Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2025/1291 E., 2025/1893 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/1291 E., 2025/1893 K. (07.05.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1291
Karar No
2025/1893
Karar Tarihi
07.05.2025
Konu
Tazminat, Kıdem Tazminatı

6. Hukuk Dairesi 2025/1291 E. , 2025/1893 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/507 E., 2025/126 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen kararı birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında 14.03.2009 tarihli koruma ve güvenlik hizmetleri sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereğince yüklenicinin tahhüdünü sözleşme hükümlerine uygun yerine getirmesini teminen 1.344.788,00 TL bedelli teminat mektubu ile kıdem tazminatı ve diğer işçilik alacaklarına ilişkin teminat maddesi gereğince de 1.000.000,00 TL bedelli teminat mektubunun davalı şirkete verildiğini, davalı şirketin 14.03.2010 tarihi itibariyle sözleşmeyi feshettiğini, sonrasında işçilerin kıdem tazminatı ve diğer işçilik alacaklarının ödenmediği gerekçesi ile 1.344.788,00 TL'lik teminat mektubunun tamamının, 1.000.000,00 TL bedelli teminat mektubunun ise 46.801,98 TL'sini nakde çevirdiğini, işçilerin davalı şirkette çalışmaya devam ettiğini, işçilik alacaklarından doğan sorumluluğunun ne şekilde ve ne zaman ortaya çıkacağının belli olmadığını ileri sürerek 1.344.788,00 TL'lik teminat mektubunun bedelinin ve 1.000.000,00 TL bedelli teminat mektubunun ödenmiş olan 46.801,98 TL bedelinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte istirdatına, 953.198,02 TL tutarındaki bedelsiz ve konusuz kalmış teminat mektubunun iptalini, davalı şirket tarafından tahsil edilmesi halinde bu bedelin de ödeme gününden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte istirdadını talep etmiştir. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında davalı kuruma faturalandırılmış ve kesinleşmiş hak edişlerden 70.047,10 TL bakiye cari hesap alacağı olduğunu, bu bakiyenin taraflarına ödenmediğini, alacağın tahsili için takip başlatıldığını, davalı şirketin kötüniyetli olarak borca ve işlemiş faize itiraz ettiğini, takibin durduğunu belirterek, davalı şirketin haksız ve mesnetsiz itirazının iptali ile takibin devamına, takip miktarının % 40'dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; sözleşme kapsamında alınan teminatların ne şekilde iade edileceğinin sözleşmede belirlendiğini, sözleşme kapsamında görev yapan işçilerin sadece kıdem tazminatlarının dahi yaklaşık 4.750.000,00 TL tutarında olduğunun, işçilerin kıdem tazminatı ve işçilik alacaklarının ödenmesi için davacıya ihtar gönderildiğini, davacı talebi kabul etmeyince 1.344.788,00 TL'lık teminatın irat kaydedildiğini, 1.000.000 TL lık teminat mektubunun da bir kısmı paraya çevrilerek işçilerin hesaplarına yatırıldığını, davacı şirketin işçilerin kendi çalıştığı dönemlerle ilgili alacaklarını ödemek istemediğini, müvekkilinin sözleşmenin kendisine verdiği hakları kullandığını belirterek davanın reddini istemiştir. Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı firmanın icra takibinde toplam 50.000,00 TL'nin ticari faiziyle ödenmesini talep ettiğini, icra dosyasında borcun sebebini oluşturan faturalar eklenmediği gibi icra dosyasının hangi döneme ait faturalara ilişkin olduğunun ödeme emrinden anlaşılamadığını, yasal dayanaktan yoksun davanın reddi ile % 40'dan az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece verilen 03.12.2014 tarihli kararla asıl davada davacının sözleşmede kararlaştırılan sürede edimlerini yerine getirdiği bu nedenle sözleşme teminatı olarak alınan 1.344.788,00 TL'lik teminat mektubunun paraya çevrilerek gelir yazılmasının haklı bir nedene dayanmadığı, işçilere yapılacak ödemeler karşılığı verilen 1.000.000,00 TL'lik teminat mektubu bakımından ise, hangi işçiye hangi nedenle ve ne kadar ödeme yapıldığı konusunda belge ibraz edilmediği, işyeri devri sözleşmesi kapsamında davacı şirkette çalışan işçilerin yeni işveren bünyesinde çalışmaya devam ettikleri, kıdem tazminatı ile diğer işçilik haklarının muhatabı davalı ile birlikte yeni işveren olduğundan 1.000.000,00 TL lik teminat mektubunun bedelinin de iadesi gerektiği gerekçesi ile asıl davanın kabulüne, Birleşen davanın kısmen kabulü ile; davalının Ankara 18. İcra Müdürlüğü'nün 2010/7405 sayılı takip dosyasına yaptığı itirazının 50.000,00 TL asıl alacak için iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, hükmolunan meblağın %40'ı oranında icra inkar tazminatı olan 20.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Mahkemenin 03.12.2014 tarihli kararının süresi içinde asıl ve birleşen davada davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin (Yargıtay Kapatılan 23. Hukuk Dairesi) 15.03.2016 tarihli ve 2015/3177 Esas, 2016/1606 Karar sayılı kararı ile yerel mahkeme onanmıştır. Dairemizin (Yargıtay Kapatılan 23. Hukuk Dairesi) onama kararına karşı asıl ve birleşen davada davalı vekilince karar düzeltme talebinde bulunulması üzerine Dairemizin (Yargıtay Kapatılan 23. Hukuk Dairesi) 23.05.2019 tarihli ve 2016/6712 Esas, 2019/2265 Karar sayılı ilamı ile asıl dava bakımından davalı şirket tarafından Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/790 E. sayılı dosyası ile açılan davada 14.03.2009 tarihli sözleşme kapsamında çalıştırılan işçilerin iş sözleşmelerinin kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde sona ermesi nedeniyle ödenen 3.247.329 TL tazminatın davacı ... Hizm. Tic. Ltd. Şti.nden tahsilinin talep edildiği, bu durumda Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/790 E. sayılı dosyası ile açılan davada verilecek karar eldeki davanın sonucunu etkileyeceğinden Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılan dava sonuçlanıncaya kadar eldeki davanın bekletilmesi ve bu mahkeme kararının kapsamı da değerlendirilerek bir hükme varılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru olmadığı gerekçesiyle onama kararının asıl dava yönünden kaldırılarak hüküm asıl davada davalı yararına bozulmuştur. 2. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, Ankara Asliye 7. Ticaret Mahkemesinin 2014/790 Esas, 2019/975 Karar sayılı dosyada taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesi kapsamında çalıştırılan personelin işçilik alacaklarının, davalı alt işverenden tahsili davasında, alacağın 3.694.402,49 TL olarak belirlendiği, asıl davaya konu teminat mektup bedelleri toplamı 2.344.788,00 TL'nin mahsubu ile bakiye alacak üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verildiği, böylelikle dava konusu teminat mektup bedellerinin istirdat davasına konu bedelin, davacı alacağı kapsamında olduğu belirlendiği, kararın kesinleştiği gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davada bozma ilamı öncesi verilen karar kesinleştiğinden, yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Birleşen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı yan tarafından haksız ve kötüniyetli bir şekilde başlatılan icra takibine borcun sebebini oluşturan faturaların eklenmediği icra dosyasına konu borcun hangi döneme ait olduğunun anlaşılamadığını, davacı tarafın dava dilekçesinin bir bölümünde 50.000,00 TL alacaklı olduğunu ifade ettiği, bazı bölümlerinde 70.047,10 TL alacağın olduğunu beyan ettiğini, bu çelişki ve eksikliklere rağmen müvekkil şirketin bir icra takibine konu borçtan sorumlu tutulmasının açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu alacağın bilirkişi raporu alınarak belirlendiğini, alacağın likit olmadığını davacı lehine icra inkâr tazminatına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, birleşen dava bakımından kararın bozulması gerektiğini beyan etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, asıl davada, teminat mektupları bedelinin istirdatı, birleşen dava ise cari hesap alacağının tahsiline yönelik takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Birleşen davada davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,07.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı