6. Hukuk Dairesi 2024/3540 E. , 2025/2452 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/740 E., 2024/1625 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ayvalık 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/502 E., 2022/411 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asli müdahil ... vekili tarafından duruşmasız, davacı ... vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 19.06.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davacı asil ... ve vekili avukat ... ile davalı ... ve asli müdahil ... İnş. Gıda Turz. Ener. Hayv. San ve Tic. Ltd. Şti vekili avukat ... ile asli müdahil ... İnş. Enerji Gıda Hayv. Turz. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili avukat ...’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı yüklenici ... ile 24.01.2014 tarihinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlediklerini, diğer davalı ...'ın sözleşmede müteselsil kefil olarak yer aldığını, yüklenicinin inşaatı sözleşmeye ve projesine aykırı inşa ettiğini, sözleşmede kararlaştırılan sürenin dolduğunu, yükleniciye 5 adet villanın tapusunun devredildiğini, yüklenicinin edimlerini yerine getirmediğini ileri sürerek, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshine, uğradığı zararların tespiti ile davalılardan tahsiline, davalı tarafa devredilen 5 adet bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile kendi adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; davalı yüklenicinin sözleşmeden kaynaklanan edimlerini yerine getirdiğini, teslimin davacı arsa sahibinin yerine getirmesi gereken bir takım işlemleri yerine getirmemesi nedeniyle geciktiğini, daha önce başka yükleniciler ile yaptığı sözleşmelere dayalı olarak onlara devrettiği tapuları iade almadan inşatlara başlanılamadığını, belediye tarafından projeye balkonlar yönünden müsaade edilmediğini, onun dışında projenin aynen uygulandığını, proje değişikliğinden davacının haberdar olduğunu, yaz aylarında turistlik yerlerde inşaatlara izin verilmediğini, ayrıca 2016 yılında yaşanan darbe girişimi sonrası ilan edilen OHAL nedeniyle işlerin aksadığını, davacının inşaat yapılacak 11 nolu parseli teslim etmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin 1502/3 ve ... nolu parseller için yapıldığı, 3 nolu parseldeki inşaatın %95 seviyesine geldiği, 39 nolu parselde ise henüz inşaata başlanmadığı, bu parselde inşaata başlanabilmesi için arsa sahibi tarafından yapılması gereken ihdas işlemlerinin ve üçüncü kişilere devredilen kat irtifaklı tapuların iade alınması gerektiği, bundan sonra bu parsel için inşaat süresinin başlayacağı, davacı arsa sahibinin 30.11.2015 tarihi itibariyle kat irtifaklı tapuları geri alarak 39 nolu parselde tam hisse sahibi olduğu, ihdasen tevhid işlemlerinin de 28.12.2016 tarihine tamamlandığı, sözleşme uyarınca, bu tarihten itibaren 10 ay içinde temel üstü vizesinin, ondan sonra da 18 ay içinde inşaatın tamamlanması gerektiği, bu durumda işin bitirilmesi gereken sürenin dava tarihi itibariyle henüz sona ermediği, davalı yüklenicinin temerrüt halinde bulunmadığı, kaldı ki taşınmazlardaki kamu hacizlerinin de 17.02.2017 tarihi itibariyle terkin edildiği, kamu haczi bulunan taşınmazda tasarruf yapılmasının da yasal olarak mümkün olmadığı, kamu haczini kaldırma yükümlülüğünün de davacı arsa sahibine ait olduğu, 3 nolu parselde inşaat %95 oranında tamamlandığından bu parselde geriye etkili fesih koşullarının oluşmadığı, 39 nolu parsel yönünden de açıklandığı üzere sözleşmede kararlaştırılan süre henüz dolmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve asli müdahil ... İnş...Ltd. Şti. tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, ... İnş...Ltd.Şti. kendi adına müstakil bir hak talebinde bulunmadığından asli müdahil olarak değil fer'i müdahil olarak davaya kabul edilmesi gerektiği, İlk Derece Mahkemesi kararında aleyhine bir hüküm bulunmadığından bu durumun sonuca etkili olmadığı ve temyizinde hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle, davacının ve asli müdahale talebinde bulunan ... İnş...Ltd. Şti.'nin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde: a. Sözleşme uyarınca, davacı arsa sahibine 9 adet villa verileceğini, bu villalardan 2 adetinin parasal karşılığının ödeneceğini, bunun 500.000,00 TL olarak belirlendiğini, tutarın 200.000,00 TL'sinin peşin, 300.000,00 TL 'sinin 20.02.2014, 30.06.20 14... .07.2014 tarihinde ödeneceğinin kararlaştırıldığını, 1501/11 parselde ilişkin işlemlere başlanabilmesi için yüklenicinin 20.02.2014 tarihli ödemeyi yapması gerektiğini, yüklenicinin bu ödemeyi yapmadığını, davacının söz konusu alacağı için icra takibi yapmak zorunda kaldığını, b. Söz konusu ödemelerin yapılmaması üzerine, müvekkilinin aldatıldığını, davalıların inşaatı yapacak finansal gücü olmadığını anladığını, sözleşmenin kurulması sırasında esaslı hataya düştüğünü, mahkemece bu yönde araştırma yapılmadığını, c. 22.10.2015 tarihli ek protokolün resmi şekil şartına uyulmadığından geçersiz olduğunu, ayrıca bu protokoldeki edimlerin de yerine getirilmediğini, ödemelerin yapılmadığını, davalıların inşaatları bir an evvel bitirebilmesi amacıyla bu protokolün yapılmak zorunda kalındığını, d. Tamamlandığı tespit edilen villaların müvekkiline teslim edilmediğini, iş bitirme tutanaklarının altındaki imzaların ona ait olmadığını, bu hususta ceza soruşturmasında rapor alındığını, sahte iş bitirme tutanaklarının delil olarak davada kullanıldığını, bu durumun bile güven sarsıcı davranış olarak sözleşmenin feshini haklı kılacağını, e. Projelerde müvekkilinin onayı bulunmadığını, villaların tuvaletlerinin denize bakacak şekilde kusurlu inşa edildiğini, böyle bir inşaatın kabulünün mümkün olmadığını, f. Dava dilekçesinde sadece sözleşmenin feshinin talep edilmediğini, bunun yanında tapu iptal ve tescil, zararın tazmini gibi talepler de olmasına rağmen bu hususlarda karar verilmediğini, g. Asli müdahale talebinin kabulünün yerinde olmadığını, sözleşmede taşeron alma yasağı mevcut olduğunu, 2. Asli müdahale talep eden ... İnş...Ltd.Şti. vekili temyiz dilekçesinde: a. Yüklenici ...'nun sözleşmeden hemen sonra müvekkili şirketi kurduğunu, inşaat ruhsatının şirket üzerine alındığını, davacı arsa sahibinin kötüniyetli olarak edimlerini yerine getirmeden sözleşmenin feshini talep ettiğini, davanın reddinin doğru olduğunu, inşa edilen 12 adet villanın müvekkili şirket tarafından inşa edildiğini, nitekim arsa sahibinin 7,8, 9, 10... nolu villaların tapusunu müvekkili şirkete devrettiğini, İlk Derece Mahkemesince asli müdahillik talebinin kabulüne karar verildiğini, ancak ... Şirketinin de asli müdahillik talebi kabul edilerek bu şirket lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını, zira bu şirketin müvekkilinin taşeronu olarak kaba inşaat yaptığını, davada taraf sıfatı bulunmadığını, müvekkili şirketin taşeron şirkete daha sonra bazı dairelerin tapusunu devrettiğini, ayrıca istinaf dairesi gerekçesinde müvekkilinin fer'i müdahil olarak kabul edilmesinin de hatalı olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. 1- Fer’i müdahil ... İnş...Tic. Ltd. Şti. vekilinin temyiz istemi yönünden yapılan incelemede; İki kişi arasında belli bir şey veya hak üzerinde bir dava devam ederken, üçüncü bir kişinin, bu dava konusu olan şey veya hak üzerinde (kısmen veya tamamen) hak sahibi olduğunu iddia ederek (aynı mahkemede) bir dava açmasına asli müdahale denmektedir (Baki Kuru Hukuk Muhakemeleri Usulü, C. IV, İstanbul 2001, s. 3491). Asli müdahale 6100 sayılı HMK’nın 65. maddesinde “(1) Bir yargılamanın konusu olan hak veya şey üzerinde kısmen ya da tamamen hak iddia eden üçüncü kişi, hüküm verilinceye kadar bu durumu ileri sürerek, yargılamanın taraflarına karşı aynı mahkemede dava açabilir. (2) Asli müdahale davası ile asıl yargılama birlikte yürütülür ve karara bağlanır.” şeklinde düzenlenmiştir. Anılan kanun maddesi gereğince asli müdahaleden söz edilebilmesi için; öncelikle görülmekte olan bir davanın bulunması, asli müdahilin görülmekte olan davanın konusu olan hak veya şey üzerinde bir hak iddia etmesi, asli müdahilin asıl davanın tarafı olmayan üçüncü bir kişi olması ve asli müdahilin ayrı bir dava açması gerekir. Bilindiği üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 65. maddesi ve yerleşik Yargıtay içtihatlarında açılan bir davaya dava konusu edilen şey hakkında tarafların dışında hak iddia ederek o şeyin kendisine ait olduğunu ileri süren ve harcını yatırmak suretiyle davaya dahil olan kimse, asli müdahil olarak nitelendirilmektedir. Asli müdahale talebini içeren dilekçenin harçlandırılması ile asli müdahale tamamlanmış ve dava açılmasının bütün sonuçları doğmuş olur. Somut olayda, ... İnş...Tic. Ltd. Şti.’nin dava konusu edilen hak ve şey üzerinde müstakil bir talebi bulunmayıp, davalı yüklenici ...’nun yanında, onunla birlikte davanın reddini talep etmektedir. Bu durumda, Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinde de isabetle belirtildiği gibi davadaki sıfatı fer’i müdahildir. 6100 sayılı HMK’nın 66. ve devamı maddesinde belirtildiği üzere fer’i müdahil, lehine katıldığı tarafla birlikte hareket eder, yani onun yardımcısıdır. Hüküm lehine müdahale edilen taraf hakkında verildiğinden, bu hükme karşı temyiz yoluna başvurma yetkisi hakkında hüküm kurulan taraf aittir. Somut olayda, yanında fer`i müdahil olunan davalı ... hükmü temyiz etmediğinden, aleyhinde hüküm kurulmayan fer’i müdahil ... İnş...Tic. Ltd. Şti.’nin da tek başına kararı temyiz etme yetkisi bulunmamakta olup temyiz dilekçesinin bu nedenle reddi gerekmiştir. 2- Davacı vekilinin temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede; a) Taraflar arasındaki sözleşmenin 5. maddesinde belirtilen, ihdas işlemleri ve kat irtifaklı tapuların üçüncü kişilerden geri alınmasına dair edimleri süresinde yerine getirmediği anlaşılan davacı arsa sahibinin, yükleniciden karşı edimlerini yerine getirmesi beklemesi sözleşmeye aykırıdır. İlk Derece Mahkemesince, yüklenicinin bu nedenle temerrüt halinde bulunmadığına ilişkin gerekçesi isabetli olmuştur. Bu açıklamalara, tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. b) Yukarıda 1 numaralı bentte açıklandığı üzere, 6100 sayılı HMK’nın 65. maddesi uyarınca, asli müdahilin yargılamanın konusu olan hak veya şey üzerinde kısmen ya da tamamen hak iddiasında bulunması gerekir. İlk derece mahkemesince davaya asli müdahil olarak kabul edilen ... İnş...Tic. Ltd. Şti. ve ... İnş...Tic. Ltd. Şti.’nin eldeki davada böyle bir talepleri bulunmayıp, davalı yüklenici ...’nun yanında, onunla birlikte davanın reddini talep etmektedirler. Bu durumda davadaki sıfatları fer’i müdahildir. İlk derece mahkemesince, yasaya aykırı olarak, adı geçen şirketler asli müdahil olarak kabul edilerek, davanın reddi nedeniyle lehlerine yargılama giderine ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HMK'nın 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.
VI. KARAR Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle, fer’i müdahil ... İnş...Tic. Ltd. Şti. vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, (2-a) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2-b) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, davacı vekilinin diğer temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının 5, 6, 7 ve 8 numaralı bentlerinin hükümden çıkarılması ve bent sıralarının buna göre teselsül ettirilmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dairemizdeki duruşmada vekili hazır bulanan davacı yararına takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin, davalı ...’ndan alınarak davacıya verilmesine, İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 996f39ec9b60063f ab8e33af98129e7e