Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2025/1046 E., 2025/2355 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/1046 E., 2025/2355 K. (16.06.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1046
Karar No
2025/2355
Karar Tarihi
16.06.2025
Konu
Tazminat, Tapu

6. Hukuk Dairesi 2025/1046 E. , 2025/2355 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tük. Mah. Sıf.) SAYISI : 2020/347 E., 2023/321 K. İlk Derece Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davalılar ... ve ... vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Asıl ve birleşen davada davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilleri ile davalı arsa maliki ... arasında düzenlenen 31.08.2007 tarihli sözleşme ile davalı yüklenicinin inşaa edeceği 17. numaralı dairenin müvekkiline satışının kararlaştırıldığını, daha sonra davalı yüklenici ile müvekkilleri arasında 05.11.2007 tarihli sözleşmenin düzenlendiğini, bedelin davalı şirket temsilcisine ödendiğini ve müvekkillerinin daireyi kullanmaya başladığını, ancak tapu devri yapılmadığını ileri sürerek, dava konusu dairenin tapu kaydının iptali ve müvekkilleri adına tesciline, olmadığı takdirde ödenen bedelin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; tapu iptali ve tescili istenen dairenin müvekkillerine ait olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. 2. Davalılar ...... Ltd. Şti. ve ... vekili cevap dilekçesinde; davalı arsa maliklerinin müvekkillerine karşı edimini yerine getirmediğini, davanın arsa maliklerine yöneltilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin 06.04.2016 tarihli kararı ile davanın kabulüne, 19 70... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki 17 numaralı bağımsız bölümün davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin 06.04.2016 tarihli kararının süresinde davalı arsa malikleri vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince, alacağın temliki hükümleri ile dava konusu bağımsız bölümü temlik alan davacının halefiyet ilkesi gereği yüklenicinin edimlerinden sorumlu olduğu, bu nedenle taşınmaz başında uzman bilirkişiler aracılığıyla keşif yapılarak yüklenicinin arsa sahiplerine karşı edimlerini yerine getirip getirmediğinin belirlenmesi, arsa sahiplerinin sözleşmeye bağlı olarak yükleniciden talep edebilecekleri tüm alacak ve tazminatlardan temlik alan davacının da halefiyet ilkesi gereği sorumlu tutulacağının gözetilmesi, varsa eksik iş bedeli ve arsa sahibinin tazminat ve alacak tutarlarının davacıya depo ettirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın yapı kullanma izin belgesinin mevcut olduğu, yüklenicinin arsa maliklerine karşı edimini yerine getirdiği gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın kabulüne, Aydın ili, ... ilçesi, ... mevkii, 1970 ada, 12 parseldeki 17 no'lu bağımsız bölümün davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile 1/2 hisse oranında davacı, ½ hisse oranında birleşen davada davacı adına tapuya tesciline, terditli talepler hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının asıl ve birleşen davada davalı arsa malikleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, temyiz eden davalıların diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, hüküm, vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onanmıştır.

V. KARAR DÜZELTME A. Karar düzeltme sebepleri Asıl ve birleşen davada davalılar ... ve ... vekili karar düzeltme dilekçesinde; mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde tüm alacak ve tazminatlar depo ettirilmeden karar verildiğini, birleşen davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, dairenin tamamı yükleniciye ait olmadığı halde tamamına ilişkin karar verilmesinin hatalı olduğunu, yüklenicinin edimlerini yerine getirmediğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre ve özellikle arsa sahibi ... ile davacılar arasında akdedilen 31.08.2007 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile arsa sahiplerinin birlikte yükleniciye keşide etmiş oldukları 14.04.2008 tarihli ihtarname dikkate alındığında davalı arsa maliklerinin dava konusu bağımsız bölümün davacılara satışını benimsemiş olmalarına göre, asıl ve birleşen davada davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve HUMK’un 440. maddesinde sayılan nedenlerden hiçbirisine uymayan diğer karar düzeltme itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2. Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün olmaz ise ödenen bedelin iadesi istemine ilişkindir. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi'nin 06.05.2019 tarihli, 2016/19158 Esas, 2019/4018 Karar sayılı ilâmıyla mahkemece yapılacak iş açıkça gösterilmiştir. Mahkemece bozma ilâmına uyulmuştur. Bozma ilâmına uyulduğuna göre 09.05.19 60... /9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bozmada belirtilen hususlar lehine olan taraf için usulü kazanılmış hak oluşturacağından mahkemece hükmüne uyulan bozma ilâmı uyarınca inceleme yapılması ve hüküm kurulması zorunlu hale gelmiştir. Eldeki davada ise; bozma ilâmında alacağın temliki hükümleri ile dava konusu bağımsız bölümü temlik alan davacının halefiyet ilkesi gereği yüklenicinin edimlerinden sorumlu olduğu, bu nedenle taşınmaz başında uzman bilirkişiler aracılığıyla keşif yapılarak yüklenicinin arsa sahiplerine karşı edimlerini yerine getirip getirmediğinin belirlenmesi, arsa sahiplerinin sözleşmeye bağlı olarak yükleniciden talep edebilecekleri tüm alacak ve tazminatlardan temlik alan davacının da halefiyet ilkesi gereği sorumlu tutulacağının gözetilmesi, varsa eksik iş bedeli, arsa sahibinin tazminat ve alacak tutarlarının davacıya depo ettirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği açıkça belirtilmiş olmasına rağmen, mahkemece davalı arsa sahiplerinin davalı yükleniciye karşı açmış oldukları ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/645 Esas sayılı ve ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/337 Esas sayılı dava dosyaları dikkate alınmadan esasa ilişkin karar verilmiştir. O halde mahkemece yapılması gereken; davalı arsa sahiplerinin sözleşmeye bağlı olarak yükleniciden talep edebilecekleri tüm tazminatlardan temlik alan davacıların da halefiyet ilkesi gereği sorumlu tutulacağının gözetilmesi, arsa sahibinin tazminat ve alacak tutarlarının davacıya depo ettirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi, vekalet ücretine ise davacıların hisse oranları nispetinde hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Mahkeme kararının belirtilen sebeplerle bozulması gerekirken Dairemizce anılan husus gözden kaçırılarak kararın düzeltilerek onandığı bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından asıl ve birleşen davada davalılar ... ve ...’ın bu yöndeki karar düzeltme talebinin kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Asıl ve birleşen davada davalılar ... ve ...’ın diğer karar düzeltme istemlerinin reddine, 2. Asıl ve birleşen davada davalılar ... ve ... karar düzeltme talebinin KABULÜ ile Dairemizin 20.11.2024 tarih ve 2023/3446 Esas, 2024/4193 Karar sayılı düzelterek onama ilamı KALDIRILARAK yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, Peşin alınan karar düzeltme harcının istek halinde davalılar ... ve ...'e iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,16.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 5f1ae79fac5ed052 6514e34dec640226 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 6. Hukuk Dairesi 2025/1046 E. , 2025/2355 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tük. Mah. Sıf.) SAYISI : 2020/347 E., 2023/321 K. İlk Derece Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davalılar ... ve ... vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Asıl ve birleşen davada davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilleri ile davalı arsa maliki ... arasında düzenlenen 31.08.2007 tarihli sözleşme ile davalı yüklenicinin inşaa edeceği 17. numaralı dairenin müvekkiline satışının kararlaştırıldığını, daha sonra davalı yüklenici ile müvekkilleri arasında 05.11.2007 tarihli sözleşmenin düzenlendiğini, bedelin davalı şirket temsilcisine ödendiğini ve müvekkillerinin daireyi kullanmaya başladığını, ancak tapu devri yapılmadığını ileri sürerek, dava konusu dairenin tapu kaydının iptali ve müvekkilleri adına tesciline, olmadığı takdirde ödenen bedelin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; tapu iptali ve tescili istenen dairenin müvekkillerine ait olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. 2. Davalılar ...... Ltd. Şti. ve ... vekili cevap dilekçesinde; davalı arsa maliklerinin müvekkillerine karşı edimini yerine getirmediğini, davanın arsa maliklerine yöneltilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin 06.04.2016 tarihli kararı ile davanın kabulüne, 19 70... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki 17 numaralı bağımsız bölümün davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin 06.04.2016 tarihli kararının süresinde davalı arsa malikleri vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince, alacağın temliki hükümleri ile dava konusu bağımsız bölümü temlik alan davacının halefiyet ilkesi gereği yüklenicinin edimlerinden sorumlu olduğu, bu nedenle taşınmaz başında uzman bilirkişiler aracılığıyla keşif yapılarak yüklenicinin arsa sahiplerine karşı edimlerini yerine getirip getirmediğinin belirlenmesi, arsa sahiplerinin sözleşmeye bağlı olarak yükleniciden talep edebilecekleri tüm alacak ve tazminatlardan temlik alan davacının da halefiyet ilkesi gereği sorumlu tutulacağının gözetilmesi, varsa eksik iş bedeli ve arsa sahibinin tazminat ve alacak tutarlarının davacıya depo ettirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın yapı kullanma izin belgesinin mevcut olduğu, yüklenicinin arsa maliklerine karşı edimini yerine getirdiği gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın kabulüne, Aydın ili, ... ilçesi, ... mevkii, 1970 ada, 12 parseldeki 17 no'lu bağımsız bölümün davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile 1/2 hisse oranında davacı, ½ hisse oranında birleşen davada davacı adına tapuya tesciline, terditli talepler hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının asıl ve birleşen davada davalı arsa malikleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, temyiz eden davalıların diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, hüküm, vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onanmıştır.

V. KARAR DÜZELTME A. Karar düzeltme sebepleri Asıl ve birleşen davada davalılar ... ve ... vekili karar düzeltme dilekçesinde; mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde tüm alacak ve tazminatlar depo ettirilmeden karar verildiğini, birleşen davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, dairenin tamamı yükleniciye ait olmadığı halde tamamına ilişkin karar verilmesinin hatalı olduğunu, yüklenicinin edimlerini yerine getirmediğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre ve özellikle arsa sahibi ... ile davacılar arasında akdedilen 31.08.2007 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile arsa sahiplerinin birlikte yükleniciye keşide etmiş oldukları 14.04.2008 tarihli ihtarname dikkate alındığında davalı arsa maliklerinin dava konusu bağımsız bölümün davacılara satışını benimsemiş olmalarına göre, asıl ve birleşen davada davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve HUMK’un 440. maddesinde sayılan nedenlerden hiçbirisine uymayan diğer karar düzeltme itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2. Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün olmaz ise ödenen bedelin iadesi istemine ilişkindir. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi'nin 06.05.2019 tarihli, 2016/19158 Esas, 2019/4018 Karar sayılı ilâmıyla mahkemece yapılacak iş açıkça gösterilmiştir. Mahkemece bozma ilâmına uyulmuştur. Bozma ilâmına uyulduğuna göre 09.05.19 60... /9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bozmada belirtilen hususlar lehine olan taraf için usulü kazanılmış hak oluşturacağından mahkemece hükmüne uyulan bozma ilâmı uyarınca inceleme yapılması ve hüküm kurulması zorunlu hale gelmiştir. Eldeki davada ise; bozma ilâmında alacağın temliki hükümleri ile dava konusu bağımsız bölümü temlik alan davacının halefiyet ilkesi gereği yüklenicinin edimlerinden sorumlu olduğu, bu nedenle taşınmaz başında uzman bilirkişiler aracılığıyla keşif yapılarak yüklenicinin arsa sahiplerine karşı edimlerini yerine getirip getirmediğinin belirlenmesi, arsa sahiplerinin sözleşmeye bağlı olarak yükleniciden talep edebilecekleri tüm alacak ve tazminatlardan temlik alan davacının da halefiyet ilkesi gereği sorumlu tutulacağının gözetilmesi, varsa eksik iş bedeli, arsa sahibinin tazminat ve alacak tutarlarının davacıya depo ettirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği açıkça belirtilmiş olmasına rağmen, mahkemece davalı arsa sahiplerinin davalı yükleniciye karşı açmış oldukları ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/645 Esas sayılı ve ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/337 Esas sayılı dava dosyaları dikkate alınmadan esasa ilişkin karar verilmiştir. O halde mahkemece yapılması gereken; davalı arsa sahiplerinin sözleşmeye bağlı olarak yükleniciden talep edebilecekleri tüm tazminatlardan temlik alan davacıların da halefiyet ilkesi gereği sorumlu tutulacağının gözetilmesi, arsa sahibinin tazminat ve alacak tutarlarının davacıya depo ettirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi, vekalet ücretine ise davacıların hisse oranları nispetinde hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Mahkeme kararının belirtilen sebeplerle bozulması gerekirken Dairemizce anılan husus gözden kaçırılarak kararın düzeltilerek onandığı bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından asıl ve birleşen davada davalılar ... ve ...’ın bu yöndeki karar düzeltme talebinin kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Asıl ve birleşen davada davalılar ... ve ...’ın diğer karar düzeltme istemlerinin reddine, 2. Asıl ve birleşen davada davalılar ... ve ... karar düzeltme talebinin KABULÜ ile Dairemizin 20.11.2024 tarih ve 2023/3446 Esas, 2024/4193 Karar sayılı düzelterek onama ilamı KALDIRILARAK yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, Peşin alınan karar düzeltme harcının istek halinde davalılar ... ve ...'e iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,16.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 5f1ae79fac5ed052 6514e34dec640226 ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı