Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/1758 E., 2025/3061 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/1758 E., 2025/3061 K. (24.09.2025)

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1758
Karar No
2025/3061
Karar Tarihi
24.09.2025

6. Hukuk Dairesi 2025/1758 E. , 2025/3061 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/343 E., 2025/92 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1.Davacı-birleşen davada davalı vekili dava dilekçesinde; Fetö Terör Örgütü ile ilgili yürütülen soruşturmalar çerçevesinde, 01.03.2017 tarihinde firmaların faaliyet izin belgesinin iptal edildiğini, davalı kurumun da bunun üzerine sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiğini, teminat mektuplarını paraya çevirdiğini, hakedişlerine el konulduğunu, terörist yapıyla herhangi bir ilgilerinin olmadığı hususunun anlaşılması nedeniyle T.C. İçişleri Bakanlığı'na vaki müracaatları üzerine yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde, 14.03.2017 tarihinde faaliyet izin belgesinin baştan beri geçerli olduğunun taraflarına bildirildiğini, bu aşamada idarece sözleşmelerinin feshedilmiş olmasına rağmen, fesih gerekçesinin ortadan kalkmış olması nedeniyle, en azından, paraya çevirmiş olduğu, el koyduğu teminat mektubu bedellerinin teminat mektuplarının iade etmesi gerekirken bunu dahi yapmadığını, haksız tutumda ısrar ettiğini belirterek, fazlaya dair hakları saklı tutulmak kaydıyla 60.000,00 TL tutarındaki alacağının tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiş, 01.06.2021 tarihli dilekçesi ile dava değerini 496.832,69 TL’ye çıkarmıştır. 2. Davalı-birleşen davada davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan Özel Güvenlik Hizmet Alımı Sözleşmesi gereğince şubat ayı hakedişi olan 425.723,95 TL'den yasal kesintiler düşülerek işçi maaşları da içerisinde olmak üzere bakiye 285.651,61 TL'nin 03.03.2017 tarihinde davalının hesabına ödendiğini, ardından davalı ... şirketinin faaliyet izin belgesinin iptal edildiğini, izin belgesi iptal edilen davalı ile idare arasında yapılmış olan sözleşmenin feshedildiğini, davalının, idareden hakedişi almış olmasına rağmen şubat ayı işçi maaşlarını işçilere ödenmediğini, bu nedenle işçi maaşları toplamı olan dava konusu 208.630,30 TL'nin davalı şirketin yazılı talebi gereğince işçilerin maaş hesaplarına ödendiğini, 14.03.2017 tarihli İçişleri Bakanlığı oluru ile faaliyet izin belgesinin iptal işleminden sarfınazar edildiğinin bildirildiğini, tekrar sözleşmeye devam etmesine karar verilen davalıya nakde çevrilen kesin teminatın toplam tutarı olan 208.630,33 TL'lik kısmını 08.06.2017 tarihine kadar idareye teslim edilerek sözleşmeye davam edilmesi gerektiğinin bildirildiğini, davalı şirketin verilen 10 günlük süre bitimine kadar idareye sözleşmenin devamına ilişkin bir başvuru yapılmadığını, bu nedenle 09.06.2017 tarihinde 2015/153917 ihale kayıt no.lu ihale sözleşmesi idare tarafından feshedildiğini ve tüm teminatların idareye gelir kaydedildiğini, davalı şirketin kendi kusurlu davranışı ile sözleşmenin feshine sebep olduğunu beyanla, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 208.630,33 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek kamu alacaklarına işletilen en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı-birleşen davada davacı vekili cevap dilekçesinde; izin belgesinin iptal edilmesi nedeniyle iş akdinin sonlandırıldığını, faaliyet belgesinin iptalinden sarfınazar edilmesi işlemine istinaden, davalı tarafça idareye sözleşmenin devamına ilişkin 10 günlük süre içerisinde bir başvuru yapılmadığını, davalının kusurlu davranışı nedeniyle sözleşmenin feshine neden olduğunu, davacı tarafın iddiasının aksine idarenin davacıya karşı sorumluluğu bulunmadığını, bilakis alacağı bulunduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir. 2.Davacı-birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; işbu dava ile Trabzon 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/1103 Esas sayılı davası arasında bağlantı bulunduğundan birleştirilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi'nin 2020/88 Esas, 2021/414 Karar, 07.10.2021 tarihli kararı ile davanın kabulü ile 496.832,69 TL'nin tahsiline, 2020/88 Esas sayılı dosya ile birleşen 2017/705 Esas sayılı dosya yönünden açılan davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesi'nin 2020/88 Esas, 2021/414 Karar, 07.10.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı-birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 2022/1915 Esas, 2024/85 Karar, 12.01.2024 tarihli kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 2022/1915 Esas, 2024/85 Karar, 12.01.2024 tarihli kararının süresi içinde davalı-birleşen dava davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, asıl davada talep edilen teminat mektubu ve bakiye iş bedeli alacağı hesaplanırken birleşen davada talep edilen teminat mektuplarının nakde çevrilmesi suretiyle ödenen işçi ücretlerinin, bu bedelden mahsubu sonucuna göre karar verildiği, birleşen davanın da bu sonuç doğrultusunda reddine hükmedildiği, asıl ve birleşen dava ayrı dava olma niteliklerini korudukları için asıl ve birleşen davada talep edilen alacak kalemleri ve haklılık durumuna göre hükmedilecek vekalet ücreti ile yargılama giderleri yönünden ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken aksi şekilde karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesi'nin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile esas davanın kabulü ile 496.832,69 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen Trabzon 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/705 Esas sayılı davanın kabulü ile 208.630,33 TL'nin dava tarihi olan 20.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ... Belediyesine verilmesine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı- birleşen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Asıl davanın reddi gerektiğini, davaya konu fesih işleminin İl Emniyet Müdürlüğü'nün davacı şirketin "özel güvenlik faaliyet izin belgesi"nin iptal edildiğine dair yazısı üzerine gerçekleştiğini, sözleşmenin fesih işleminin haksız olduğu kabul edilse dahi bunda idarenin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, b. Dava dilekçesinde faiz talep edilmediği halde kararda faiz hükmü kurulmasının hatalı olduğunu, c. Birleşen davanın kabulü kararı hukuken doğru olsa da faiz hükmünün başlangıç tarihi ve türü yönünden hatalı olduğunu, f. Temlik alan ... taraf olarak davaya dahil edildiğini, ancak bu hususun kararda tartışılmadığını, temlik alan gerçek kişinin idarenin alacağından da sorumlu olacağından bu hususun kararda sarih şekilde belirtilmemiş olmasının hatalı olduğunu beyan etmektedir. 2. Temlik alan davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Asıl davaya konu alacak ve mahkeme ilamından doğan tüm alacakları talep etme yetkisinin kendilerine temlik sözleşmesiyle temlik edildiğini, temlik yoluyla asıl dava bakımından kazanılan davacı, birleşen dava bakımından kazanılanz davalı sıfatı nedeniyle kendilerine ıslah için süre verilmesi gerekirken mahkemece bu durumun gözardı edildiğini, bu durumun hukuki dinlenilme hakkına aykırılık teşkil ettiğini, b. Bozma ilamında; birleşen dava ile asıl davanın ayrı ayrı değerlendirilmesi ve her dava yönünden bağımsız hüküm kurulması gerektiği, ayrıca bir davada ileri sürülen taleplerin diğer davada mahsup edilemeyeceği belirtildiğini, mahkemece bozmaya uyulmasına rağmen bozma sonrası verilen kararda bu hususun dikkate alınmadığını, asıl davada mahsup yapılırken birleşen davada da davanın kabulüne karar verildiğini, bunun hatalı olduğunu, asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet alım sözleşmesi uyarınca asıl davada teminat mektubu bedelinin ve bakiye hakediş bedelinin tahsili, birleşen davada işçilere ödenen bedelin tahsili istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, asıl davada davacı vekilince 01.06.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerinin 496.832,69 TL’ye çıkarıldığı, mahkemece asıl davanın kabulü ile 496.832,69 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği anlaşılmakla; taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı harçların temyiz eden taraflara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 24.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! d7d7dd63f690e50f 6bbe3aa9af972145

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı