6. Hukuk Dairesi 2025/1055 E. , 2025/3712 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI: 2024/2254 E., 2025/7 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davalı-birleşen davada davacı ... mirasçıları vekilince duruşmalı olarak temyiz istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 04.11.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde asıl davada davalı-birleşen davada davacı ... mirasçıları vekili avukat ..., mirasçılardan ..., birleşen davada davalı ... vekili avukat ... ile asıl davada davacı-birleşen davada davalı ... vekili avukat ...'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalının .... Noterliği'nin 19.10.2005 tarih ve ... nolu gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi düzenlediklerini, müvekkili iradesinin sakatlanması ve davalının 5 yıllık tescil süresini geçirmiş olması nedeniyle satış vaadi sözleşmesini feshettiğini, kaldı ki müvekkiline satış bedeli olarak bir bedel ödenmediğini, sadece noterde böyle bir işlem yapmak için gerekli bir unsur olarak bedel belirtildiğini, ayrıca belirtilen bedelin de satışa konu dairelerin karşılığı olamayacağını, davalının 5 adet daireyi yaklaşık 7 yıldır tasarrufunda bulundurarak gelir elde ettiğini, bu nedenle geçmişe yönelik olarak 5 adet dairenin 7 yıl boyunca ecrimisil alacağının doğduğunu belirterek şimdilik 10.000,00 TL’nin tahsiline karar verilmesine talep etmiştir. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; satış vaadi sözleşmesiyle müvekkiline satılan dairelerin eksikliklerinin müvekkilince tamamlanıp, içleri tefriş edilerek satış tarihinden itibaren müvekkilince kullanıldığını, satışa konu dairelerin bulunduğu taşımazın 15.07.2010 tarihinde yapılan tesis kadastrosuyla 6831 sayılı Kanun'un 2B maddesi kapsamında davalı ... adına orman sınırı dışına çıkarıldığını ve tapu kaydına kullanıcı olarak ilk 5 sıradaki davalıların adının yazıldığını, bundan ötürü de müvekkili davacının, satış vaadi sözleşmesi uyarınca dava konusu taşınmazları adına tescil ettirme imkanı bulamadığını, söz konusu daireleri satış vaadi sözleşmesiyle müvekkile satan davalı yüklenicinin 04.11.2013 tarihinde kapı kilitlerini değiştirerek, bu dairelere haksız bir şekilde el attığını, yapılacak yargılama neticesinde 19.10.2005 tarihinden beri fiilen ve resmen müvekkilinin zilyetliğinde bulunan Yalova ili ... ilçesi Kocadere ... mevkindeki 1 34... parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde inşa edilen C Blok 17, 19, 20, 21... nolu dairelerin arsa payıyla birlikte tapularının iptali ile müvekkili adına tesciline, bu mümkün olmaz ise tapunun beyanlar hanesine ilk 5 sıradaki davalıyla birlikte müvekkili davacı adına da zilyetlik şerhi verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili asıl davaya karşı cevap dilekçesinde özetle; satış vaadi sözleşmesiyle daireleri satın aldığını, haksız kullanım durumunun söz konusu olmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir. Davalı vekili birleşen davaya karşı cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-birleşen dosya davacısı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile birleşen dosya davacısı alıcı tarafından, davalı yüklenici ile aralarında düzenlenen taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayanılarak talepte bulunulmuş olmasına göre alacağın temliki hükümleri uyarınca birleşen dosya davacısının yüklenicinin halefi konumunda bulunduğundan, yapı ruhsatının yenilenmesi yönünde birleşen dosya davacısına mahkemece kesin süre verilmesinde ve verilen bu kesin süre içerisinde inşaatın yasal hale getirilmemesi nedeniyle davanın reddinde isabetsizlik bulunmaması nedeniyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı-birleşen dosya davacısı vekili temyiz dilekçesinde; a. Dava konusu taşınmazda arsa sahibi konumunda bulunmayan davacıya bu inşaatla ilgili olarak ruhsat yenileme başvurusu yapma hak ve yetkisinin bulunmadığından mahkemece yetki verilmesinin yerinde olmadığını, dava konusu taşınmaz üzerinde toplam 81 adet dairenin bulunduğunu, bu parselde sadece 5 dairesi bulunan müvekkile ruhsat yenileme işinin yüklenmesinin hakkaniyetle bağdaşmadığını, b. Davalılar Hazine ve yüklenici lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Asıl ve birleşen davada uyuşmazlık, satış vaadi sözleşmesi uyarınca ecrimisil ve tapu iptal tescil, olmadığı takdirde zilyetlik şerhi işlenmesi talebine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı-birleşen dosya davacısı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Birleşen davada, davacı alıcı ile davalı yüklenici satıcı arasında .... Noterliği’nin 19.10.2005 tarih ve ... yevmiye numaralı taşınmaz satış vaadi sözleşmesi imzalanmış, sözleşme uyarınca satışı kararlaştırılan daireler bedelinin davacı alıcı tarafından peşin olarak ödendiği sözleşme metninden anlaşılmıştır. Davacı alıcı birleşen davada, bu sözleşme uyarınca tapu iptal ve tescil talebinde bulunmuştur. Davacı alıcı, taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayanarak davalı yükleniciye karşı dava açtığından açtığı davasında haklı olup, dava açılmasına sebebiyet vermediğinden davalı yüklenici ... lehine mahkemece nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. 3. Davalı yüklenici ile davalı arsa sahipleri arasında imzalanan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine konu taşınmazın 15.07.2010 tarihinde tesis kadastrosu ile davalı ... adına tescil edildiği, beyanlar hanesine de 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığı ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin tarafı olan davalı arsa sahiplerinin kullanımında olduğu yazılmıştır. Yargılama devam ederken, sözleşmeye konu taşınmaz, 15.09.2017 tarihinde hak sahiplerine iade isteminden arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin tarafı olan davalı arsa sahipleri adına tescil edilmiştir. HMK’nın 125. maddesi uyarınca, davanın açılmasından sonra, davalı taraf, dava konusunu üçüncü bir kişiye devrederse, davacıya iki seçimlik hak tanınmıştır. Davacı isterse, devreden tarafla olan davasından vazgeçerek, dava konusunu devralmış olan kişiye karşı davaya devam edebileceği gibi isterse, davasını devreden taraf hakkında tazminat davasına da dönüştürebilir. Dava konusu yapılmış olan mal veya hakkın başkasına devredilmesi ile o mal veya hakka bağlı olan dava hakkı da birlikte devredilmiş sayılır. Dava hakkı asıl haktan ayrı bir hak değildir ve bu nedenle yalnız başına başkasına devredilemez. Taraflardan birinin, dava sırasında dava konusunu başkasına devretmesi halinde, artık o davanın konusu olan mal veya hak üzerinde bir tasarruf yetkisi kalmaz. Başka bir ifadeyle, dava konusunu devreden tarafın, artık o davada taraf sıfatı kalmaz. Somut uyuşmazlıkta, davacı söz konusu bağımsız bölümlerin tapu iptal ve tescilini talep etmekte devam ettiğinden davalı ... davanın tarafı olmaktan çıkmış, yeni maliklerin davanın tarafı olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda davanın tarafı olmaktan çıkan Hazine lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış, kararın belirtilen nedenlerle bozulması gerekmiştir. Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK'nın 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı-birleşen davada davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. Davalı-birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının B bendinin 1, 4 ve 5 numaralı bentlerinin hüküm fıkrasından çıkartılmasına, yerine “1.” bent olarak “davanın reddine” cümlesinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dairemizdeki duruşmada davalı-birleşen davada davacı vekille temsil olunduğundan takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılar ..., ..., ’dan alınarak birleşen dosya davacısına verilmesine, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! fa1b7cb5d2d0f350 294a44eaaed3042a