6. Hukuk Dairesi 2024/3532 E. , 2025/2381 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/134 E., 2024/803 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/701 E., 2023/806 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 17.06.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dileekçesinde; davacı şirket ile davalı arasında imzalanan 17.05.2013 tarihli sözleşme ile "Polatlı-Konya YHT Hattı Mevcut Servis Yollarının İyileştirilmesi ve Yeni Servis Yollarının Yapılması"nı konu alan işi davacının üstlendiğini, servis yolları yapılacak mahallerde kamulaştırma sorunu olması, projelerin verilmemesi ve ikinci bir şirketin yaptığı çalışmalar nedeniyle davalıdan ek süre talep ettiklerini, idarenin verdiği ek süreler ile işin bitim tarihinin 18.05.2014 olarak değiştirildiğini, şirketin hakedişlerinden haksız olarak 1.278.622,41 TL ceza kesintisi yapıldığını, hakedişlerin çekince ileri sürülerek bedellerinin davacı tarafından tahsil edildiğini, davalıdan kaynaklanan nedenler ile ek süre verilmesi gerektiği halde geciken süreler için ceza işlemi yapılmaya devam edildiğini, davalının haklı olmayan gerekçeler ile sözleşmeyi feshettiğini belirterek, sözleşmenin feshinin haksız olduğunun tespitini, nakde çevrilen teminat mektubu bedelinden şimdilik 5.000,00 TL, gecikme cezaları nedeni ile hakedişlerden kesilen şimdilik 5.000,00 TL, ödemesi yapılan hakedişlerin fiyat farkından kaynaklanan alacaklarına karşılık şimdilik 5.000,00 TL, 10 no'lu hakediş bedelinden kalan alacakları için şimdilik 5.000,00 TL, fazladan yapılan imalat nedeni ile 2015 yılı piyasa fiyatlarına göre hesaplanacak ilave imalat bedelinden şimdilik 5.000,00 TL ve sözleşmenin haksız feshedilmesinden kaynaklanan kâr yoksunluğu nedeni ile şimdilik 5.000,00 TL alacaklarının sözleşmenin fesih tarihi olan 10.07.2015 tarihinden itibaren hesaplanacak avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kamulaştırma işlemi gerekçe gösterilerek süre talep edilmiş ise de, kamulaştırma projelerinin hazırlanması ve eki niteliğindeki diğer işlemlerin yapılmasının davacı yükleniciye ait olduğunu, işin yapımı sırasında ortaya çıkan her türlü uygulama projelerinin davacı tarafından bedelsiz olarak yapılacağının kararlaştırıldığını, kazı yapılmadan önce kesitlere uygun olarak her yarmanın profil ve kesitleri oluşturulması, onay için idareye başvurulması, onay alındıktan sonra kazıya başlanması gerekirken, kazı tamamlandıktan sonra hakedişlerin projeler ile birlikte sunulduğunu, kamulaştırılacak alanlar ile ilgili kamulaştırma planlarının hazırlanması yükümlülüğü davacıya ait olduğu halde bu güne kadar bunların yerine getirilmediğini, işin süresinin hesaplanmasında havanın çalışmaya uygun olmayan dönemleri ile resmi tatil günleri dikkate alınarak belirleme yapıldığını, bu nedenle aynı gerekçeler ile süre uzatımı verilmesinin mümkün olmadığını, davacının isteği üzerine sözleşme koşullarına uygun olduğu için ek süre verildiğini, işin sözleşmede öngörülen süre içerisinde tamamlanamaması nedeni ile yine sözleşme hükümleri uyarınca ceza uygulaması yapılmasının yerinde olduğunu, sözleşmeye konu işin bitirilmesi gereken tarih olan 01.04.2014 tarihi itibarı ile işin %15.9'unun bitirildiğini, süre uzatımı sonucu ortaya çıkan teslim tarihi olan 18.05.2016 tarihi itibarı ile işin tamamlanma oranının ancak %21,13 seviyesine ulaştığını, sözleşmenin birim fiyat esasına göre düzenlendiğini, sözleşmenin haklı nedenle fesih edildiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "hükme esas alınan raporunda; sözleşme ve eklerine göre davacı yüklenici tarafından talep edildiği halde davalı iş veren tarafından süre uzatımı verilmeyen talebin 26.05.2014 tarihinde davacı tarafından gündeme getirildiği, bunun dayanağının hava koşulları nedeni ile çalışılamayan dönemler için ek süre verilmesine ilişkin olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 9.2 maddesi açık olup, "Yüklenici taahhüdün tümünü, iş yeri teslim tarihinden itibaren 300 gün içinde tamamlayarak geçici kabule hazır hale getirmek zorundadır. Sürenin hesaplanmasında, havanın fen noktasında çalışmaya uygun olmayan dönemi ile resmi tatil günleri dikkate alındığından, bu nedenle ayrıca süre verilemez." şeklindeki açık düzenleme ve yine sözleşmenin 9.4 maddesine göre "... fen koşullarına göre çalışmaya uygun olmayan 15.12-01.02 tarihleri arasındaki 105 gün olup, bu süre iş bitiminde dikkate alınmaz...." şeklindeki düzenlemeye göre, yer teslimi 03.06.2013 tarihinde yapılmış olup, sözleşmeye göre iş bitim tarihi 01.04.2015 olacağı, iş bitim süresinin sözleşme ile belirlendiği, bu sürenin hesaplanmasında çalışmaya uygun olmayan sürelerin de dikkate alındığının açık olduğu, bu hali ile sözleşmenin 9.2 maddesi uyarınca çalışmaya uygun olmadığı belirlenen 105 günlük sürenin işin bitim tarihi belirlenirken dikkate alındığı ve bu konuda ek süre verilemeyeceği biçimindeki sözleşme hükmü uyarınca davacının davalıdan bu nedenle ek süre talebinde bulunamayacağı, davalının da açık sözleşme hükmü uyarınca ek süre vermesinin sözleşmeye uygun olmadığının kabul edildiğini, Kâr siperi yapımına konu sahanın bir kısmının yeni yapılacak servis yoluna denk gelmesi nedeni ile ek süre verilmesi gerektiği ileri sürülmüş ise de, söz konusu servis yollarının yapımının 47 gün sürmesinin uygun olduğunu, zaten bu 47 gün dikkate alınıp davalı tarafından davacıya ek süre verildiğinin anlaşıldığını, Tarafların Anayasasının sözleşme hükümleri olup, uyuşmazlıkların bu sözleşme ekleri dikkate alınarak çözümlenmesi gerektiğini, davalının ödeneğinin yeterli olmadığı gerekçesi ile ek süre verilmesi gerektiği ileri sürülmüş ise de, sözleşme hükümlerinde yer almayan bir nedenle ek süre verilmesinin mümkün olmadığını, sözleşmede de ödenek yetersizliği nedeni ile ek süre verileceğine ilişkin düzenleme olmadığı için bu nedenle de ek süre verilmesinin mümkün olmadığının kabul edildiğini, Malzeme ocaklarından malzeme temini ve patlayıcı temininde sorunlar çıktığı belirilerek süre uzatımı verilmesi gerektiği ileri sürülmüş ise de, taraflar arasındaki sözleşmenin 1-Genel açıklamalar başlığı altında madde 2/f ve madde 9.a bendinde açıkça malzeme ocağının tespiti, gerekli işlemler ile patlayıcı malzeme temini ve gerekli izinlerin alınması hususları davacının sorumluluğunda olduğu, bu nedenle de ek süre verilemeyeceği, kamulaştırma projelerinde yaşanan gecikmelerin de 9.2 maddesi kapsamında davacının sorumluluğunda olduğu için ek süre verilmesinin mümkün olmadığının kabul edildiğini, Bilirkişi raporunun 17. sayfasında yapılan değerlendirme sonucu verilmesi gereken ek sürenin 433 gün olması gerektiğinin kabul edildiği, buna göre; işin sözleşmeye göre bitim tarihinin 01.04.2014 olduğu, kar siperi yapımı için verilen ek süre ile hava şartları nedeni ile işin davalı tarafından durdurulduğu süre dikkate alındığında verilmesi gereken ek sürelerin sonu olan 08.06.2015 tarihinde işin bitmiş olması gerektiği, sözleşmenin bu süreden de sonra 10.07.2015 tarihinde davalı tarafından fesih edildiği, kar siperi imalatı nedeni ile yarım kalan işin tamamlanması için davalının 22.04.2015 tarihli talebine rağmen davacının işe başlamadığı, fesih tarihine kadar davacının her hangi bir imalatı olmadığı için ek süre verilse dahi bu sürenin sonu olan ve işin bitirilmesi gereken 08.06.2015 tarihinden sonra 10.07.2015 tarihinde fesih işleminin yapılmış olması nedeni ile davalı tarafından ek süre verilmese dahi davacının üstlendiği işi tamamlamasının mümkün olmadığını, bu hali ile davalı işverenin davacı yüklenici ile olan sözleşmeyi feshinin haklı nedene dayandığının kabul edildiğini, Sözleşmenin davalı tarafından haklı nedenle feshedildiği kabul edilmekle davacıya ait teminat mektubunun paraya çevrilmesi sözleşme hükümlerine uygun olduğu için davacının teminat mektubu bedelinin davalıdan tahsili isteminin yerinde olmadığının kabul edildiğini, Davacının bir diğer talebinin, sözleşme hükümlerine aykırı olarak gecikme cezası uygulandığı olup, şimdilik 5.000,00 TL'nin davalıdan tahsili istemine ilişkin olduğu, hakedişlerde imzası bulunan davacının sözleşme hükümlerine uygun çekince ileri sürmeksizin hakediş bedellerini tahsil etmiş olması nedeni ile geriye dönüp ceza kesintilerinin haksız olduğunu ileri süremeyeceğini, bu nedenle ceza kesintilerinin de davalıdan talep edilemeyeceğinin kabul edildiğini, Davacının dava dilekçesinde yer alan bir diğer talebinin sözleşmenin feshi nedeni ile kalan işleri tamamlayamadığı için kâr yoksunluğunun davalıdan tahsiline ilişkin olup, yukarıda da belirtildiği gibi sözleşmenin feshine davacının davranışlarının neden olduğu, davalı tarafından yapılan fesih işlemi haklı nedene dayandığı için davacının yapılamayan işler nedeni ile kâr yoksunluğu talep edemeyeceğinin kabul edildiğini, Davacının bir diğer talebinin fiyat farkı istemine ilişkin olup, sözleşmenin fiyat farkı ödemesi ve hesaplaması şartları başlıklı 14.2. maddesindeki düzenlemeye göre, yükleniciye fiyat farkı verilmeyeceğini, ancak mücbir sebep veya idarenin kusuru nedeni ile süre uzatımı verilmesi nedeni ile iş bitim süresinin uzatılması halinde ilan/davet tarihinde yürürlükte bulunan fiyat farkı esasları uyarınca fiyat farkı ödenir düzenlemesi yer aldığını, işin yapımı nedeni ile davalı idareden kaynaklanan aksaklıklardan dolayı 433 gün ek süre verilerek işin bitim tarihinin 10.07.2015 tarihine ötelendiği, verilen ve verilmesi gerektiği kabul edilen ek süre içerisinde davacı hiç bir imalat yapmadığı için davacının davalıdan fiyat farkı adı altında ücret talep etmesinin mümkün olmadığının kabul edildiğini, davacının bir diğer talebinin, 10 no'lu hakediş bedelinden ödenmediği ileri sürülen kısma ilişkin şimdilik 5.000,00 TL'nin davalıdan tahsili istemine ilişkin olduğunu, sözleşmenin fesih edilmesi nedeni ile sözleşme eki şartnamenin 47/11 maddesi gereğince düzenlenen 30.09.2015 tarihli durum tespit tutanağında ve davacı taraf davet edilmesine rağmen katılmayarak imzalamadığı 12.11.2015 tarihli ve 10 nolu hakediş raporunda yer alan imalat miktarı dikkate alındığında davacı şirketin tek taraflı olarak düzenlediği 31.05.2015 tarihli ve 10 no'lu hakediş raporundaki imalat miktarları örtüşmediği için sırf davacı tarafından düzenlenen hak ediş raporu esas alınarak ödeme yapılmasının mümkün olmadığı, bu nedenle davacının kendisi tarafından düzenlenen 10 nolu hakediş nedeni ile davalıdan talep edebileceği alacağının bulunmadığının kabul edildiğini, Davacının bir diğer talebinin, fiilen gerçekleştirilen metrajların bilirkişi aracılığı ile belirlenip, fazladan yapılan imalatların 2015 yılı piyasa fiyatlarına göre hesaplaması yapılarak oluşacak alacaktan şimdilik 5.000,00 TL'nin tahsili istemine ilişkin olduğu, sözleşmenin fesih edilmesi nedeni ile sözleşme eki şartnamenin 47/11 maddesi gereğince düzenlenen 30.09.2015 tarihli durum tespit tutanağında ve davacı taraf davet edilmesine rağmen katılmayarak imzalamadığı 12.11.2015 tarihli ve 10 no'lu kesin hakediş raporunda yer alan imalat miktarları dikkate alındığında, davacı tarafın fazladan yaptığı imalatın söz konusu olmadığı bilirkişilerce belirlendiği için davacının fazla imalat nedeni ile davalıdan talep edebileceği alacağının bulunmadığının kabul edildiği" gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporu ile davalı tarafça yapılan kesin hakedişte belirtilen davacı alacağından daha fazla alacağı bulunmadığının anlaşıldığı" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Ek süre verilmesi konusundaki değerlendirmelerin olaya ve hukuka aykırı olduğunu, b. Sözleşmenin 9.4. maddesindeki düzenleme değerlendirildiğinde; 2014 yılı kış mevsimi ile 2015 yılı kış mevsimi için toplam 210 gün ek süre verilmesi gerekirken, bu ek sürelerin verilmemesinin sözleşmeye ve Yapım İşleri Genel Şartnamesine açıkça aykırı olduğunu, c.Kar siperleri işinin tamamlanıp müvekkilinin işe başlayabileceği tarihin 22.04.2015 tarihinden 34 gün sonraya tekabül eden 26.05.2015 tarihi olduğunu, bu tarihe, müvekkiline verilen 47 günlük süre eklendiğinde müvekkilinin işi tamamlama süresinin 12.07.2015 tarihi olacağını, d. İdarenin, müvekkilinin uhdesinde olmayan (sadece masrafları karşılama yükümlülüğü bulunan) kamulaştırma projelerini ve hesaplamalarını dahi müvekkiline yaptırdığını, ancak bu projeler için gerekli incelemeleri ve onayları zamanında yapmayarak müvekkilinin süre ve mali açıdan kayba uğramasına sebep olduğunu, bunun neticesinde ilgili imalatların yapılamadığını, dolayısıyla bu kapsamda ayrıca ek süre verilmesi gerektiğini, e.Süre verilmesi halinde işin hangi tarihte bitirilmesi gerektiğine dair kabulün eksik ve hatalı değerlendirmelere dayalı olduğunu, f. Sözleşmenin feshindeki kusur durumuna ilişkin değerlendirmelerin bariz takdir hatasına dayandığını, ilave imalatlar hakkındaki tespit ve değerlendirmelerin eksik ve hatalı olduğunu, g.Hükme esas alınan rapordaki görüş ve kanaatten farklı biçimde ve gerekçesiz olarak gecikme cezası bedellerinin iadesi talebinin reddinin açıkça hukuka aykırı olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup, sözleşmenin feshinin haksız olduğunun tespiti, haksız fesih nedeniyle müspet ve menfi zararların tahsili, davalının kestiği gecikme cezalarının iadesi, bakiye iş bedeli, fiyat farkı, sözleşme dışı iş bedelinin tahsili istemlerine ilişkindir Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve hükme esas alınan bilirkişi raporunun olaya uygun ve içerik itibariyle yeterli ve inandırıcı olduğunun anlaşılmasına göre, usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Yargıtay duruşmasında vekili hazır bulunan davalı yararına takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin, davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, Aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.