Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/3560 E., 2025/2388 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/3560 E., 2025/2388 K. (17.06.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3560
Karar No
2025/2388
Karar Tarihi
17.06.2025
Konu
Tazminat, Miras

6. Hukuk Dairesi 2024/3560 E. , 2025/2388 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/1132 E., 2024/855 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 17.06.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davacı vekili Avukat ... ile davalı ... vekili Avukat ..., davalı ... mirasçıları vekili Avukat ...'nin gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunu, davalı kooperatif tarafından müvekkili adına tahsisli dükkanlara tekabül eden beş adet üyeliği yönünden ihraç kararı alındığını, hile ve sahtecilik ile alınan ihraç kararının yok hükmünde olduğunu, kooperatif tarafından ihraç kararına rağmen ödemelerin kabul edildiğini ve üyeliğin devamının benimsendiğini ileri sürerek üyelikten ihraç kararının iptali ile, davacının üyeliğinin tespitine karar verilmesini, davacıya tahsis edilen her bir dükkan için fazladan ödenen bedellerin tespiti ile yapılan fazla ödemeler nedeniyle şimdilik davalılardan müşterek ve müteselsil olarak 1.000,00 TL'nin tahsiline, 5.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... ve ...'tan tahsiline, her bir dükkan yönünden, mahrum kalınan kullama bedeli olarak şimdilik 1.000,00 TL'nin olay tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı kooperatif vekili; ihraç kararlarının 30.06.2008 tarihinde tebliğ edildiğini, ihraç kararlarının tebliğinden itibaren 3 aylık süre içinde iptal davası açılmadığını, bu nedenle ihraç kararlarının kesinleştiğini, diğer talepleri için ise talep hakkının 5 yıllık zamanaşımının dolduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... vekili; müvekkilinin davalı kooperatif temsilcisi, yöneticisi veya denetçisi sıfatının hiçbir zaman olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. 3. Davalı ... vekili; müvekkilinin 16.09.2014'e kadar kooperatif yönetim kurulu başkanlığı görevini ifa ettiğini, davacının ileri sürdüğü tazminat istemleri, değeri itibariyle bizzat bilmesi gereken kalemlerden oluşmakta olduğunu, bu durumda, davacı tarafın uğradığını iddia ettiği zararı ve miktarını belirterek, bu değer üzerinden dava harcını ikmal etmesi gerektiğini, hak düşürücü sürenin dolmuş olduğunu, davacı hakkındaki tüm işlemleri kooperatif yöneticisi sıfatıyla gerçekleştiğini, davacının müvekkiline yönelteceği herhangi bir istemin hukuki temeli olmayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 23.12.2021 tarihli ve 2019/361 Esas, 2021/1026 Karar sayılı kararı ile ihraç ihtarnamelerinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, en son yapılan tebliğ tarihinin 30.06.2008 olduğu, davalı kooperatif tarafından davacının ihraç kararından sonra ortak olarak benimsemediği, davacının ihraç kararının tebliğinden yaklaşık iki yıl sonra davalı kooperatife 30.000,00 TL ödeme yaptığı, paranın davacıya iade edildiği ve ödemeden sonra davacı tarafın toplantılara çağrılmadığı, davacının tüm üyeliklerinin ihraç kararı ile sona erdiği bu sebeple mahrum kalınan kira kaybı ve daireyi satması sebebiyle uğrayacağı zararın da olamayacağı, bu durumda bu yöndeki talebinin de yerinde olmadığı, kaldı ki dosya içeriğine göre davacının 3 aylık hak düşürücü süre içerisinde ihraç kararının iptali davası açmadığı, ödemelerinin geri iadesi, davalı tarafta bulunan davacı eşyalarının tahsili talepleri yönünden ise 5 yıllık zamanaşımı süresinin dava tarihi itibariyle dolduğu, davacının manevi zarara uğramadığı gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi'nin 21.04.2022 tarihli ve 2022/336 Esas, 2022/527 Karar sayılı kararı ile, istinaf başvusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli kararının süresinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 16.10.2023 tarihli, 2022/3231 Esas, 2023/3312 Karar sayılı ilamı ile, ek rapor alınarak, davacının kooperatife yatırdığı paranın ne için yatırıldığı, ihraca konu üyeliğe ait aidat olup olmadığı, kooperatif tarafından paranın iade edilip edilmediği araştırılıp oluşacak uygun sonuca göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek, karar kaldırılmış ve İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda ilam başlığında belirtilen kararı ile, davacının ihraç kararının tebliğinden yaklaşık iki yıl sonra davalı kooperatife 30.000,00 TL ödeme yaptığı, davalı tarafından bu paranın kooperatif işlemlerinde kullanılmadığı, davacıya iade edilme iradesi gösterildiği ve ödemeden sonra davacı tarafın toplantılara çağrılmadığı, bu ödemenin tek başına ortaklığa kabul olarak değerlendirilemeyeceği, davacının tüm üyeliklerinin ihraç kararı ile sona erdiği, bu sebeple mahrum kalınan kira kaybı ve daireyi satması sebebiyle uğradığı zararı isteyemeyeceği, 5 yıllık zamanaşımı süresinin iş bu dava tarihi itibariyle dolmuş olduğu, yine davalı kooperatif tarafından yapılan ihraç işlemlerinin usule uygun olduğu, davacı tarafın manevi zarara uğramadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; ek rapora karşı itirazları değerlendirilmeden, adeta Yargıtay'ın bozma gerekçesini şekli olarak yerine getirmek adına, rapor sonrası tanzim edilen ilk duruşmada davanın reddine karar verildiğini, kooperatifçe davacı ödemesinin iade edilmediğinin sabit olduğunu, hayatın olağan akışı içerisinde ödemenin kooperatif ortaklığına dayandığının belli olduğunu, dekontta üyelik numaralarının belirtilmediğinden bahisle üyeliğe ait bir ödeme olmadığı değerlendirmesinin hatalı olduğunu, davacı tarafından ödenen paranın kooperatif işlerinde kullanılmadığı gibi bir tespitin kabul edilemeyeceğini, davalının sadece tevdi mahalli talebinde bulunduğunu, başkaca iadeye yönelik eylemi olmadığını, paranın davacıya iade edilmediğinin sabit olduğunu, dava konusu talepler bakımından zamanaşımı süresinin işlemeyeceğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre uyuşmazlık, kooperatif ortaklığının tespiti ile tazminat istemlerine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı ve özellikle, davacı ortağın kesinleşen ihracından yaklaşık 2,5 yıl sonra yaptığı 30.000,00 TL'lik ödemenin, kooperatifçe benimsenmeyerek, iadesinin sağlanması amacıyla girişimlerde bulunulmuş olmasına göre davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dairemizdeki duruşmada vekille temsil olunan davalılar kooperatif ve ... mirasçıları yararına takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak, adı geçen davalılara verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! ee55daa7ec2b4664 5ba620b10bf505a4

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı