Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2024/2657 E., 2025/3351 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/2657 E., 2025/3351 K. (13.10.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2657
Karar No
2025/3351
Karar Tarihi
13.10.2025
Konu
Tazminat

6. Hukuk Dairesi 2024/2657 E. , 2025/3351 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/668 E., 2024/447 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/231 E., 2022/634 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacı-birleşen davada davalı ... vekilince duruşmalı, asıl davada davalı-birleşen davada davacı ... vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyize konu edilen kararda dava değerinin duruşma sınırının altında olduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca asıl davada davacı-birleşen davada davalı ... vekilinin duruşma isteğinin reddine, temyiz dilekçelerinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 16.12.2014 tarihli Sistem Altyapısı Yenileme Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeden doğan yükümlüklerin yerine getirilerek taahhüt edilen işin tamamlanarak davalıya teslim edildiğini, Sözleşme'nin 33. maddesinde taahhüt edilen 3 yıllık garantinin eksiksiz yerine getirildiğini, davalı tarafça 07.02.2017 tarihinde meydana gelen bir arıza dolayısıyla Teknik Şartnamenin 18.13.13. maddesinde öngörülen ceza maddesi uygulanıp 07.03.20 17... .348,33 USD bedelli ceza faturası düzenlendiğini, faturaya itiraz edildiğini, arıza bildiriminin 07.02.20 17... :13'de taraflarına ulaştıktan sonra arızanın kendilerinin uzmanlık alanına girmediği bilgisi ile geri dönüş yapılarak, arızanın alt yüklenicilere iletildiğini, sorunun kaynağı öğrenildikten sonra arızanın ilgili lokasyonda çözümü için alt yüklenici şirket personeli .... davalı kuruma yönlendirilmiş ise de mesai saati dışında işyerinin kapalı olması sebebiyle arızanın giderilemediğini, davalının yetkilisinin ertesi gün gelinmesi gerektiğini bildirmesi üzerine personelin kurumdan ayrıldığını, ifa imkânsızlığının söz konusu olduğunu, 3 saat ceza tahakkuk etmesi gerekirken 22 saatlik ceza tahakkukunun hukuka aykırı olduğunu, davalı şirketin 42.600,00 USD tutarındaki teminat mektubunu haksız olarak bankadan tahsil ettiğini, taraflarınca kabul edilen 3 saatlik gecikme bedeli olan 10.650,00 USD'nin mahsubu sonrası 31.950,00 USD zarara uğradıklarını belirterek, davalı şirkete 69.698,33 USD tutarında borçlu olunmadığının tespitine ve teminat mektubunun haksız olarak tahsil edilen 31.950,00 USD'sinin tahsil tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte istirdatına karar verilmesine talep etmiştir. 2. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan sözleşme süresi içerisinde 07.02.2017 tarihinde başlayan donanım arızasının ve ilgili idare personelinin davalıya aynı gün saat 11:14 'te bildirildiğini, davalının arıza bildirimi sonrası herhangi bir dönüş sağlamadığını, bunun üzerine arızalı sistemin üreticisi olan firma ile temasa geçilip arızanın giderilmeye çalışıldığını, Teknik Şartnamenin 18.3. maddesi uyarınca ceza başlangıç tarih ve saati 07.02.20 17... : 13... .02.20 17... :51 saatlari arasında 22,38 saat için toplamda 80.348,33 USD ceza faturasının düzenlendiğini, düzenlenen faturanın davalı tarafça ödenmemesi üzerine 42.600,00 USD tutarlı teminat mektubunun 18.02.2019 tarihinde müvekkil şirket tarafından tazmin edildiğini ve 80.348,33 USD tutarlı faturadan mahsup edildiğini, mahsup sonrası Ankara .... İcra Müdürlüğünün 2019/566 Esas sayılı dosyası üzerinden 37.748,33 USD asıl alacak ve 11.041,39 USD işlemiş faiz tutarı için toplamda 48.789,72 USD üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının borca itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, davalının icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan sözleşme süresi içerisinde 07.02.2017 tarihinde başlayan donanım arızasının ve ilgili idare personelinin davalıya aynı gün saat 11:14 'te bildirildiğini, davalının arıza bildirimi sonrası herhangi bir dönüş sağlamadığını, arızaya müdahale edecek şahsın hasta olması nedeniyle en erken ertesi gün saat 10:30 da yerleşkede olabileceğine ilişkin bilginin ... firması tarafından 07.02.20 17... :59 da şirketlerine iletildiğini, ... firması personeli tarafından belirtilen gün ve saatte arızanın giderildiğini, davacının 08.02.2017 tarihli saat 13:51 de arızanın giderildiğine ilişkin e-posta gönderilip arıza kaydının sonlandırıldığını, dava dilekçesinde arıza bildirimi yapıldıktan sonra arızanın kaynağına ulaşmak için ifade edilen çalışmaların davacının iç işleyişi olduğunu, davacının alt yükleniciler ile arasında yaptığı yazışmaların taraflarınca bilinmesinin mümkün ve sözleşme kapsamında anılan arızanın giderilmesine ilişkin süreyi kesen yada durduran bir hal olmadığını, davacının yüklenici olarak bildirdiği kişinin hangi saatte lokasyonda olduğuna ilişkin çelişkili iddialarda bulunduğunu, müvekkili şirketin çalışma saatlerinden sonra gelinmiş olması halinde müvekkili şirketin kapalı olduğunu, şirket kayıtlarındaki süreler dikkate alınarak arıza çözüm süresini aşan 22,38 saatlik süre için Teknik Şartnamenin 18.13. maddesinde düzenlenen ceza oranı uygulanarak ceza tutarının hesaplandığını, menfi tespit talebine konu alacağın ... İcra Dairesi'nin 2019/566 Esas sayılı dosyasıyla takibe konulduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir. 2. Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; sözleşmeden doğan yükümlüklerin yerine getirilerek taahhüt edilen işin tamamlanıp davalıya teslim edildiğini, Sözleşme'nin 33. maddesinde taahhüt edilen 3 yıllık garantinin eksiksiz yerine getirildiğini, davalı tarafça 07.02.2017 tarihinde meydana gelen bir arıza dolayısıyla Teknik Şartnamenin 18.13.13. maddesinde öngörülen ceza maddesi uygulanıp 07.03.20 17... .348,33 USD bedelli ceza faturası düzenlenmişse de iade edildiğini, arızanın giderilmesi için gerekenin yapıldığını, alt yüklenicinin personelinin aynı gün saat 17:30-18:00 saati itibariyle kuruma ulaştığını ancak kurumun kapalı olması nedeniyle müdahale edemediğini, lokasyon yetkilisinin cep telefonu ile yapılan görüşmede ertesi gün gelinmesini istemesi üzerine personelin kurumdan ayrıldığını, müvekkili şirket açısından ifa imkânsızlığının söz konusu olduğunu ve bu imkansızlığın davacı kurumdan kaynaklandığını, müvekkili şirket tarafından 3 saatlik gecikmenin kabul edildiğini, arızanın kapatılması bildiriminin yapıldığı 08.02.2014 tarihine göre hesaplama yapılıp 22,38 saat üzerinden 80.348,33 USD ceza faturasına mahsuben müvekkili şirketçe verilen 42.600,00 USD tutarındaki teminat mektubu bedelinin haksız olarak bankadan tahsil edildiğini, dava reddi ile haksız başlatılan icra takibinden dolayı tazminata hükmedilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşme kapsamında aynı gün mesai saati bitimi 18:00'a kadar arızaya müdahale edilemeyip ertesi gün 08.02.20 17... :51'de arıza giderilip arıza kaydının sonlandırıldığı, sözleşmenin ve teknik şartnamedeki hükümlerin tarafları bağlayacağı gibi arıza durumunda üçüncü kişi konumundaki kişi/kurumların arızanın giderilmesine ilişkin bir yükümlüğünün bulunmadığı, arızanın davacı-birleşen davada davalı şirkete bildirimine ilişkin elektronik postada davalı-birleşen davada davalı kurumun ilgili personelinin iletişim bilgileri ile birlikte .... olduğu bildirilmesine rağmen ilgili personelle iletişime geçilmediği, davacı-birleşen davada davalının basiretli bir tacir olarak davalı-birleşen davada davacı kurumun mesai bitiş saatini öngörerek ve iletişim kişisi olarak bildirilen kişi ile iletişime geçmek suretiyle uzman personelin kurumda hazır olabileceği saati bildirmek suretiyle kurumda mesai saatinin bitiminden sonra çalışma yapılabilmesi için gerekli imkanın sağlanması hususunda bildirim yapması gerektiğinden bahisle arızanın giderilmesinde yaşanan gecikmeden sorumlu olduğundan bahisle sözleşmenin 33. maddesi ve Teknik Şartnamenin 18.13. maddesi uyarınca düzenlenen 80.348,33 USD'lik ceza faturasının yerinde olduğu, davacı-birleşen davada davalı ... A.Ş tarafından sözleşme kapsamında verilen 42.600,00 USD tutarlı teminat mektubu bedelinin tazmini ve mahsubu sonrasında davalı-birleşen davada davacının 37.748,33 USD ceza bedelini talep etmekte haklı olduğu, davalı-birleşen davada davacı tarafından icra takibi öncesi usulüne uygun temerrüde düşürüldüğünün kanıtlanamadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın asıl alacak yönünden kabulüne, işlemiş faizi talebi yönünden talebin reddi ile alacağın likit olduğu anlaşılmakla, davacının %20 oranında icra inkâr tazminatı talebinin kabulüne, şartları oluşmadığından davalının tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı-birleşen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Mahkemece taraflarınca ileri sürülen beyanların, kamera kayıtlarının, bilirkişi raporuna itirazların esas alınmadığını, b. Sözleşme veya şartnamelerde müvekkilinin yükümlülük altına girdiği herhangi bir sorumluluk bulunmadığını, arızaya müdahale usulü gibi herhangi bir usul veya esasın da düzenlenmediğini, arızaya müdahalenin mesai saatleri dışında da gerçekleşeceğini, şirket personelinin arıza giderimi için davalı şirkete gittiğini, ertesi gün gelinmesi gerektiği bildirildiğinden tutanak tutularak kurumdan ayrılındığını, bu sebeple sorumluluğun davalıda olduğunu, c. İcra takibinde işlemiş faiz yönünden davanın reddine karar verildiğinden, icra inkâr tazminatına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan etmektedir. 2. Davalı-birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Davacı-birleşen davada davalı şirketin meydana gelen arızanın giderilmemesi sebebiyle sorumluluğunun bulunduğunu, ceza faturasının sözleşme ve eklerine uygun olarak düzenlendiğini, tek taraflı düzenlenen tutanak içeriğini kabul etmediklerini, b. Teminat mektubunun nakde çevrilip ceza faturası alacağından mahsubu sonrası, kalan bedelin ödenmesi, aksi halde bakiye alacağın tahsili için yasal yollara başvurulacağı davacı-birleşen davada davalıya ihtar edildiğini, alacağın tümü ve işlemiş faizi yönünden davanın kabulünün gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Asıl davada uyuşmazlık, taraflar arasında akdedilen 16.12.2014 tarihli Sistem Altyapısı Yenileme Sözleşmesine istinaden ceza faturasından dolayı borçlu olunmadığının tespiti, teminat mektubunun tazmini nedeniyle davacının kabulünde olan cezanın mahsubu sonrası tazmin olunan bedelin istirdatına, birleşen davadaki uyuşmazlık ise ceza faturasından bakiye kalan alacağın tahsili istemli başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, taraflar vekillerince asıl ve birleşen davalar yönünden temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı harçların temyiz eden taraflara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! df7194cf469952df 9dc12d39664d4097

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı