6. Hukuk Dairesi 2024/3698 E. , 2025/2353 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/327 E., 2024/223 K. BİRLEŞEN 2008/323 ESAS SAYILI DAVADA BİRLEŞEN 2008/131 ESAS SAYILI DAVADA Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar asıl davada davacı-birleşen davada davalı ... vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyize konu edilen kararın niteliğinin duruşma istenebilecek davalardan olmadığı anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca asıl davada davacı-birleşen davada davalı ... vekilinin duruşma isteğinin mahiyetten reddine, temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 1. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalının davalıya ait taşınmaz üzerine inşaat yapılması için anlaştıklarını, yapılan işin bedelinin %25 müteahhit kârı hariç 164.434,00 TL olduğu halde 65.677,00 TL ödeme yapıldığını, maddi ve manevi zarara uğradığını savunarak, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000,00 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Birleşen Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/323 Esas sayılı dava dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde; davalı yükleniciye toplam 147.357,79 TL ödeme yapıldığını, davalının 64.390,54 TL'yi haksız olarak iade etmediğini ileri sürerek, 64.364,15 TL’nin ve 20.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden işletilecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 3. Birleşen Bodrum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/131 Esas sayılı dava dosyasında davacı ... vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı ...’a vekaleten ... arasında düzenlenen sözleşme ile davalıya ait villanın tesisat, altyapı, drenaj, izolasyon havuz borulama ve kaba inşaat işlerinin yapımının kararlaştırıldığını, işlerin tamamlandığı halde ödeme yapılmadığını ileri sürerek, takibe vaki itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP 1. Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile davalının bodrum katlı dubleks konut inşaa edilmesi için anahtar teslimi 60.000,00 Euro bedelle anlaştıklarını, yapılan iş karşılığı davacı banka hesabına 65.677,00 TL, banka havalesi ile 18.05.2007 tarihinde 4.200,00 Euro, çeşitli tarihlerde nakit olarak 15.000,00 Euro, inşaatta çalışan sıvacı, taşçı, elektrikçi ve tesisatçılara 9.500,00 Euro ve 31.134,00 TL makbuz karşılığı davacı adına ödendiğini, işin eksik ve ayıplı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. 2. Birleşen Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/323 Esas sayılı dava dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin alacaklı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. 3. Birleşen Bodrum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/131 Esas sayılı dava dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 08.11.2012 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulüne, 24.729,26 TL’nin davalıdan tahsiline, birleşen 2008/323 Esas sayılı davada davanın reddine, birleşen 2008/131 Esas sayılı davada davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Mahkemenin 08.11.2012 tarihli kararının süresi içinde davalı-birleşen davada davacı ... vekili ve birleşen davada davacı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesince, birleşen davada davacı ... vekilinin tüm temyiz itirazları reddedilmiş, yüklenicinin hak ettiği iş bedelinin belirlenmesi ve kanıtlanan ödemler düşülerek sonucuna uygun şekilde karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Dairenin bozma ilamına karşı taraf vekillerince karar düzeltme talep edilmesi üzerine, Dairece davacı ve davalı-birleşen davada davacı ... vekilinin karar düzeltme talepleri reddedilmiş, birleşen davada davacı ... vekilinin karar düzeltme talebi kabul edilerek kararın açıklanan nedenle de bozulmasına karar verilmiştir. 2. Mahkemenin 24.05.2018 tarihli kararı ile mahallinde keşif icra edilmiş ve iş bedeli bilirkişilerce hesap edilmiş, buna göre asıl dava bakımından fazla ödeme yapıldığı gerekçesi ile davanın reddine, birleşen 2008/323 Esas sayılı davada davanın kısmen kabulüne, 24.298,97 TL fazla ödemenin 10.07.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, manevi tazminat isteminin reddine, birleşen 2008/131 Esas sayılı davada davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkemenin 24.05.2018 tarihli kararının süresi içinde davacı-birleşen davada davalı ve davalı-birleşen davada davacı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, dosyada bulunan tüm bilirkişi raporları değerlendirilerek ve aralarındaki çelişki de giderilerek hazırlanacak gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınması, davacı yüklenicinin yapmış olduğu işin birleşen dosyada davacı yüklenici ... tarafından yapılan iş bedeli dahil edilmeden, yapıldığı yıl itibariyle mahalli piyasa rayici ile bedelini rayiç fiyatların içinde KDV ve yüklenici kârı olduğu da gözetilerek hesaplatılması, hesaplanan iş bedelinden ihtilâfsız ödeme miktarı 134.679,20 TL(82.187,97 TL+52.491,23 TL) düşülerek ve taleple bağlı kalınarak asıl ve birleşen 2008/323 Esas sayılı dosya bakımından sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 3. Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine, birleşen 2008/323 Esas sayılı davada davanın kısmen kabulüne, 40.634,44 TL'nin 10.07.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'tan tahsiline, manevi tazminat talebinin reddine, birleşen 2008/131 Esas sayılı davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı -birleşen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığını, yeterli inceleme yapılmadan rapor düzenlendiğini, inşaat alanının itirazlarına rağmen ölçülmediğini, yapılan işin ve bedelinin eksik hesaplandığını beyan etmektedir. Davacı-birleşen davada davalı vekili temyiz harç ve giderlerini yatırmadığından mahkemece düzenlenen muhtıra vekile 17.11.2024 tarihinde tebliğ edilmiş, verilen süre geçtikten sonra temyiz harç ve giderleri yatırıldığı gerekçesiyle davacı-birleşen davada davalı vekilinin temyiz isteminden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiştir. Mahkemenin 26.11.2024 tarihli ek kararı süresi içerisinde davacı-birleşen davada davalı vekili tarafından dilekçede adli yardım talep edildiği, öncelikle bu talebin değerlendirilmesi gerektiği beyan edilerek temyiz edilmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosyanın içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup, asıl davada alacak ve tazminat, birleşen davada fazla ödemenin istirdadı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesinin 26.11.2024 tarihli ek kararı ile davacı-birleşen davada davalı vekilinin temyiz başvurusunun süresinde olmaması nedeniyle temyiz isteminden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiş ise de; temyiz süresi dolmadan önce davacı-birleşen davada davalı vekilinin 25.11.2024 tarihli dilekçesi ile adli yardım talebinde bulunduğu, mahkemece adli yardım talebi incelenip karar verilmesi gerekirken temyiz isteminden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmesi doğru olmamıştır. Dosya kapsamından davacı-birleşen davada davalının adli yardımdan yararlanıp yararlanmayacağı tespit edilememiş ise de, temyiz harç ve giderleri 26.11.2024 tarihinde yatırıldığına göre gelinen aşamaya göre adi yardım talebinin incelenmesine gerek olmadığı anlaşılmakla, mahkemenin 26.11.2024 tarihli ek kararının kaldırılarak dosyanın yapılan incelemesi sonucunda; Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla, davacı-birleşen davada davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı-birleşen davada davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden asıl davada davacı-birleşen davada davalı ...'a yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! e06dc950d703ece8 86a4c419d7d4f896