Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2025/625 E., 2025/1788 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/625 E., 2025/1788 K. (30.04.2025)

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/625
Karar No
2025/1788
Karar Tarihi
30.04.2025

6. Hukuk Dairesi 2025/625 E. , 2025/1788 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1413 E., 2025/5 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/440 E., 2024/491 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Yurtkur Gaziantep Bölge Müdürlüğü tarafından 03.10.2014 tarihinde ihalesi gerçekleştirilen “2015, 2016 ve 2017 Yılları Temizlik ve Çamaşırhane Hizmeti" işini müvekkilinin üstlenmiş ve 27.11.2014 tarihinde 01.01.2015-31.12.2017 tarihleri arasını kapsayan sözleşmenin imzalanmış olduğunu, dava konusu edilen alacak taleplerinin, taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında davalı idarece müvekkili şirket hakedişlerinden yapılan asgari ücret destek primi tutarı kesintilerinin iadesi istemine ilişkin olduğunu, davacı şirketin 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçici 68, 71 ve 75. maddelerinin asgari ücret desteğinden yararlanmaya ilişkin şartlarını yerine getirmiş olması sebebiyle anılan teşviklerden yararlanmaya hak kazandığını, tüm bu nedenlerle taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında davalı idarece usul ve yasaya aykırı olarak davacı şirketin hakedişlerinden kesilen asgari ücret destek tutarlarının fazlaya ilişkin dava, hak, talepleri ve ıslah hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL'nin avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, 24.04.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 548.244,54 TL’ye çıkartmıştır.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; 5510 sayılı Kanun'un 68. maddesindeki düzenlemeye göre kesinti yapılan tutarların Hazineye aktarılmış olduğunu, bu durumda aleyhe kabul anlamına gelmemek üzere sebepsiz zenginleşen var ise Hazine olacağını, bu durumda husumetin Hazineye yöneltilmesi gerektiğini, SGK'nın 2016-4 sayılı Genelgesi ve yürürlükteki mevzuat hükümleri uyarınca asgari ücret destek tutarlarının yüklenici hakedişinden kesilmesinin zorunlu bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilgili mevzuat hükümleri uyarınca, 4734 sayılı Kanun kapsamındaki hizmet alım işlerinde, hazine tarafından karşılanan tutarlar asgari ücret destek tutarının idare tarafından yüklenicinin hakedişinden kesildiği, bu tutarların yararlanılan asgari ücret destek tutarından fazla olması ve yüklenicinin borcunun bulunmadığının tespiti halinde yükleniciye iade edilmesi gerektiği, ayrıca 5510 sayılı Kanun'un geçici 68. maddesine göre, işverene sağlanan Asgar Ücret Desteğinin sigorta ödemelerinde, devletin sağladığı bir ek katkı olduğu, sigorta primlerini ödemeyi üstlenen yükleniciye, hazine tarafından sağlanan bu destek ödemelerine ilişkin hakedişlerden kesinti yapılmasının hukuka uygun olmadığı, davacının hakedişlerinden yapılan bu kesintinin davacıya iadesinin gerektiği, kesinti tutarının alanında uzman bilirkişi tarafından toplam 600.938,69 TL olarak hesap edildiği, tespit edilen bu tutarı talep etmekte davacının haklı olduğu, hizmet alım sözleşmesinden kaynaklı alacağın on yıllık zamanaşımına tabi olduğu, davalının zamanaşımı itirazında bulunduğu, dava ve ıslah tarihi göz önünde bulundurularak davanın zamanaşımına uğramadığı, davacı şirket tacir olup, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi gereğince taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, Kanun'da aksine hüküm bulunmadıkça diğer taraf için de ticari iş sayıldığından davacı, alacağına avans faizi uygulanmasını talep edebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne taleple bağlı kalınarak alacağın 5.000,00 TL'sine dava tarihinde 543.244,54 TL'sine ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faizi birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde: a. Yapılan kesintinin mevzuata uygun olduğunu, b. Ticari faiz hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun Geçici 68/8. maddesi “ 4734 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c) ve (d) bentlerinde sayılan idareler tarafından ilgili mevzuatı uyarınca yapılan ve sözleşmesinde fiyat farkı ödeneceği öngörülen hizmet alımlarında, birinci fıkra uyarınca Hazine tarafından karşılanacak tutarlar bu idarelerce işverenlerin hakedişinden kesilir” hükmünü içermektedir. Somut olayda, 27.11.2014 tarihinde taraflar arasında 01.01.2015-31.12.2017 tarihleri arası dönem bakımından, “ Yurtkur Gaziantep Bölge Müdürlüğü ve bağlı Yurt Müdürlüklerinin 2015, 2016 ve 2017 Yılları Temizlik ve Çamaşırhane Hizmetlerinin Yapılması” işine ilişkin sözleşme düzenlendiği, davalının yaptığı kesintilerin 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçici 68/8. maddesi kapsamında yapıldığı, hak edişten yapılan kesintilerin anılan kanun hükmüne göre yükleniciye iadesinin mümkün olmadığından mahkemece davacı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 12a2eb01f65cb767 a4f7c71ea7c8a92a

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı