Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/3691 E., 2025/2458 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/3691 E., 2025/2458 K. (19.06.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3691
Karar No
2025/2458
Karar Tarihi
19.06.2025
Konu
Tazminat

6. Hukuk Dairesi 2024/3691 E. , 2025/2458 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/490 E., 2024/1428 K. Birleşen Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/87 Esas sayılı dosyası. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/84 E., 2019/1022 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacı-karşı davalı-birleşen davada davacı ... vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 19.06.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davacı-karşı davalı-birleşen davada davacı ... vekili Avukat .... ile davalı-karşı davacı-birleşen davada davalı T.C. Posta ve Telg. Teş. A.Ş. vekili Avukat ...'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalının posta cihet ayrımı ve dağıtım/teslim hizmetlerinin 20 bölgede yürütülmesine yönelik hizmet alım işi için ihaleye çıkıldığını, davacının da 4. grup, 6. grup ve 19. grup işlerine yönelik ihaleyi kazanarak taraflar arasında sözleşme imzalanmasına rağmen davalının haksız olarak sözleşmeyi feshettiğini ileri sürerek bakiye iş bedeli 76.662,98 TL hak ediş tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline, sözleşme akdi sırasında davalı şirkete teslim etmiş olduğu ve idarece nakde dönüştürülen teminat mektubunun nakde dönüşme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline, yine sözleşmenin haksız fesih edilmesi nedeniyle mahrum kalınan kârdan şimdilik 1.000,00 TL tazminatın ve fesih edilen sözleşmeyi ifa için satın alınmış olan ve fesih sonrasında satmak zorunda kalınan araçların satışından doğan zarardan şimdilik 1.000,00 TL'sinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Karşı davada davacı vekili, 6. grup hizmet alımı için verilen teminat mektubunun gerçek olduğu, 4. ve 19. grup işleri ile ilgili sözleşme imzalanması için sunulan teminat mektuplarının sahte olduğu gerekçesi ile her üç sözleşmenin feshedildiğini, 6. grup teminat mektubu nakde çevildiğini, ancak sahte olması nedeni ile diğer iki teminat mektubun nakde çevrilemediğini ileri sürerek, her iki teminat mektubunun toplam tutarı olan 1.853.000,00 TL'den davalı ...'ın şirket nezdinde bulunan 202.416,84 TL hakedişi düşülerek bugüne kadar ödenmesi gereken bakiye 1.650.583,16 TL'nin fesih tarihi olan 31.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davacı/karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, davalı-karşı davacı PTT A.Ş vekili ıslah dilekçesi ile alacak talebini 1.703.590,82 TL' arttırmıştır. Birleşen davada davacı vekili tebliğ tarihini izleyen günden itibaren en geç yedi gün içinde damga vergisini ve karar pul bedelini ödeyerek sözleşmenin imzalanması gerektiğini bildirdiği, tebliğ tarihinden sonraki 10 günlük sürenin 22.11.2015 tarihinde dolduğunu, yasal süresinin aşılmasından sonra üstelik yasa gereği ödenmesi gereken damga vergisi ile karar pul bedeli ödenmeksizin imzalanan sözleşmenin açık mevzuat hükümleri gereği kamu düzenine aykırı olduğunu ve TBK m. 27 hükmü gereğince mutlak butlan ile malul olduğunu ileri sürerek müvekkili ile davalı arasında tanzim edilen sözleşmenin yokluk ve mutlak butlan ile malul olduğunun tespitine, batıl sözleşme nedeniyle ifa ettiği edimlerin sebepsiz zenginleşmenin gerçekleştiği fatura tarihlerinden itibaren şimdilik 10.000,00 TL'nin fatura tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile davalıdan tahsilini, sözlemenin imzalanması sırasında davalı şirkete teslim edilen ve davalı tarafça nakte dönüştürülmesi talep edilen 389.000,00 TL bedelle düzenlenen kesin teminat mektubunun nakde dönüşmesinin önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; 4734 sayılı Kanun'un 28. maddesi uyarınca sahte teminat mektubu verilmesi nedeni ile sözleşmenin feshinin haklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir Karşı davada davalı vekili davanın reddini istemiştir. Birleşen davada davalı vekili davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile söz konusu ihalelerin 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 3.maddesinin g bendi uyarınca gerçekleştirilen alım ihalesi olduğu, Kamu İhale Kanunu'nun 3.maddesinde ise ceza ve ihalelerden yasaklama hariç bu kanun hükümlerine tabi olmadığı, her üç gruba ait sözleşmenin 28. maddesinde yüklenicinin ihale sürecinde 4734 sayılı Kamu İhale Kanunun'a göre yasak fiil ve davranışlarda bulunduğunun tespit edilmesi halinde sözleşmenin fesholunacağı, hesabın genel hükümlere göre tasfiye edileceği yazılı olduğu, idare tarafından 19. grup ve 4. grup işlere ait verilen kesin teminat mektuplarının sahte olması nedeniyle sözleşmenin 28. maddesine dayalı olarak her üç sözleşme de feshedilerek teminat mektuplarının nakde çevrilmesine karar verildiği, 6098 sayılı TBK'nın saikte yanılma başlıklı 32. maddesinde "saikte yanılma, esasta yanılma sayılmaz. Yanılmanın, yanıldığı saiki sözleşmenin temeli sayılması ve bunun da iş ilişkilerinde geçerli dürüstlük kurallarına uygun olması halinde yanılma esaslı sayılır. Ancak bu durumun karşı tarafça da bilinebilir olması gerekir" hükmü mevcut olup, kesin teminat mektuplarının sahte olması nedeniyle haklı olarak feshedilmiş olduğu, idare feshedilen sözleşmelerdeki teminat mektuplarının sahte olduğunu bilse idi yanıltma nedeniyle imzaladığı bu sözleşmeyi de imzalamayacağı, bu hususta idarenin yukarıda belirtilen yasa maddesi gereğince yanıltıldığından bu sözleşmeyi de feshetmekte idare haklı olduğu, davacı idarenin teminat mektuplarının nakde çevrilememesinden dolayı zararını isteyebileceği, ancak 4. grup Bursa işi ve 19. Grup Kocaeli işi için ödenmeyen hakediş bedeli 188.639,70 TL olduğu, bunun düşümü sonucunda idarenin 1.664.360,30 TL talep edebileceği gerekçesi ile karşı davanın kısmen kabulüne, yüklenicinin bakiye iş bedelini isteyebileceği, ancak menfi zararını isteyemeyeceği gerekçesi ile asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde taraflar vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Asıl ve birleşen davacı , karşı davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. ...Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Esas ve Usullerinin 34/5 maddesinde " Kısmi teklif verilmesine imkân tanınan ihalelerde, tek bir sözleşmeye konu olacak kısımların herhangi birisi veya birkaçı için verilen kısmi teklifler yukarıdaki fıkralarda düzenlenen hususlar çerçevesinde ayrı ayrı değerlendirilir" şeklinde açıkça hüküm mevcut olduğunu, ayrı ayrı değerlendirilmesi gereken sözleşmelerin tek kalemde değerlendirildiğini, üç ayrı teminat mektubu verildiğini, bu nedenle teminat mektubu sahte olmayan 6. gruba ait sözleşmenin feshinin haksız olduğunu, b. Müvekkilinin haksız fesih nedeniyle toplam menfi zararının 222.482,95 TL olmasına rağmen sadece hak ediş bedeli olan 76.622,98 TL'ye hükmedildiğini, c. 4. ve 19. grup sözleşmelerin batıl olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, tacirler arası hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak, tazminat ve sözleşmelerin mutlak butlanla tespiti istemine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle 4734 sayılı Kanun'un 28. maddesine göre usul ve kanuna uygun olup, davacı-karşı davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacı-karşı davalı-birleşen davada davacı ...'dan alınarak Yargıtaydaki duruşmada vekille temsil olunan davalı-karşı davacı-birleşen davada davalı T.C. Posta ve Telg. Teş. A.Ş.'ye verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine 19.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı