Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2024/3548 E., 2025/1803 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/3548 E., 2025/1803 K. (30.04.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3548
Karar No
2025/1803
Karar Tarihi
30.04.2025
Konu
Tazminat

6. Hukuk Dairesi 2024/3548 E. , 2025/1803 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/877 E., 2024/885 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 10. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2024/83 E., 2024/231 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyize konu edilen kararda dava değerinin duruşma sınırının altında olduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma isteğinin miktardan reddine, temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkilleri aleyhine, Ankara 3. Genel İcra Dairesi'nin 2023/80517 Esas sayılı (Kapatılan Ankara 22. İcra Müdürlüğü’nün 2023/12915 Esas sayılı) dosyası ile icra takibi başlattığını, yapılan usulsüz tebligatlarla takibin kesinleştiğini ve müvekkillerinin hesapları üzerine haciz işlemleri yapıldığını, takipten haberdar oldukları gün icra dosyasına itiraz ettiklerini, ilgili icra dosyası incelendiğinde taraflar arasında eser sözleşmesine dayalı 08.03.2023 tarihli fatura alacağı olduğunu, davalının müvekkillerinden hiçbir alacağı olmadığını, sözleşmeye aykırı eksik ve kusurlu işler nedeniyle müvekkillerinin alacaklı olduğunu belirterek fazlaya ilişkin tüm dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkillerinin Ankara 3. Genel İcra Dairesi'nin 2023/80517 Esas sayılı (Kapatılan Ankara 22. İcra Müdürlüğü’nün 2023/12915 Esas sayılı) dosyası sebebiyle davalıya borçlu olmadığının tespitini, takibe konu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhinde tazminata karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın öncelikle arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiğini, dava konusu takibin konusunun eser sözleşmesi olmadığını, taraflar arasındaki 26.06.2022 tarihli inşaat sözleşmesine konu eserin müvekkil yüklenici davalı taarfından meydana getirildiğini, ancak davacıların sebepsiz zenginleşme saiki güderek belirlenen bedelin büyük bir kısmını müvekkiline ödemediğinden ihtarname ile bakiye alacağın ödenmesi konusunda ihtar gönderildiğini, ihtarın sonuçsuz kalması sebebiyle davacılar aleyhine Ankara 3. Genel İcra Dairesi'nin 2023/80517 Esas sayılı (Kapatılan Ankara 22. İcra Müdürlüğü’nün 2023/12915 Esas sayılı) icra dosyası ile 05.05.2023 tarihinde ilamsız icra takibine başlandığını belirterek davanın dava şartı yönünden usulden reddine, bunun mümkün olmaması halinde davanın esastan reddi ile davacı aleyhinde % 20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava açılmadan önce arabulucuya başvuru şartının yerine getirilmediği gerekçesiyle 6100 sayılı Kanun'un 114/2 maddesi delaletiyle 6325 sayılı Kanun'un 18/A-2 ve 6102 sayılı Kanun'un 5/A-1 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine, ret kararının henüz öninceleme duruşması sırasında işin esasına girilmeden verildiği, tarafların haklı yada haksız olduğuna dair esasa ilişkin inceleme yapılmadığından icra inkâr tazminatı talebinin reddi gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi ile icra inkâr tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihtiyati tedbir kararının infaz edildiği, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72/4. maddesi gereğince davanın reddi kararının yanında dosya kapsamına göre davalı alacaklı lehine alacağın %20'si oranında tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesi ile istinaf başvurusu esastan kabul edilerek karar kaldırılmış ve esas hakkında yeniden karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; bölge adliye mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın arabuluculuk dava şartının yokluğu sebebiyle usulden reddedildiğini, dosyanın esasına dair bir işlem yapılmadığını, İİK'nın 72/3. maddesi uyarınca icra takibine konu 1.284.220,34 TL alacağın %15'i olan 192.633,05 TL tutarındaki teminatın mahkeme veznesine depo edilmesi halinde, dava sonuna kadar icra dosyasına yatan paranın davalı alacaklıya ödenmesinin tedbiren durdurulmasına karar verildiğini, tedbir kararı verilmesinin dosyanın esasen incelendiğini göstermediğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklı menfi tespit istemine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Somut olayda; davalı yüklenicinin yaptığı iş karşılığında davacılardan olan borcuna ilişkin icra takibi başlatıldığı ve bu takibin kesinleştiği, eldeki dosyada ödenmeyen fatura için davacının menfi tespit davası açtığı, ilk derece mahkemesince dava açılmadan önce arabulucuya başvuru şartının yerine getirilmediği gerekçesiyle 6100 sayılı Kanun'un 114/2 maddesi delaletiyle 6325 sayılı Kanun'un 18/A-2 ve 6102 sayılı Kanun'un 5/A-1 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Usulden red kararında esasa ilişkin yargılama yapılmadığı ve tarafların haklılık durumu değerlendirilmediğinden icra inkâr tazminatına hükmedilemez. İİK'nın 72/4. maddesi uyarınca tazminat salt icra takibinin durdurulmasına ilişkin olmayıp, işin esası bakımından da takipteki haklılık durumu nazara alınarak hükmedilmesi gereken tazminattır. Bu husus gözardı edilerek verilen karar usul ve yasaya aykırı olup kararın bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı