6. Hukuk Dairesi 2024/2348 E. , 2025/2825 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/285 E., 2023/275 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen kararı davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA 1-Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 22.06.2006 tarihinde gazlaştırma sistemi, kontrol ve veri toplama sistemi alımına ait sözleşme akdedilmiş olduğunu, projenin yürütülmesi ve yapımı aşamasında davalı idare proje danışmanı ... ve ekibi ile işbirliği içerisinde çalışıldığını, imalâtların danışmana bildirilerek ve onayı alınarak yapıldığını, ilk kez tasarlanarak yapılan bir proje olması nedeniyle bir takım araştırmaların ve malzemelerin temininde sıkıntılar yaşandığını, bu nedenle davalı idare proje sorumlusunun onayı ve görüşü ile proje değişiklikleri yapıldığını, ancak davalı tarafından bu durum dikkate alınmaksızın kötüniyetli olarak 10.01.2007 tarihli ihtarname gönderildiğini ve teslim için 20 gün süre verildiğini ancak işin 02.02.2007 tarihinde de teslim edilebildiğini, davalı tarafından yapılan kabul işlemlerinde tespit edilen eksikliklerin giderilmesine rağmen, eksikliklerin yerine getirilmemiş olduğu gerekçesiyle sözleşmenin feshedildiğini ve avans olarak verilen tutar haricinde sözleşmeden doğan alacaklarının ödenmediğini ve teminat mektubunun iade edilmediğini, belirtilen nedenlerle avansın mahsubu ile bakiye alacaklarının davalıdan tahsili ile teminat mektubunun iadesine karar verilmesini talep etmiştir. 2-Karşı davada davacı vekili dava dilekçesinde; sözleşme tarihinden itibaren 4 ay içinde sistemin teslim edilmesi gerektiğini, teslim programında idarece onaylanan bir değişiklik olmadığını, ihtarname ile sistemin teslimi ve sonrasında ise eksikliklerin giderilmesinin istenilmesine rağmen süresinde teslim yapılmadığını ve eksikliklerin giderilmediğini, bu nedenle 24.07.2007 tarihli ihtarname ile sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiğini, fesihte haklı olunması nedeniyle gecikme cezası, sözleşme kapsamında verilen avans ve ödenen damga vergisi bedellerinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; karşı davasındaki beyanlarıyla, ihtiyati tedbir kararından rücu edilerek anılan tedbirin kaldırılmasına, davanın reddine ve yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacıya yükletilmesine, davanın kabulü halinde faize hükmedilmesine yer olmadığına veya en azından faizin dava tarihinden itibaren başlatılmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2.Karşı davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı karşı davacının, müvekkil şirket aleyhine açtığı davanın reddine, dava masrafları ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI Gebze 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 26.12.2008 tarihli, 2007/326 Esas, 2008/604 Karar sayılı kararı ile asıl davanın reddine, karşı davada 29.477,25 TL avans ve 222,75 TL damga vergisi talebi yönünden davanın kabulüne ve 297.000,00 TL gecikme tazminatı talebi yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1.Mahkeme kararının taraf vekillerince temyizi üzerine, Yargıtay (kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 03.02.2012 tarihli, 2011/4589 Esas, 2012/596 Karar sayılı ilamıyla mahkemece, konusunda uzman teknik bilirkişilerle birlikte teslim edilen makinelerin üzerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak gerçekleştirilen imalâtın sözleşme ve ekleri, idare ve teknik şartname ile fen ve tekniğine uygun ve davalı-karşı davacı iş sahibinin yararına olup olmadığı, ayıplı ise, bu ayıpların Borçlar Kanunu’nun 360/I. maddesine göre iş sahibinin kullanamayacağı ve nısfet kaidesine göre kabule icbar edilemeyecek nitelikte olup olmadığı, ya da aynı maddenin ikinci fıkrası gereğince bedelde tenzil ya da onarım yapılmak suretiyle kullanılıp, kullanılamıyacağı ve eksik işler ile eserin reddini gerektirmeyen ayıplar ve sözleşmenin 32, 38 ve 39. maddeleri hükümleri de alınarak, yüklenicinin gerçekleştirdiği imalât nedeniyle hakettiği bedelin hesaplattırılması ve dosya kapsamına göre, yüklenicinin süre uzatımına hak kazanıp kazanmadığı tesbit ettirilip sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucuna yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru olmadığı, sözleşmenin 41.1. maddesi hükmünce uyarının yükleniciye tebliğinden itibaren 20 gün süreyle gecikme cezasının uygulanacağı kararlaştırılmış olduğundan, süre uzatımı koşullarının gerçekleşmemesi halinde yüklenicinin teslimattaki gecikmesinin 27.10.2006 tarihinde gerçekleştiği ve davalı-karşı davacı iş sahibinin 10.01.2007 tarihinde 41. maddeye uygun ihtar ile verilen 20 günlük sürenin sonunda sözleşmeyi fesih hakkının kazandığı ancak feshetmemek suretiyle gecikme cezasının artmasına kendi kusuruyla neden olduğundan bu ihtarnamenin 13.01.2007 tebliğ tarihine 20 günlük süre eklendikten sonra bulunan 03.02.2007 tarihine kadar 17. maddede belirtilen şekilde gecikme cezasının hesaplattırılarak karşı davada yükleniciden tahsiline karar verilmesi yerine sözleşmenin 41. maddesindeki cezalı süre düzenlenmesi gözden kaçırılarak bu istemin reddi de usul ve yasaya aykırı olduğu ve yine davalar birleştirilse ya da aynı davada karşı dava şeklinde açılmış olsa dahi bağımsız dava niteliğini muhafaza edeceklerinden, hükümde harç, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin her dava için ayrı ayrı belirlenmesi gerekirken bu husus gözden kaçırılarak davacı-karşı davalı yüklenicinin asıl davada yatırdığı ve red harcı dışında kendisine iade edilmesi gereken peşin harcın, karşı davada kendisinden bu hükmün infazı aşamasında tahsil edilebilecek ilâm harcından mahsup edilmesinin de kabul şekli itibariyle isabetsiz olduğu gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. Yargıtay ilamına karşı, davalı-karşı davacı vekili tarafından karar düzeltme isteğinde bulunulması üzerine Yargıtay (kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2013 tarihli, 2012/3343 Esas, 2013/1987 Karar sayılı ilamıyla, karar düzeltme isteminin reddine karar verilmiştir. 2.Mahkemenin 19.11.2019 tarihli ve 2017/59 Esas, 2019/372 Karar sayılı kararı ile mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde asıl dava yönünden; davacı-karşı davalının davasının kısmen kabulü ile yüklenici davacı-karşı davalının taahhüdünü şartname ve sözleşme hükümlerine uygun olarak ve süresinde yerine getirmemesi sebebiyle davalı-karşı davacı tarafından sözleşmenin haklı olarak feshedildiğinin ve yüklenicinin gerçekleştirdiği imalât nedeniyle hak ettiği bedelin 207.900,00 TL olduğunun tespiti ile bu bedelin 02.02.2007 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı-karşı davacıdan tahsili ile davacı-karşı davalıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karşı dava yönünden; davalı-karşı davacının davasının kısmen kabulü ile ihale sürecinin başlangıcında davacıya ödenen 29.477,25 TL avans ve 222,75 TL damga vergisi olmak üzere toplam 29.700,00 TL'nin 02.10.2006 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte, davacı-karşı davalıdan tahsili ile davalı karşı davacıya ödenmesine, davalı-karşı davacının gecikme cezası tahsili istemine ilişkin olarak yüklenicinin teslimattaki gecikme tarihi olan 27.10.2006 tarihi ile 03.02.2007 tarihine kadar olan dönem için hesaplanan toplam 176.418,00 TL gecikme cezası bedelinin 03.02.2007 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davacı-karşı davalıdan tahsili ile davalı-karşı davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir. Mahkeme kararının taraf vekillerince temyizi üzerine, Dairemizin 23.09.2021 tarihli, 2021/969 Esas, 2021/360 Karar sayılı ilamıyla; mahkemece bozmaya uyulmasına rağmen usuli kazanılmış hak ilkesine aykırı olarak bozma ilamına uygun denetlenebilir rapor alınmadığı gibi raporun sonuç kısmından farklı olarak sistemin sızıntı testi yapılarak çalışılabilir hale gelmesi ve süre uzatımına hak kazanılmadığının kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, mahkemece yeniden seçilecek konusunda uzman teknik bilirkişilerle birlikte teslim edilen makinelerin üzerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak gerçekleştirilen imalâtın sözleşme ve ekleri, idare ve teknik şartname ile fen ve tekniğine uygun ve davalı-karşı davacı iş sahibinin yararına olup olmadığı, ayıplı ise, bu ayıpların Borçlar Kanunu’nun 360/I. maddesine göre iş sahibinin kullanamayacağı ve nısfet kaidesine göre kabule icbar edilemeyecek nitelikte olup olmadığı, ya da aynı maddenin ikinci fıkrası gereğince bedelde tenzil ya da onarım yapılmak suretiyle kullanılıp kullanılamıyacağı ve eksik işler ile eserin reddini gerektirmeyen ayıplar ve sözleşmenin 32, 38 ve 39. maddeleri hükümleri de alınarak, yüklenicinin gerçekleştirdiği imalât nedeniyle hakettiği bedelinin ve dosya kapsamına göre, yüklenicinin süre uzatımına hak kazanıp kazanmadığı konusunda bozma ilamına uygun Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerektiği, yine sözleşmenin 41.1. maddesi hükmünce uyarının yükleniciye tebliğinden itibaren 20 gün süreyle gecikme cezasının uygulanacağı kararlaştırılmış olduğundan, süre uzatımı koşullarının gerçekleşmemesi halinde yüklenicinin teslimattaki gecikmesinin 27.10.2006 tarihinde gerçekleştiği ve davalı-karşı davacı iş sahibinin 10.01.2007 tarihinde 41. maddeye uygun ihtar ile verilen 20 günlük sürenin sonunda sözleşmeyi fesih hakkının kazandığı, ancak feshetmemek suretiyle gecikme cezasının artmasına kendi kusuruyla neden olduğundan bu ihtarnamenin 13.01.2007 tebliğ tarihine 20 günlük süre eklendikten sonra bulunan 03.02.2007 tarihine kadar 17. maddede belirtilen şekilde gecikme cezasının hesaplattırılarak karşı davada hüküm altına alınması gerektiği, eksik inceleme ile usuli kazanılmış hakka aykırı şekilde rapor alınıp ayrıca raporda belirtilen hususlardan farklı karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle kararın taraflar yararına bozulmasına karar verilmiştir. 3.Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşme ile anlaşılan gazlaştırma sisteminin araştırma projesi kapsamında yapılmak istendiği, projenin başında bazı belirsizliklerin bulunduğu ve proje sürdürülürken bazı değişikliklere gidildiği, Tübitak-MAM da yapılan bu işin doğasında değişikliklerin olduğu, sıradan rutin bir uygulama olmadığı, MAM tarafindan görevlendirilen muayene komisyonunun, şartnameye bağımlı kaldığının görüldüğü ve proje yöneticisi ve danışmanı tarafından sürekli değişikliklerin yapıldığı projede değişiklikleri dikkate almadan değerlendirme yaptığının anlaşıldığı, araştırma projelerinde proje yürütücüsü ve proje danışmanının değişikliğe gittiğinin ilgili mail görüşmelerinden anlaşıldığı, davacı ... A.Ş. tarafından davalı Tübitak'a teslim edilmek istenen gazlaştırma sisteminde ayıplı hususların bulunduğu, keşif esnasında konteynır içerisinde bulunan gazlaştırma sisteminin artık hurda hale geldiği, tekrar kullanılmasının mümkün olmadığı, ancak sistemin ilk yapıldığı tarih olan 2007 tarihi itibariyle muayene komisyonunca tespit edilen eksikliklerin giderilerek kullanılabilir duruma getirilebileceği, gazlaştırma sisteminin 10 günlük ihtar süreci de dikkate alınarak 10.02.2017 tarihinde TÜBİTAK MAM tarafından sözleşmenin feshedilmesi gerekirken, ... A.Ş'nin iş kabulü için başvuruda bulunduğu, işin teslimine kadar idare tarafından cezalı çalışma süreci 10.01.2007 ile 02.02.2007 tarihleri arasında Yargıtay ilamında açıkça izah edildiği üzere süre 20 günlük cezalı çalışma bedeli 35.640,00 TL olduğu, gazlaştırma sisteminin birtakım, elektrik, malzeme, pnömatik vana, ex-proof özellik, inconel yerine sac malzeme vb. hususlarda ayıplar içerdiğinden Tübitak MAM tarafından kabul edilmediği, teslim edilmesi istenen ürünün ayıplı olması sebebiyle sözleşmede belirtilen değerinden daha düşük değerde olacağı, teslim edilmek istenen gazlaştırma sisteminin %30 eksiklik içerdiği, sözleşme bedelinin 297.000,00 TL olduğu, bu tutarın %30'u olan 89.100,00 TL düşüldüğünde, davacının geriye 207.900,00 TL alacağı olacağı gerekçesiyle asıl dava yönünden; sözleşmenin davalı-karşı davacı tarafından haklı olarak feshedildiğinin ve yüklenicinin gerçekleştirdiği imalât nedeniyle hak ettiği bedelin 207.900,00 TL olduğunun tespiti ile bu bedelin 02.02.2007 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı-karşı davacıdan tahsili ile davacı-karşı davalıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine ve karşı dava yönünden; davalı-karşı davacının davasının kısmen kabulü ile, ihale sürecinin başlangıcında davacıya ödenen 29.477,25 TL avans ve 222,75 TL damga vergisi olmak üzere toplam 29.700,00 TL'nin 02.10.2006 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davacı-karşı davalıdan tahsili ile davalı-karşı davacıya ödenmesine, davalı-karşı davacının gecikme cezası tahsili istemine ilişkin olarak, 20 günlük gecikme cezası için hesaplanan toplam 35.640,00 TL gecikme cezası bedelinin 03.02.2007 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davacı-karşı davalıdan tahsili ile davalı-karşı davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı-karşı davacı vekili temyizinde; karşı davanın kısmen kabulü yönünde verilen kararın talep edilen miktardan eksik olması nedeni ile kararın hatalı olduğunu, davacının işin alınması öncesi tüm bilgi ve belgeleri görerek, işin mahiyetini anlayarak ve basiretli davranarak işin ne kadarlık bir zaman diliminde tamamlanacağını öngörebilmesi gerektiğini, işin yürütülmesi esnasında süreci iyi takip etmediğini, kusurlu olduğunu, bu nedenle gecikme cezasının süresine ilişkin değerlendirmenin hatalı olduğunu, eksik hesaplandığını, dosyaya sunulan bilirkişi raporu gereği %30'luk bir indirimle davacı lehine bedel ödenebileceği yönündeki değerlendirmenin hatalı olduğunu, müvekkilinin sözleşmenin feshi ve karşı davadaki taleplerin tamamen haklı olduğunu, dava konusu tesisin amacının bilimsel araştırma faaliyeti olup bu tür faaliyetlerde eksik malzeme kullanılamayacağını ve işlerin yarım bırakılamayacağını, davacı tarafa gerektiği kadar süre verildiği ve imkân tanındığı halde yüklendiği işi tamamlayamadığını, feshin haklı ve yerinde olduğundan davacıya bedel ödenmesi yönünde mahkemenin kısmen kabul şeklinde verdiği kararın hukuka ve mevzuata aykırı olduğunu, proje değişikliklerinin usulünün belli olup yapılan proje değişikliklerinin kabul edilemeyeceğini, asıl davanın tümden reddi gerektiğini, dava konusu sözleşmenin teklif birim fiyat mal alım sözleşmesi olup davacının teslim etmesi gereken tesisi çalışır vaziyette teslim etmediğini, sözleşme kapsamındaki işin bir inşaat yapım işi gibi değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, davacı lehine verilen kısmen kabul kararında davacı alacağına ticari faiz uygulanmasına karar verilmesinin hatalı olduğunu, dava konusu işin ticari bir iş olmayıp müvekkili kurumun da kamu kurumu olduğundan tacir sayılamayacağını, müvekkili kurumun her türlü yargı harçlarından muaf olduğunu ve bu nedenle müvekkili aleyhine hükmedilen harçlar bakımından kararın düzeltilmesi veya bozulmasına karar verilmesi gerektiği beyan edilmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, asıl davada eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli alacağının tahsili ve kesin teminat mektubunun iadesi istemine, karşı davada aynı sözleşme uyarınca avans ve damga vergisi alacağı ile gecikme cezasının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2. maddenin atfı ile uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. ve 439/2. maddelerinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı-karşı davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı- karşı davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Davalı-karşı davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 10.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 8b216fe05cd06a5f 2589fd0f65fecfc9