6. Hukuk Dairesi 2025/2583 E. , 2025/3434 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/945 E., 2025/611 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/466 E., 2022/850 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyize konu edilen kararın niteliğinin duruşma istenebilecek davalardan olmadığı anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma isteminin reddine, temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin elektirik ve elektirikli ev aletleri üretimi yapan şirket olduğunu, ....Kalıp isimli şirket ile uzun yıllardır ticaret ilişkide bulunan müvekkili şirket söz konusu elektirikli ev aletlerinin plastik aksamlarının kalıp işlerini bu şirket vasıtasıyla temin ettiğini, ....’in vefatı üzerine söz konusu şirketin davalı ... ....e intikal ettiğini ve ....Kalıp olarak ticaret sicile tescil olduğunu, bu şirketin müvekkili ile ticaretini sürdürmeye devam ettiğini, taraflar arasında süregelen ticari ilişki sebebiyle bedeli avans olarak ödenmiş, ancak üretimi gerçekleştirilmemiş kalıp üretimleri sebebiyle davalı yanın müvekkili şirket nezdinde 2.527.223,87 TL cari hesap borcu oluştuğunu, davalının tüm ikazlara karşın bu borcu ödemediğini, borçlu davalının 11.09.2019 tarihinde yayınlanan ilanla ticaret sicilden terkin işlemi yapılarak ticareti terk ettiğinin anlaşıldığını, ticareti terk eden davalı/borçluya İİK'nın 44. maddesi uyarınca iflas yoluyla takip başlatıldığını, davalı yanın söz konusu takibe haksız ve mesnetsiz bir biçimde itiraz ettiğini, itirazın kaldırılması ve depo kararı verilmesini, süresi içerisinde depo kararının yerine getirilmemesi halinde davalının iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; İİK'nın 44/2. maddesi uyarınca süresinde iflas yoluyla takip başlatılmadığı için süre yönünden davanın usulden reddinin gerektiğini, davacı ...'in ... Plastik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, ... Kalıp Makina Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, ... Plastik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ve .... Kalıp Sanayi'nin ürettiği kalıp ve parçaları bünyesinde birleştirerek ürünlere nihai halini verdiğini, tüm bu şirketlerin davacı ...'in ihtiyacı olan kalıp ve parçaları tedarik etmek amacıyla davacı ... ortakları tarafından kurulduğunu, .... Kalıp adi ortaklığının da bu amaçla davacı ...'in eski ortaklarından müteveffa ... (...'in eşi ve ...'in babası) ve müteveffa ... (...'in eşi) tarafından 2001 yılında ... Kalıp Sanayi ... unvanıyla kurulduğunu, ...'in vefatından sonra .... Kalıp Sanayi ... unvanını aldığını, ...'in vefatı üzerine ise ... ... Kalıp Sanayi unvanıyla faaliyetlerine devam ettiğini ancak ... ... Kalıp Sanayi'nin 05.09.2019 tarihinde müvekkili ...'in izni ve bilgisi olmaksızın -ihbar olunanlar ... ve ... tarafından- ticaret sicilinden terkin edildiğini, her ne kadar ... Kalıp ticaretten terkin edilmiş gözükmekte ise de aynı adreste, aynı makine ve teçhizat ile ... ... Kalıp Sanayi unvanıyla ticari faaliyetlerine devam ettiğini ve davacı ...'e kalıp üretimini sürdürmekte olduğunu, ... Kalıp ve yukarıda ifade edilen grup şirketlerin tamamının davacı ... tarafından sevk ve idare edildiğini, davacı ...'in hakimiyetinde olan ... Kalıp'ın idare ve yönetiminde ...'in hiçbir zaman söz sahibi olamadığını, davacı ... ortaklarının müvekkili ... ile olan husumetleri sebebiyle müvekkilini hem davacı ...'ten hem de ... Kalıp'tan uzaklaştırarak faaliyetlerine bu şekilde devam ettiklerini, bununla yetinmeyip ... Kalıp Adi Ortaklığı'na ait olduğu iddia edilen borçtan sadece müvekkilinin sorumlu tutulmaya çalışıldığını savunarak davanın reddini, haksız ve kötüniyetli olarak başlatılan takip sebebiyle davacının takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafça davacı ve davalı arasında iktisadi bütünlük olduğu iddiasında bulunulmuş ise de davalının iddialarını destekler nitelikte bir hesap hareketinin bulunmadığı, davalının savunmalarını ispata yarar delil de sunmadığı, iflas avansının yatırıldığı davalının itirazının kesin olarak kaldırıldığı, depo emrinin davalı taraf tebliğ edildiği, gerekli ihtaratın yapıldığı, usulüne uygun tefhime rağmen davalının depo emrine esas miktarı mahkememiz veznesine veya davacı alacaklıya ödemediği gerekçesiyle davacının iflasına kararı verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Davalı tarafından ... ve ...'in eylemleri sebebiyle haklarında hukuki (sorumluluk ve adi ortaklığın tasfiyesi davaları) ve ceza-i yasal süreçler başlatıldığını, bu dosyanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, b. Davacının adi ortaklığın borcunu davalı üzerinde bırakma çabası olduğunu, c. Davalı şirketin yönetimi ile ...’in ilgisi olmadığını tüm sevk ve idarenin davacı tarafından gerçekleştirildiğini, banka hesap hareketleri incelendiğinde para transferlerinden bunun anlaşılacağını, davalı şrikete gelen havalenin aynı saat içersinde davacı şirket muhasebecisine havale edildiğini, d. ... Kalıp’a ... dışında bir para girişi olmadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, İİK’nın 156. maddesine dayalı iflas istemine ilişkindir. 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken temyiz harcı peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 78cec3b6b768bcba 2a21c75af9d97ea5