6. Hukuk Dairesi 2025/1441 E. , 2025/3329 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1514 E., 2025/325 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/422 E., 2021/371 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşmasız, davalı vekilince duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyize konu edilen kararın niteliğinin duruşma istenebilecek davalardan olmadığı anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davalının duruşma isteğinin reddine, temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı şirket ile 2005 yılından 2010 yılına kadar devam eden süreçte güvenlik hizmeti aldığını, davalı şirket tarafından 2010 yılında aleyhine başlatılan icra takibine kısmi itirazda bulunularak asıl borcun 311.652,24 TL’lik kısmının kabul edildiğini, kalan bedel ve faize itiraz edildiğini, kabul edilen kısmın aynı gün davalı şirkete havale yoluyla ödendiğini, ancak davalının 9 yıl sonra borç muhtırası göndererek kabul edilen tutarın faiz ve masrafları ile birlikte icra dosyasına 809.549,69 TL ödemek zorunda kaldığını belirterek bu miktarın davalıdan istirdatını talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kendisine ödenen 311.652,24 TL'nin dava dışı .... Organizasyon ... Host Temizlik Vale Park Taşımacılık ve İlaçlama Hiz. Ltd. Şirketi’nin alacağına ait olduğunu, bu şirketlerin birbirinden ayrı tüzel kişilikleri bulunduğu ve her iki şirketin de davacı vakıftan ayrı ayrı alacaklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalı ve dava dışı şirketin hesaplarını tek bir hesapta tuttuğu, davalı tarafın ise işlemlerini.... Özel Güvenlik, ....Organizasyon olmak üzere iki ayrı şirket hesabında aynı kod ile tuttuğu, davacı, davalı ve dava dışı şirketin ticari defterlerindeki kayıtların karşılıklı olarak incelenmesi sonucunda; davalının 10.08.2010 tarihi itibariyle 88.445,17 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, icra takip tarihi itibariyle dava dışı şirkete davacının herhangi bir borcunun bulunmadığı, davalı ....Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti. tarafından 891.217,36 TL'lik alacağın işlemiş faizi ile birlikte 2010 yılında icra takibine konu edildiği ve bu alacağın 311.652,24 TL'lik kısmı kabul edilerek ..... Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti. adına 10.08.2010 tarihinde 200.000,00 TL ve 111.652,24 TL olmak üzere banka kanalı ile eft yapılmak suretiyle gönderildiği,.... Güvenlik Hiz. Ltd. Şti. adına gönderilen bu miktarın icra takip dosyasında davacı tarafından itiraz edilmeyerek kesinleşen 311.652,24 TL'nin ödenmesi amacıyla yapıldığının kabulü gerektiği, davalı tarafından ödenen 311.652,24 TL'ye yeniden faiz işletilmek suretiyle davacıya icra dosyası yenilenmek suretiyle borç ödeme muhtırası gönderilmesinin haksız olduğu, davacının bu borç muhtırası karşılığında icra dosyasına yapmış olduğu 809.549,69 TL'nin iadesini talep etmekte haklı bulunduğu, İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde 2020/595 E. sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davasının davacının dava konusu ettiği 311.652,24 TL'lik ödemesi ile ilgili olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 809.549,69 TL'nin ödeme tarihi olan 13.02.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itiraz edilmeyen kısım üzerinden icra dosyasında bilirkişi raporu ile hesap edilen toplam 58.963,42 TL icra masrafları ve vekalet ücreti ile itiraz edilmeyerek ödenen asıl alacağın takip tarihinden ödeme tarihine kadar hesap edilen 1.092,91 TL işlemiş faizi ile birlikte toplam 60.056,33 TL'nin davacı tarafından yapılan dava konusu 809.549,69 TL ödemeden mahsup edilerek (809.549,69 TL-60.056,33 TL) 749.493,36 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken mahkemece davanın tümden kabulüne karar verilmesi isabetli olmadığı gerekçesiyle karar kaldırılarak yeniden hüküm kurmak suretiyle davanın kısmen kabulü ile 749.493,36 TL'nin ödeme tarihi olan 13.02.2020 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde: a. Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile müvekkili hakkında yeni bir hukuki durum ortaya çıktığını, bu nedenle kararı temyiz edebileceğini, kararın kesin olmadığını, b. İşbu davanın konusu 13.02.2020 tarihinde ödenen 809.549,69 TL’nin mükerrer olarak tahsil edilip edilmediği, bir başka deyişle 10.08.2010 tarihinde ödenen 311.652,24 TL’nin icra dosyası için mi, yoksa davalı şirketin grup şirketinin müvekkil vakıftan olan alacağı için mi ödenip ödenmediği noktasında toplanmakta olup bunun haricinde kalan faiz ve tüm fer'iler de dahil olmak üzere icra dosyasında itiraz edilen ihtilaflı alacak kalemlerinin tamamı işbu davanın konusunu oluşturmayıp bunların İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/595 E. sayılı dosyası ile ikame edilen itirazın iptali davasında irdelenmesinin gerektiğini beyan etmektedir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde: a. Bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, b. İşbu dosyanın davalısı ..... Özel Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti. ile dava dışı.... Organizasyon Güvenlik Sistemleri .... Temizlik .... Park Taşımacılık ve İlaçlama Hizmetleri Ltd. Şti.'nin farklı tüzel kişiliklere ve muhasebeye sahip iki ayrı şirket olduğu, her iki şirketin alacaklarının ayrı ayrı olduğu hususları dikkate alınmaksızın, iki şirket tek bir şirketmiş gibi değerlendirilerek varılan hükmün hatalı olduğunu, c. Mahsup taleplerinin değerlendirilmediğini, müvekkili şirketin davacı ile aralarında akdedilen hizmet sözleşmesi nedeniyle alacaklı bulunduğu ve bu nedenle davacıya karşı açılan İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/595 E. sayılı dosyasından hükmedilecek alacağın iş bu davada istirdatı talep edilen alacak tutarından kat ve kat fazla olduğunu, takasın borcu sona erdiren nedenlerden biri olduğunu, d. İstirdadına hükmedilen alacağa ilişkin faizin başlangıç tarihinin de hatalı olarak belirlendiğini, e. İcra müdürlüğü tarafından müvekkiline ödenmeksizin kesinti yapılan tahsil harcı ve ceza infaz kurumu harcı bedelinin müvekkili şirketten tahsiline karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan istirdat talebine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Alınması gereken temyiz harcı davacı tarafından peşin olarak yatırıldığından davacıdan yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.