6. Hukuk Dairesi 2024/817 E. , 2025/1321 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/107 E., 2022/204 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2015/1109 E., 2019/948 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacı ... ve katılma yoluyla birleşen davada davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA 1.Asıl davada davacı dava dilekçesinde; davacıya ait iş merkezinde bulunan dört adet bağımsız bölümün, davacı ve eski eşi ile arasındaki boşanma protokolü gereği, eşine devredildiğini, eşinin bu dört taşınmazı dava dışı ... Ltd. Şti’ye devrettiğini, sonrasında davacı ile dava dışı ... Ltd. Şti’nin bir araya gelerek taşınmazların 1.100.000,00 TL bedel karşılığında davacıya devredilmesi için 30.11.2012 tarihli sözleşmenin yapıldığını, davacının bu sözleşmeden sonra davalılarda ...Elektrikli motor Ltd. Şti. Şirketi ile 04.12.2012 tarihli sözleşme imzaladığını, bu sözleşmeye göre davacının ... Ltd. Şti. ile yaptığı sözleşmedeki devir haklarını davalıya devredeceğini, bedelin ise ...Elektrikli Motor Ltd. Şti. tarafından ödeneceğini, bu sözleşmedeki taşınmaz devrinin aslında düşük bedelle gerçekleştiğini, bunun da asıl amacının sözleşmenin 11. ve 12. maddesinde düzenlenen davalı tarafından taşınmazın genel iskânının alınması ve dış cephesinin de davalı tarafından yaptırılacak olmasının olduğunu, ancak davacının bu maddelere aykırı davranarak iskânı almadığı gibi dış cephe işlerinin de yaptırılmadığını, bu nedenle sözleşemenin 16. maddesinde düzenlenen cezai şartın şimdilik 50.000,00 TL’nin ve davacının mahrum kaldığı kira bedeline karşılık şimdilik 10.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. 2.Birleşen davada davacılar vekili dava dilekçesinde, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 16. maddesine aykırı olarak davacı tarafından taşınmazın devrinin sağlanmadığını, dava dışı taşınmaz maliki ... Tekstil İnş. Ltd. Şti. ile yeniden satış vaadi sözleşmesi yapılarak taşınmazın daha yüksek bedel ile satın alındığını beyan ederek şimdlik 50.000,00 TL cezai şartın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Asıl davada davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının aksine kendi müvekkillerinin mağdur edildiğini, davacının üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmediği gibi iddialarının da doğru olmadığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davaya yönelik olarak; davacının sözleşme gereğince taşınmaz satışını sağlayamadığı, dolayısıyla kendi edimini yerine getiremediğinden cezai şart talebinin reddine karar verilmesi gerektiği, yoksun kalınan kar talebine ilişkin olarak ise sözleşmede bir düzenleme bulunmadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davada ise taraflar arasındaki sözleşmede asıl davada davalı birleşen davada davacının üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmediğinden birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraflar tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşmenin tapu devrini içerdiği ve resmi şekilde yapılmadığından geçersiz olduğu, buna bağlı cezai şart vs hükümlerinin de geçersiz olduğu, ayrıca davacı tarafça dava konusu taşınmazların taraflar arasındaki 04.12.2012 tarihli sözleşme kapsamında davalı adına devir ve tescil edildiğinin de ispatlanamadığı, bu nedenle tarafların karşılıklı edimlerini yerine getirdiğinden bahisle sözleşmenin geçerli olduğundan da bahsedilemeyeceği, asıl davada vekalet ücretine de nispi olarak hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle tarafların istinaf başvurularının usulden kabulü ile kararın gerekçesinin düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Asıl davada davacı ... temyiz dilekçesinde: a. Hukuki değerlendirmenin eksik ve hatalı yapıldığını, b. Davalının aşamalardaki dilekçelerinde kusurunu kabul ettiğini ve tüm edimlerini yerine getireceğini bildirdiğini beyan etmektedir. 2. Birleşen davada davacılar vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde: a. Taraflar arasındaki sözleşme geçerli olsaydı dahi, asıl davanın reddi gerektiğini, b. Karşı tarafın kötü niyetli olduğunu, müvekkillerini mağdur ettiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Öncelikle davacının ekonomik ve sosyal durumu itibariyle yargılama, harç ve giderlerini karşılamamakta güçlük çekeceği anlaşıldığından, 6100 sayılı HMK'nın 334 ve devamı maddelerinde yazılı koşulların gerçekleştiği kanaatine varılmakla adli yardım talebinde bulunan davacının adli yardım talebinin kabulüne karar verilerek işin esasının incelenmesine geçilmiştir. Uyuşmazlık, asıl davada taraflar arasındaki sözleşmeye dayalı cezai şart ve tazminat, birleşen davada ise cezai şart talebine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup tarafların temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Davacının adli yardım talebi kabul olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Aşağıda belirtilen temyiz harcının davalı-birleşen davacılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.