkin işlemi sonrasında ortaya çıkan hukuki ihtilâfların çözümü ve sonlandırılması amacıyla şirketin ihyasının gerektiği bir durumda geçici 7. maddenin 15. fıkrasına dayalı olarak açılan ihya davasında, terkin edilen şirketle ilgili oluşan ihtilâfın çözümüyle sınırlı olarak verilecek olan ihya kararı, niteliği itibariyle ek tasfiye kapsamında verilen bir karar olduğundan 6102 sayılı TTK'nın 547/2. maddesi uyarınca ihya kararıyla birlikte ek tasfiye işlemlerini yürütmesi için tasfiye memuru atanması zorunludur. Somut uyuşmazlığa gelindiğinde; dava dışı .... Tarımsal Kalkınma Kooperatifi'nin 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. madde kapsamında resen terkin edildiği, mahkemece kooperatifin ihyasına karar verildiği, ancak ihya kararında tasfiye memuru atanmadığından uyuşmazlığa konu talebin ihya sonrası tasfiye memuru atanması olduğu anlaşılmıştır. Dava dışı .....Tarımsal Kalkınma Kooperatifi'nin geçici 7. madde kapsamında hukuka uygun olarak terkin edildiği, sonlandırılması gereken hukuki ihtilâflar nedeniyle aynı maddenin 15. fıkrasında belirtilen imkândan yararlanılarak terkin edilen kooperatifin taraf sıfatını yeniden kazanmasına yönelik ihya kararı, hukuka aykırı terkin işleminden farklı olarak 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesi anlamında bir ek tasfiye niteliğinde olacak ve ek tasfiye sürecine ilişkin olarak 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesi uygulama alanı bulacaktır. Bununla birlikte; Türk Ticaret Kanunu'nun 546. maddesinde pay sahipleri ile tasfiye memuru veya memurları arasındaki uyuşmazlıkların çözümü basit yargılama usulüne tâbi olduğu belirtilmiş, 6102 sayılı TTK'nın 1521. maddesinde de “Şirket davalarında yargılama usulü” düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, ticaret şirketlerinde, ortakların veya pay sahiplerinin şirketle veya birbirleriyle şirket ortaklığından veya pay sahipliğinden kaynaklanan davalarda veya şirketin yönetim kurulu üyeleri, yöneticileri, müdürleri, tasfiye memurları ya da denetçilerine karşı açılacak davalarda basit yargılama usulü uygulanacağı açıkça belirtilmiştir. Ek tasfiye talebi Kanun'da çekişmesiz yargı işi olduğu açıkça sayılmamakla birlikte hem çekişme olmaması hem de subjektif hakkın bulunmaması kriterlerine göre çekişmesiz yargı işidir (..., Efe Dırenisa, Pekcanıtez Usûl, Medenî Usûl Hukuku, İstanbul 2025, C. 4 s. 3664). Hukuk Muhakemeleri Kanunu çekişmesiz yargı işlerinin önemli bir bölümünü örnek olarak saymakla birlikte Kanun'da örnek olarak sayılanlar dışında kalmakla birlikte yine Kanun'da belirlenen çekişmesiz yargı işi ölçütlerine göre çekişmesiz yargı işi olarak kabul edilmesi gereken işler hakkında verilen kararlara temyiz yolu kapalıdır. Buna göre Kanun'da sayılan ölçütlerden, ilgililer arasında uyuşmazlık olmaması, talepte bulunanın ileri sürebileceği herhangi bir hakkının bulunmaması veya hâkimin resen harekete geçmesi ölçütlerinden birine veya birkaçına göre çekişmesiz yargı kabul edilen yargısal işlerde bölge adliye mahkemesi kararı temyiz edilemez (Muhammet Özekes, Tolga Akkaya, Pekcanıtez Usûl, Medenî Usûl Hukuku, İstanbul 2025, C. 4 s. 4033). Önemle vurgulamak gerekir ki; çekişmesiz yargı işleri kural olarak sulh hukuk mahkemesinin görev alanında yer aldığından ve kanun koyucu tarafından bu işlerde sadece istinaf denetimi yapılması yeterli görüldüğünden temyize başvurulması mümkün değildir (HMK 362/1-ç). Buna göre eldeki talep, 6102 sayılı TTK'nın 547/2. Maddesine dayalı ihya kararı sonrası tasfiye işlemlerini yürütmesi için tasfiye memuru atanması niteliğinde olup, karşı tarafın “yasal hasım” olması ve aynı Kanun’un 5 46... . maddeleri gözetildiğinde talebin niteliği uyarınca HMK'nın 316. maddesi uyarınca basit yargılama usulüne tâbi bulunduğu kabul edilmiştir. Bu nitelikteki taleplerin yazılı yargılama usulüne tâbi olduğunu kabul etmenin yasal dayanağı bulunmadığı gibi, 6102 sayılı TTK'nın 5 46... . maddelerine göre esas tasfiye davası basit usulde görülürken ek tasfiye talebinin yazılı yargılama usulüne tâbi bulunduğunu kabul etmek için bir neden de bulunmamaktadır. 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesinden düzenlenen ek tasfiye HMK'nın 382. maddesinin 2. bendinde sayılmamış olsa da, maddede sayılanların sınırlı olmadığı, örnek olarak bir kısım çekişmesiz yargı işlerinin gösterildiği, HMK'nın 382. maddesinde bir işin çekişmesiz yargı işi olup olmadığının tespiti için belirtilen ölçütlerden “İlgililer arasında uyuşmazlık olmayan hâller” ve “İlgililerin, ileri sürülebileceği herhangi bir hakkının bulunmadığı hâller” şeklinde belirtilen ölçütler esas alındığında, ek tasfiyenin çekişmesiz yargı işi olduğu anlaşılmaktadır. Hâl böyle olunca; kooperatif ihyası sonrası tasfiye memuru atanma istemi çekişmesiz yargı işi niteliği taşıdığından ve çekişmesiz yargı işine ilişkin istinaf incelemesi sonucunda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararlar kesin olduğundan temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. KARAR Yukarıda açıklanan sebeple; Davalı tasfiye memuru ... vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,28.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 6b53b47502b6d94f e79ed6048c26cf8b

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı