Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/2445 E., 2025/3372 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/2445 E., 2025/3372 K. (13.10.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2445
Karar No
2025/3372
Karar Tarihi
13.10.2025
Konu
Tazminat

6. Hukuk Dairesi 2025/2445 E. , 2025/3372 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2001 E., 2023/2321 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/8 E., 2019/227 K. Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince icra inkâr tazminatına yönelik başvurunun esastan kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne ve icra inkâr tazminatının asıl alacak üzerinden hesaplanmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan gündem ve dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 07.06.2012 tarihli ....,...,...,..., il ve ilçelerinde elektrik sayaçlarının endeks okuma işine dair sözleşme imzalandığını, sözleşmeye göre endeksör cihazlarını davalının temin edeceğini, dava konusu endeksör cihazlarının maliyetinin ilgili kamu kurumu ...,...,..,vs. tarafından davalı şirkete ödendiği hâlde, davalının bedelini aldığı ve kendisine maliyeti olmayan endeksör cihazları için müvekkilinden kira talep ederek haksız kazanç elde ettiğini, davalının müvekkiline endeksör kira bedeli adıyla faturalar düzenleyerek bu bedeli hakedişlerden tahsil ettiğini, müvekkilinin ekonomik olarak zayıf durumda olduğu için kesintilere itiraz edemediğini, müvekkilinin 15.03.2014 tarihli dilekçe ve 07.08.2014 tarihli ihtarname ile endeksör kiraları için kesilen bedelin iadesini istediğini, ancak davalının kira bedellerini iade etmediğini, bunun üzerine davalı aleyhine Konya 5. İcra Dairesinin 2015/11897 Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini ileri sürerek dava değerini 15.000,00 TL gösterip bu tutar üzerinden harç yatırmak suretiyle fazlaya ilişkin hakları ve ıslah hakkı saklı kalmak kaydıyla itirazın iptali ve takibin devamına, davalının %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiş; 05.12.2016 tarihli duruşmada eksik harcı tamamlamak için süre isteyerek itirazın kısmen değil tamamen iptalini talep ettiklerini belirtmiş; mahkemece takip konusu 112.592,33 TL üzerinden eksik harcı tamamlaması için davacıya bir ay kesin süre verilmiş, davacı tarafından 02.01.2017 tarihinde ıslah harcı yatırılmıştır.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın itirazın iptali davası olduğunu ve mahiyeti gereği kısmi dava olarak açılamayacağını, davacının sözleşme ile endeks okuma işi için gerekli olan makine, teçhizat ve sarf malzemelerini temin etmeyi üstlendiğini, bu yükümlülüğünü yerine getirmek için de mülkiyeti müvekkiline ait olan endeksör cihazlarını kira bedeli karşılığında kullandığını, müvekkilinin davacıdan kira almakta haklı olduğunu, davacının imzaladığı sözleşmeye uymakla ve basiretli tacir gibi davranmakla yükümlü olduğunu, hakedişleri ihtirazı kayıt ileri sürmeksizin imzalayan davacının sonradan bu hakedişleri eksik aldığına ya da hakedişlerden haksız kesinti yapıldığına yönelik itirazda bulunmayacağını, davacının icra takibinde haksız ve kötüniyetli olduğunu belirterek davanın reddini ve davacının %20’den az olmamak üzere müvekkiline tazminat ödemeye mahkûm edilmesini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 11.04.2019 tarihli ve 2019/8 Esas, 2019/227 Karar sayılı kararı ile; taraflar arasındaki sözleşmede endeksör cihazlarının işin ifası için davacı tarafından kullanılması nedeniyle davalıya kira bedeli ödeneceğine dair herhangi bir hüküm bulunmadığından davalı şirketin davacıdan endeksör cihazı kirası isteyemeyeceği, bu amaçla tahsil ettiği bedelleri iade etmesi gerektiği, davacının alacağı 105.586,40 TL olduğu hâlde icra takibinde 101.527,70 TL istenildiği, talepten fazlasına karar verilemeyecek olması nedeniyle 101.527,70 TL’lik asıl alacak yönünden talebin kabulüne karar verilmesi gerektiği, asıl alacak olan 101.527,70 TL’ye temerrüt tarihi 07.08.2014 ile takip tarihi 23.10.2015 dönemi için re'sen yasal faiz hesabı yapılarak işlemiş faizin takip talebinde istenildiği gibi 11.065,13 TL olduğunun hesaplandığı, takip öncesi döneme ait faiz yönünden de davacının talebinin kabulü gerektiği, alacağın miktarı belirli ve belirlenebilir olup, bu hâliyle likid olduğundan, hükmedilen meblağ üzerinden icra inkâr tazminatına karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının takibe itirazının iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, toplam takip miktarının %20’si oranında icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 26.11.2021 tarihli ve 2019/1361 Esas, 2021/3019 Karar sayılı kararıyla; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, ancak icra takibine konu asıl alacağın %20’si oranında icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, toplam takip miktarının %20’si oranında icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesinin usul ve yasaya uygun bulunmadığı gerekçesiyle bu yöne ilişkin istinaf başvurusunun kabulüne, sair istinaf başvurusunun reddine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1/b/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, davalının takibe itirazının iptaline, takibin kaldığı yerden devamına, icra takibine konu 101.527,20 TL asıl alacağın %20’si oranında icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 08.06.2023 tarihli ve 2022/1274 Esas, 2023/2273 Karar sayılı kararı ile, “…Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı yüklenici vekilinin tüm, davalı iş sahibi vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir. Davacı yüklenici tarafından 23/10/2015 tarihli takip talebi ile 101.527,20 TL asıl alacak ve 11.065,13 TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 112.592,33 TL üzerinden takibe geçilmesine ve davalı iş sahibince 06/11/2015 tarihli itiraz dilekçesi ile borcun tamamına itiraz edilmesine rağmen huzurdaki itirazın iptali davası - görevsiz mahkemeye - 25/12/2015 tarihinde 15.000,00 TL üzerinden kısmi dava şeklinde açılmıştır. Her ne kadar davalı borçlunun itirazı davacı alacaklıya 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67/I gereğince tebliğ edilmemişse de, davacı alacaklı işbu itirazın iptali davasını 25/12/2015 tarihinde açtığından kanunda öngörülen 1 yıllık hak düşürücü sürenin de 25/12/2015 tarihinden itibaren işlemeye başlayacağının kabulünde zorunluluk bulunmaktadır. Davacı alacaklı vekili yargılama sırasında takibe giren ve davada talep edilmeyen bakiye alacağa ilişkin olarak 02/01/2017 tarihinde ıslah harcı yatırmak suretiyle harç ikmalinde bulunmuşsa da, işbu harç ikmalinin 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra yapıldığı anlaşılmıştır. Hak düşürücü süre, itiraz niteliğinde olup hakim tarafından re'sen dikkate alınması gerektiği gibi davalı yanca da bu itirazın istinaf ve temyiz sebebi olarak ileri sürüldüğü görüldüğünden, mahkemece ıslah harcı ile artırılan kısım dikkate alınmadan dava dilekçesi ile 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde talep edilip de harçlandırılan dava değeri olan 15.000,00 TL üzerinden davanın kabulüne ve kabul edilen 15.000,00 TL'lik dava değeri üzerinden davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olduğundan hükmün davalı iş sahibi yararına bozulması gerekmiştir…” gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Direnme Kararı 1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; önceki karar gerekçesi yanında, somut olayda davalı borçlunun takibe itirazının davacı alacaklıya tebliğ edilmediği, itirazın iptali davasının 25.12.2015 tarihinde açıldığı ve kanunda öngörülen bir yıllık hak düşürücü sürenin 25.12.2015 tarihinden itibaren işlemeye başlayacağı, davacı tarafça 05.12.2016 tarihli celsede bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde icra takibine yapılan itirazın kısmen değil tamamen iptaline karar verilmesinin istendiği ve mahkemece verilen sürede de harç ikmalinin yapıldığı, ıslah hâlinde harcın tamamlanması için mahkemece süre verilerek usulî işlemlerin yerine getirilmesinin sağlanması gerektiği, davacının talebini açıklayarak dava değerini arttırdığını, sözlü ya da yazılı olarak bildirdiği anda ıslahın geçerli olduğu ve bu talebin yapıldığı tarih itibariyle bir yıllık hak düşürücü sürenin dolmadığı, mahkemece belirlenen sürede de harcın tamamlandığı, mahkemece verilen sürede üzerine düşen yükümlülüğü yerine getiren davacıya herhangi bir kusurun yüklenemeyeceği, aksinin kabulü hâlinde mahkeme kararına güvenerek kararda gösterilen süre içinde yükümlülüğünü yerine getiren tarafın hak kaybına sebep olunacağı gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesinin belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. C.Direnme Kararı Üzerine Hukuk Genel Kurulunca Verilen Karar 1.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 25.06.2025 tarihli 2024/6-91 Esas, 2025/398 Karar sayılı kararı ile; Davacı vekilinin 05.12.2016 tarihli sözlü beyanında ıslah etmek istediği işlemi ne şekilde ıslah edeceğini açıkça beyan edip mahkeme tarafından kendisine tanınan süre içerisinde de gerekli harcı yatırdığı, mahkemece tanınan sürenin HMK'nın 181. maddesinde öngörülen bir haftalık süreden uzun ise de, sözlü olarak yapılan kısmi ıslahın, tutanağa geçirildiği tarihte usulüne uygun olarak gerçekleştirildiği gerekçesiyle direnme kararının usulüne uygun olduğu, Ne var ki, Özel Dairece davacıların esasa ilişkin ve diğer temyiz itirazları yönünden inceleme yapılmadığından dosya Özel Daireye gönderilmelidir" gerekçesiyle dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili, davacıya kiralanan endeksör cihazlarının mülkiyeti müvekkile ait olduğu için kullanımdan dolayı davacıdan kira talep edebileceğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı harcın temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 00d4ba4382787abb 9aa8f901b7874007

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı