Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/1222 E., 2025/2827 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/1222 E., 2025/2827 K. (10.09.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1222
Karar No
2025/2827
Karar Tarihi
10.09.2025
Konu
Tazminat, Tapu

6. Hukuk Dairesi 2025/1222 E. , 2025/2827 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/231 E., 2025/414 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/576 E., 2024/1164 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilinin davalı kooperatife üye olarak tüm aidat ve yan giderleri ödediğini, kooperatif yönetim kurulu kararı ile, Kayseri ili, ... ilçesi, 930 ada, 1 parselde kayıtlı 13 no.lu bağımsız bölümün müvekkiline verileceğinin kararlaştırıldığını ve zilyetliğin devredildiğini, müvekkili tarafından taşınmazın kiraya verilmek suretiyle kullanıldığını, ancak taşınmaz üzerinde ipotekler olduğundan tapunun devredilemediğini, ipotek nedeniyle taşınmazın icra yoluyla satılması sonrasında zilyetliği de bırakmak zorunda kaldığını, bir kısım kooperatif üyeleri tarafından ipotekli taşınmazların satışı nedeniyle yapılan şikayet sonrasında, yönetim kurulu üyeleri hakkında soruşturma başlatıldığını ve yönetim kurulu üyelerinin görevi kötüye kullandıklarının tespit edildiğini, Yönetim Kurulu üyelerinin görevlerinin gerektirdiği dikkat ve özeni göstermeyerek müvekkilinin hak kaybına uğramasına neden olduklarını, 1163 sayılı KK.nın 62/1.2 maddesi gereği ve 98. madde atfı nedeniyle TTK hükümleri gereği kooperatifle birlikte davalı yönetim kurulu üyelerinin de sorumlu olduğunu, çekilen kredinin usulsüz olduğunu, kooperatif üyeleri arasında eşitlik ilkesi geçerli olup, müvekkiline tazminat ödenmesi gerektiğini, yine zilyetliğini kaybettiği tarihten itibaren kira kaybının ödenmesi gerektiğini, zorunlu arabuluculuktan sonuç alınamadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 13 no.lu bağımsız bölümün dava tarihindeki rayiç değeri ve kira kaybı alacağının tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ileri sürdüğü zarar talebinin, davalı kooperatif yöneticilerin usulsüz olarak çektiği krediler ve borçlanmalar nedeniyle kooperatife ait taşınmazların satıldığı bundan dolayı zarar görüldüğü iddiası olup, davalı yöneticilerin ortaklığın malvarlığını azaltan veya kötüleştiren davranışlarına ilişkin olduğundan, dolaylı zarar kapsamında olduğu, kooperatifin bir zarara maruz kalması halinde, bundan dolaylı zarar gören kooperatif üyelerinin, hükmolunacak tazminatın kooperatife verilmesi koşulu ile dava açma hakları bulunduğu, ancak davacılar tarafından ileri sürülen zararın bizzat kendilerine ödenmesini istediklerinden davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığı, bu nedenle davalılar ..., ... ve ...'e karşı açılan davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği, davalı kooperatife yönelik açılan dava yönünden yapılan incelemede ise davacının eksik ödemesi bulunmadığı, davacının talebinin taşınmazın rayiç değerinin verilmesine yönelik olduğu ve davacının tüm ödemeleri yapmış olması nedeniyle dava tarihindeki daire bedeli olan 320.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı kooperatiften tahsiline karar verilmesi gerektiği, ayrıca davacının tahliye tarihinden itibaren kira kaybı zararı olduğu iddiasıyla kira alacağı talebinin de haklı olduğu gerekçesiyle, davalı ... Konut Yapı Kooperatifi'ne karşı açılan davanın kabulüne, davalılar ..., ... ve ...'e karşı açılan davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Kooperatifler Kanunu'nun 62. maddesi gereği yönetim kurulu üyelerinin de kusurları nedeniyle sorumlu olduklarını, müvekkilinin üye olmakla doğrudan zararları için sorumluluk davasını yönetim kurulu üyelerine karşı da yöneltebileceğini, uğranılan zararın doğrudan zarar olduğunu, ve kooperatife değil müvekkillerine ödenmesi gerektiğini, yönetim kurulu üyelerinin yükümlülüklerini tedbirli ve özenli bir yönetici gibi yerine getirmedikleri için sorumlu olduklarını, imzaya yetkili olup, üyelere karşı sadakat yükümlülükleri gereği de sorumlu olduklarını, taşınmaz için hükmedilen değerin müvekkilinin zararını karşılamadığını, kira tazminatı yönünden faize hükmedilmemesinin doğru olmadığını, aynı konu hakkında davadışı kooperatif üyelerinin şikayeti üzerine davalı yönetim kurulu üyelerinin cezalandırılmasına karar verildiğini, müvekkilinin şikayeti üzerine açılan davanın ise derdest olup, davalıların sorumlu olduklarının ilgili ceza kararı ile açık olduğunu, cezai sorumluluğu bulunan davalıların hukuki sorumluluklarının da bulunacağını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna dayalı alacak istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken temyiz harcı peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.09.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! c023bd309146f8fb f6e7e7369a3cd18a

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı