Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/1754 E., 2025/2858 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/1754 E., 2025/2858 K. (11.09.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1754
Karar No
2025/2858
Karar Tarihi
11.09.2025
Konu
Tazminat

6. Hukuk Dairesi 2025/1754 E. , 2025/2858 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI: 2024/1115 E., 2025/659 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Pertek Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2021/7 E., 2023/45 K. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraflar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü :

I. DAVA 1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı kurum bünyesinde kurulan emanet komisyonu arasında 27.12.1993 tarihli ... Göleti ve Sulaması işine dair taşeronluk sözleşmesi imzalandığını, iş bu sözleşme uyarınca yapılacak işin bir kısmı olan gölet inşaatının 2005 yılında tamamlanarak emanet komisyonuna teslim edildiğini, sulama işinin kapalı sulama sistemine dönüştürülmesi nedeniyle kapalı işinin de 2009 yılında tamamlanarak emanet komisyonuna teslim edildiğini, davalı tarafından işin tamamlandığı kabul edilerek yatırım programından düşüldüğünü, ancak davalı idarenin işin geçici kabulünü ve kesin hesabını yapmadığını, ek işler yaptırmasına rağmen bedelini de ödemediğini, sözleşme ve yönetmeliğin ilgili maddeleri uyarınca müteahhidin emanet komisyonu olduğunu, sözleşmenin emanet iş (taşeronluk sözleşmesi) olduğunu, işin tamamlanması ile birlikte geçici kabul ve geçici hesabın yapılması gerektiğini, 2006 yılında %30 keşif artışı işleri nedeniyle ... . Noterliği'nin 20.06.2006 tarih ... yevmiye numarası ile ek anlaşma imzalandığını, müvekkilinin bu işi de yaparak 20.09.2009 tarihinde tamamlandığını, 25.12.2009 tarihli başvuru ile işin geçici kabule hazır olduğunun davalı kuruma bildirdiğini, sulama kanalları için ise emanet komisyonunun proje değişikliği nedeniyle açık sulama kanallarından vazgeçilerek CTP boru ile kapalı devre sulama inşaatı yaptırıldığını, sulama kanallarının da 2009 yılında tamamlanarak davalı idareye teslim edildiğini, fakat gölet ve sulama inşaatının yapıldığı bölgenin heyelanlı ve dağlık bir bölge olması nedeniyle CTP borularda patlama olduğunu ve heyelanlar nedeniyle sistemin çalışamaz hale geldiğini, işin tamamlanarak emanet komisyonuna teslim edilmesine rağmen işin geçici kabulü ve kesin hesabının yapılmadığını, işin tamamlanmasından sonra oluşan heyelandan sonra müvekkiline heyelan önleme projesi hazırlanarak keşfi ile birlikte uygulanmasının istendiğini ve heyelan önleme projesi kapsamında yapılan çalışmalarında bedelinin ödenmediğini, son olarak davalıya gönderilen 22.09.2014 tarihli ihtarnamede hakkedişlerin, proje bedellerinin ve kesin hesap ile diğer alacaklarının ödenmesi yönündeki taleplerine verilen 20.10.2014 tarihli cevabi yazıda geçici kabulün yapılmasının teknik olarak mümkün olmadığı yönünde muaraza çıkartıldığını ileri sürerek, geçici kabul ve kesin hesabın yapılması gerekirken yapılmaması yönünde muaraza çıkarması nedeniyle taraflar arasındaki muarazanın giderilmesini, son hakedişin ödenmesini, heyelan önleme ek projesinin keşif bedeli olan 228.405,35 TL'nin tahsilini, basınç düşürücü vanaların bedelinin ve 27.12.1993 tarihli sözleşme gereğince kesin hesabın bilirkişi marifeti ile tespiti ile tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile 61 no'lu hakediş bedeli olan 658.288,13 TL'nin kesin hesap içerisinde değerlendirilerek, davalının geçici kabul ve kesin hesabın yapılması gerekirken yapılmaması yönünde muaraza çıkarması nedeniyle taraflar arasındaki muarazanın giderilmesini, heyelan önleme ek projesinin tamlanması nedeniyle keşif bedeli olan 228.405,35 TL'nin temerrüt tarihi olan 22.09.2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari işlerde uygulanan reeskont-avans faiziyle birlikte tahsilini, davaya konu iş ve sözleme sebebiyle bilirkişilerce belirlenen kesin hesap alacağı olan 6.944.971,85 TL'nin işin bitiş tarihi olan 30.12.2009 tarihinden itibaren ya da kurumun ihtarname ile temerrüde düştüğü 22.09.2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari işlerde uygulanan reeskont-avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir. 2. Birleşen 2015/54 Esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; yanlar arasında imzalanmış olan 27.12.1993 tarihli sözleşmenin haksız ve geçersiz feshi nedeniyle dört ayrı teminat mektubunun paraya çevrilmesi nedeniyle oluşan 515.050,00 TL'den ibaret maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 3. Birleşen 2021/8 Esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; yanlar arasında imzalanmış olan 27.12.1993 tarihli sözleşmenin ... . Noterliği'nin 05.06.2015 tarih ... yev. no.lu ihtarnamesi ile feshedildiğini, teminat mektubunun irat kaydedilmesi için ilgili bankaya yazı yazıldığını ileri sürerek, haksız fesih nedeniyle aralarında çıkan muarazanın giderilmesini, feshin geçersizliğinin tespitini, teminat mektubunun iadesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Asıl dosyada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 25.12.2009 tarihli dilekçe ile işin geçici kabule hazır olduğunu bildirdiğini, bu dilekçe üzerine emanet komisyonunun yaptığı inceleme ve değerlendirme neticesinde işin geçici kabule hazır olduğu tespit edilmekle beraber hava şartlarının müsait olmaması, su testlerinin yapılamaması, imalatların çok geniş bir sahayı kapsaması nedeniyle 2010 yılında hava şartlarının uygun olacağı bir dönemde yapılmasına karar verildiğini, 23.06.2010 tarihi ve 861 sayılı uyarı yazısı ile davacı firmadan hava şartlarının iyileşmesi ile birlikte en kısa sürede geçici kabulün yapılacağı, bu nedenle varsa eksik ve hatalı imalatların tamamlanarak işin geçici kabule hazır hale getirilmesinin istendiğini, davacı şirketin 20.08.2010 tarihli dilekçesi ile Y1 anaboru hattının 0+500/0+600 km'leri arasında heyelan meydana geldiğini idarelerine bildirdiğini, bunun üzerine idarece konunun yerinde incelendiğini, heyelan için teşkil edilen heyet tarafından Y1 boru hattının heyelan üst kotlarından geçirilmesinin önerildiğini, bu öneri doğrultusunda davacıdan gerekli proje çalışmalarına başlanmasının istendiğini, davacı tarafından proje hazırlandığını, ancak eksik hususlar olduğu belirlendiğinden onaylanmadan taşerona iade edildiğini, onaylanmayan projeye göre çalışma yapıldığını, sorunun çözümü içi 06.08.2014 tarihinde yeni bir heyetin heyelan için rapor düzenlediğini, bu rapor doğrultusunda taşeron firmadan Y1 boru hattının heyelana maruz kalan km'leri arasında sulama ana hattının heyelanlı bölge dışına deplase edilmesi için harita alımlarının yapılması ve kotların uygun olması halinde revize proje çalışmalarına başlanması talimatı verildiğini, bu problemin çözülememiş olmasının işin geçici kabulünün yapılmasına başlıca engel teşkil ettiğini, bu işin 2010 yılı yatırım programında yer almamış olmasının bu işin bütün eksikliklerinin tamamladığı, idarece işin geçici ve kati kabullerinin yapıldığı anlamına gelmediğini, aralarındaki sözleşmenin 13. maddesinin 1 fıkrasının bir önceki cümlesine göre idarenin yüklenici işi ifa ederken önlemini almadığı, hasar ve zararlardan dolayı (CTP boru patlamaları) idarenin sorumlu tutulamayacağı gibi, idarenin bu zarar ve hasardan dolayı yapılan imalatların ödemesini yapamayacağı hususunun açık olduğunu, işin bütünlüğü açısından eksik ve işin kabulüne engel durumlar (heyelan, boruların patlaması vs) nedeniyle emanet komisyonunca işin teslim alınmadığını, bu nedenle geçici kabul ve kesin kabulün yapılmadığını, emanet komisyonu tarafından her yıl sonunda yapılan işlerin tespitlerinin yapıldığını, komisyonca teslim alınan ödenmesinde sakınca bulunmayan hatasız ve kusursuz işler ile malzeme ve teçhizatın ödemesinin yapıldığını, bahse konu işin teslim alınmasına ve geçici kabulün yapılmasına engel olan temel sorunların başında suluma boru hattının km:0+500 ile km :0+60 arasında oluşan heyelanın olduğunu, diğerinin ise sulama ana boru hattının km:1+500 ile km :2+650 arasında oluşan CTP boru patlamaları olduğunu, heyelan önleme projesinin davacı tarafından hazırlattırıldığını, ancak DSİ Bölge Müdürlüğünce tasdik edilmediğini, bu durumun geçici kabule engel olduğunu, kesin hesap yapılmadan onaylanmayan bu projeye dayalı olarak karşı tarafın ödeme yapılmasını istemesinin hukuka aykırı olduğunu, basınç düşürücü vana bedellerinin ödenmesi isteminin yerinde olmadığını, idarece bu konuda onaylanmış bir fatura olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. 2. Birleşen Pertek Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/54 Esas sayılı dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; feshin geçerli olduğu davacının iş sözleşmesini fen ve sanat kurallarına, proje ve şartnamelere uygun olarak bitirip kabulünü sağlayamadığını, işi idareye teslim edemediğini, feshin haksız olmadığını, sözleşmenin 16. maddesi gereğince kesin teminatın gelir kaydedildiğini, maddi tazminat isteminin ve manevi tazminat isteminin yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir. 3. Birleşen Pertek Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/8 Esas sayılı dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; feshin geçerli olduğunu, davacının iş sözleşmesini fen ve sanat kurallarına, proje ve şartnamelere uygun olarak bitirip kabulünü sağlayamadığını, işi idareye teslim edemediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini dava etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 06.06.2023 kararı ile davalı idarece geçici kabule hazır derece tamamlanmış olduğu anlaşılan, davacının kusurundan eksik ve kusurlu imalatlarından kaynaklanmadığı anlaşılmış olan nedenlerle davalı idarenin fesih işleminin haksız olduğu, kesin hesap alacağının davalıdan alınarak davacıya verilmesi gerektiği gerekçesiyle heyelan önleme ek projesinin keşif bedeli alacağı olan 228.405,35 TL'nin, basınç düşürücü vana bedeli olan 39.280,36 TL'nin, 6.385.385,37 TL kesin hesap hakediş alacağının 22.09.2014 temerrüt tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, birleşen 2015/54 Esas sayılı dosya yönünden; maddi tazminata dayanak yapılan davalı idarece irat olarak kaydedilen teminat mektuplarının toplamı olan 515.050,00 TL maddi tazminat alacağının dava tarihi olan 25.06.2015 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafın davalı kurumun teminat mektuplarının nakde çevrilmesi ve haksız fesihten dolayı uğramış olduğu zararı kanıtlayamaması sebebi şahsiyet haklarının tecavüze uğradığından söz edilemeyeceğinden yerinde görülmeyen manevi tazminat taleplerinin reddine, birleşen 2021/8 Esas sayılı dava yönünden; feshin geçersizliğine ilişkin davanın reddine, teminat mektuplarının iadesine ilişkin davanın geri alma nedeniyle konusuz kaldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 06.06.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 18.01.2024 tarihli kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusu yönünden ihtarnamenin muaccel alacağın ödenmesine ilişkin ihtar mahiyetinde olmadığı, uyuşmazlığın kesin hesaptan kaynaklanmakta olduğu, işin son hakediş tarihinden sonra da devam ettiği kesin hesaba dava tarihi itibariyle faiz işletilmesinin yerinde olacağı anlaşılmakla faiz başlangıç tarihinin dava ve ıslah tarihleri göz önünde bulundurularak hükmedilmesi gerektiği, davacı istinaf istemi yönünden ise; feshin geçersizliğinin tespiti talebinin teminat mektuplarının iadesine ilişkin eda davası içerisinde değerlendirilmesi gerektiği, sadece feshin geçersizliğinin tespiti talebinde davacının hukuki yararının bulunmadığı bu talebinde konusuz kalmış olması nedeniyle 2021/8 Esas sayılı dosya yönünden karar verilmesine yer olmadığı şeklinde karar verilmesinin yeterli olacağı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurmak suretiyle asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen 2015/54 Esas sayılı dosyası yönünden teminat mektuplarının toplamı olan 515.050,00 TL maddi tazminatın tahsiline, manevi tazminat taleplerinin reddine, birleşen 2021/8 Esas sayılı dosyası yönünden konusuz kalan davanın esasına ilişkin karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 18.01.2024 tarihli kararının süresi içinde asıl ve birleşen davalarda davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, her iki tarafça çıkarılan kesin hesabın dosyaya sunulduğu, ancak bu kesin hesaplar dikkate alınmaksızın değerlendirme yapılarak rapor hazırlandığı, davalının hazırladığı kesin hesabın sunulmasından sonra alınan ek ve hükme esas alınan rapor olan 28.02.2023 tarihli bilirkişi heyet raporu itirazları gidermede yetersiz olup, bu haliyle inceleme eksik olduğundan taraflarca sunulan hakedişler dikkate alınarak Yargıtay denetimine elverişli rapor düzenlenmek üzere yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak alınacak rapor sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamında Daire kararının yalnızca kesin hesap alacağı yönünden bozulduğu, bu nedenle aldırılan raporlarda kesin hesap alacağına ilişkin tespitlerin yapıldığı sunulan kök raporun incelenmesinde davacının asıl dosyada kesin hesap alacağı tutarının 5.388.070,53 TL olarak hesaplandığı, aldırılan ek raporda yapılan tespitlerin de kök rapor ile aynı olduğu, kök ve ek raporlara yönelik yapılan incelemede raporlardaki hususların Yargıtay bozma ilamına uygun olarak yapıldığı, bu nedenle raporların denetime elverişli, usul ve yasaya uygun olduğu, asıl dosyada heyelan önleme ek projesi keşif bedeli, basınç düşürücü vana bedeli ile birleşen dosyalar yönünden bozma ilamından önceki şekilde kabul edildiği gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulü ile 5.388.070,53 TL kesin hesap alacağının 758.288,13 TL'sine dava tarihi olan 24.04.2015 tarihi, geriye kalan 4.629.782,40 TL'ye ise ıslah tarihi olan 27.09.2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, heyelan önleme ek projesinin keşif bedeli alacağı olan 228.405,35 TL'nin 24.04.2015 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, basınç düşürücü vana bedeli olan 39.280,36 TL'nin 24.04.2015 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen 2015/54 Esas sayılı dosyası yönünden haksız fesih sonrası nakde çevrilen teminat mektuplarının toplamı olan 515.050,00 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 25.06.2015 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat taleplerinin reddine, birleşen 2021/8 Esas sayılı dosyası yönünden konusuz kalan davanın esasına ilişkin karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili temyiz dilekçesinde; a.Hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporunun hatalı olduğunu, bilirkişinin davalı tarafça onaylanan dosyada mevcut mukayeseli keşif özetine aykırı hesaplama yaptığını, daha önceki raporlarda tespit edilen 12 adet basınç düşürücü vana alımı ile 59 nolu hakediş kapsamında bedeli ödenmiş olan CTP borularının kesin hesaba dahil edilmediğini, hakedişlerin güncellenmesi gereken tarih olan fesih yılı 2015 ya da kesin hesap tanzim tarihi 2025 yılı baz alınmadan eksik değerlendirme yapıldığını, b.Bilirkişi heyetinin yalnızca davalı kurum hesaplamalarını dikkate aldığını, bozma kararında açıkça belirtilmiş olan kapsamlı ve teknik bir kesin hakediş incelemesinin yapılmadığını, c. Önceki raporlar ile arasında açıkça çelişkiler olduğunu, d. Bozma ilamına uygun şekilde hüküm tesis edilmediğini, e. Faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, dava konusu iş 2009 yılında tamamlanmış ve geçici kabule hazır hale geldiğinden bu tarihten itibaren faiz yürütülmesi gerektiğini, f. Müvekkili haklarının doğrudan etkilendiğini, manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini, g. Feshin haksız olduğu tespitine rağmen hükmedilen alacakların çok düşük kaldığını, bozma ilamında açıkça talep edilen teknik içerikli ve denetime elverişli nitelikte bir kesin hakediş raporu hazırlanmadığını beyan etmektedir. 2. Asıl ve birleşen davalarda davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Bozma ilamına açıkca aykırı karar verildiğini, hükme esas alınan bilirikişi raporunda müvekkilince çıkarılmış kesin hesap ve eklerinin hiçbir şekilde dikkate alınmadığının, bunun yerine bozma kararı öncesi alınmış hüküm kurmaya elverişli olmayan hatalı bilirkişi raporunun esas alındığını, sadece bazı iş gruplarına ait imalat miktarlarında azalışlar yapıldığını, bu miktarlarında hangi hesaplar sonucunda bulunduğu ya da nerden alındığıyla ilgili hesap detayları belirtilmeden afâki olarak kesin hesap alacağının belirtildiğini, b. İmalatlarda kusur ve eksiklikler bulunduğu gerekçesiyle önceki bilirkişi raporlarında yine gerçeğe aykırı olarak hangi iş grubunda hangi miktarda kusur ve eksiklik bulunduğunu ve bunun karşılığının sözleşme hükümlerine göre ne kadar olduğu gösterilmeden hesaplanan nefaset kesintisinin aynen kabul edildiğini, c. Dava konusu işin eksikliklerinin tamamlanması için idare tarafından Pertek Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/22 D.iş sayılı dosyasında açılan tespit davasında uzman öğretim görevlilerinden oluşan 5 kişilik heyet ile yapılan keşif sonucunda alınan raporda işin idareye teslimine ve kullanılmasına engel 28 madde halinde eksik ve kusurlu iş tespiti yapıldığını, idarenin işbu eksikliklerin tamamlanması için 10.888.576,00 TL bedel üzerinden dava dışı şirketle sözleşme imzaladığını, buna rağmen afaki olarak belirlenmiş 100.0000,00 TL nefaset kesintisinin aynen alınarak kesin hesap çıkarıldığını, d. Bilirkişi raporunda gerçeğe aykırı olarak idarece çıkarılmış kesin hesabın tam bin katı oranında 5.388.070,53 TL alacak çıkarıldığının, ancak idare tarafından çıkarılmış kesin hesapta davacı tarafından yapılmış olup da idarece hesaplanmamış hangi iş ve imalat kalemlerinin olduğu ve miktarlarının belirtilmediğini, e.Raporda müvekkilinin çıkardığı kesin hesap dikkate alınmadığı gibi D.iş dosyasından alınan mevcut delil tespit raporunun da dikkate alınmadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, asıl davada eser sözleşmesine dayalı muarazanın giderilmesi ve alacak, birleşen 2021/8 Esas sayılı dosyasında feshin geçersizliğinin tespiti ile teminat mektubunun iadesi, birleşen 2015/54 Esas sayılı dosyada teminat mektubunun paraya çevrilmesi nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmamasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Asıl ve birleşen davalar eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak talebine ilişkindir. Dosya kapsamına göre taraflar arasında ... göleti ve sulama işinin yapımı için sözleşme düzenlendiği bu sözleşmenin davalı iş sahibi idare tarafından feshedildiği, yüklenici tarafından açılan asıl davada kesin hesabın çıkarılarak belirlenecek alacağın davalı idareden tahsilinin istendiği, birleşen 2015/54 Esas sayılı ve 2021/8 Esas sayılı dosyalarda teminat mektupları bedellerinin iadesi ve maddi manevi tazminat talep edildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece verilen ilk kararda asıl ve birleşen davalarda 6.385.385,37 TL kesin hesap hakediş alacağının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, birleşen 2015/54 Esas sayılı dosya yönünden; maddi tazminata dayanak yapılan davalı idarece irat olarak kaydedilen teminat mektuplarının toplamı olan 515.050,00 TL maddi tazminat alacağının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yerinde görülmeyen manevi tazminat taleplerinin reddine, teminat mektuplarının iadesine ilişkin dava geri alma nedeniyle konusuz kaldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Bu kararın davalı tarafından temyizi üzerine taraflarca çıkarılan kesin hesapların incelenmek suretiyle karar verilmesi gerektiği belirtilerek bozma kararı verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulmuş, verilen kararda hükmüne uyulan Dairemizin bozma kararının sadece asıl dosyadaki kesin hesap alacağı ile ilgili olduğu keşif bedeli alacağı ile basınç düşürücü vana bedeli ile ilgili bozma olmadığı bu nedenle alınan ek rapora göre karar verildiği açıklanmış ise de çıkarılacak kesin hesap tüm ara hak edişlerin keşif özetleri ile karşılaştırılması suretiyle tarafların kendilerinin çıkardıkları kesin hesaplara itirazlarının da cevaplandırılarak ödemelerin mahsubu ile yapılacak bir hesaplamadır. Nitekim bozma ilamında da her iki tarafça çıkarılan kesin hesabın dosyaya sunulduğu belirtilip bu hesaplar dikkate alınmadan alınan raporun yeterli olmadığı belirtilmiştir. Bozmadan sonra alınan raporda ise taraflarca sunulan kesin hesaplar incelenip her hangi bir karşılaştırma yapılmaksızın değerlendirme yapıldığı bu hali ile bozma doğrultusunda inceleme yapılmadığı görülmektedir. Mahkemelerce bozmaya uyulmakla bozma gereğinin yerine getirilmesi zorunluluğu bulunduğundan taraflarca sunulan kesin hesaplar, düzenlenmiş ara hakedişler dikkate alınarak özellikle tarafların uyuşmadığı konularda itirazlar da cevaplandırılıp yapıldığı iddia edilen sözleşme dışı basınç düşürücü vana bedeli ile heyelan önleme işi ile ilgili inceleme de yapılıp bedellerinin yapıldığı yıl piyasa fiyatlarına göre hesaplattırılmak suretiyle davacının alacaklı olduğu miktarın belirlenmesi için Yargıtay denetimine elverişli rapor düzenlenmek üzere yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak alınacak rapor sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bozma ilamına yanlış anlam verilerek yetersiz inceleme ile karar verilmesi doğru olmamış bozulması gerekmiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. (2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 607e6ccf9d03a60b ef3d17e666146326

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı