Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2024/2543 E., 2025/3067 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/2543 E., 2025/3067 K. (24.09.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2543
Karar No
2025/3067
Karar Tarihi
24.09.2025
Konu
Tazminat

6. Hukuk Dairesi 2024/2543 E. , 2025/3067 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/272 E., 2024/222 K. Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında, 59 adet konutun, kaba inşaatının yapılması hususunda 11.03.2002 tarihinde sözleşme imzalandığını, sözleşme kapsamında, davalıya, 210.000,00 USD bedelli teminat mektubu verildiğini, inşaatın tamamlandığını, 01.05.2007 tarihinde geçici kabul tutanağı düzenlendiğini, geçici kabul tutanağında tespit edilen eksik işlerin de müvekkilinin taşeronu tarafından tamamlandığını, buna rağmen davalının teminat mektubunu nakde çevirdiğini, bu sebeple müvekkilinin, teminat mektubunu veren bankaya 381.375,00 TL ödeme yaptığını, müvekkilinin, inşaat sahasında bulunan iş makinelerinin ve şantiye binasının 18 ay süreyle davalı tarafından kullanıldığını, bundan doğan kira alacaklarının bulunduğunu, sözleşme ve projelerde belirlenen işlerden daha fazla iş yapıldığını, belirtilen nedenlerle nakde çevrilen teminat mektubu bedelinin iadesi ile fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla; kaba inşaata dair fazla imalat bedeli alacağının, şantiye binası bedeli alacağının, iş makinelerinin kullanılması nedeniyle doğan kira alacağının ve sözleşme dışı imalat nedeniyle oluşan alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep etmiş ve 19.02.2018 tarihinde davasını ıslah etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ile 11.03.2002 tarihli sözleşmede belirtilen işin anahtar teslimi yapılması hususunda anlaşıldığını, işin 730 takvim gününde tamamlanarak 31.03.2014 tarihine kadar kabule hazır hale getirilmesinin kararlaştırıldığını, davacının, taahhüt ettiği işleri süresinde tamamlamadığını, bu sebeple müvekkilinin, 15.02.2006 tarihinde aldığı kararla davacının eksik bıraktığı işleri onun nam ve hesabına yaptırılmasına karar verildiğini, taraflarca eksik imalatlar tespit edilerek geçici kabul tutanağının düzenlendiğini, 01.05.2007 tarihli geçici kabul tutanağına göre 485 gün süre uzatımı eklendiğinde işin bitim tarihi 01.08.2005 olmasına rağmen işin 31.03.2007 tarihinde bitirildiğini, davacı taleplerinin tamamının zamanaşımına uğradığını, davanın, geçici kabul tutanağından beş buçuk yıl sonra açıldığını, şantiye binasının ve makinelerin kullanımına ilişkin taleplerinin de sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre zamanaşımına uğradığını, davacının hakedişlerinin ödendiğini, müvekkilinin kayıtlarına göre davacıdan, 364.570,62 TL alacaklı olduklarını, müvekkilinin alacağının ödenmemesi sebebiyle teminat mektubunun nakde çevrildiğini, geç teslimden dolayı cezai şart alacaklarının da doğduğunu, şantiye binası imalat bedelinin sözleşme kapsamında olduğunu, şantiye binasının bulunduğu yerin müvekkilinin mülkiyetinde olmadığını, sözleşme dışı iş yapıldığına dair iddiaların dayanağının bulunmadığını, sözleşme dışı iş yapıldığında bunlara dair hak edişlerin fazlasıyla yapıldığını, kamyon ve iş makinelerinin kullanımına ilişkin iddiaların da dayanaksız olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi 17.12.2019 tarih ve 2014/252 Esas, 2019/564 Karar sayılı kararı ile dosya kapsamı ve taraflar arasındaki alacak borç bakiyeleri dikkate alındığında davacının davalıdan bakiye teminat mektubundan kalan 173.346,00 TL dahil olmak üzere toplam 549.846,00 TL alacaklı olsa da davalının takas mahsup talebi dikkate alındığında 447.930,00 TL gecikme cezası, cari hesaba göre 364.570,62 TL bakiye borç miktarı toplamı 812.500,62 TL davalının davacı yükleniciden alacaklı olduğu miktar dikkate alındığında davacı yüklenicinin davalıdan alacaklı olmadığı bu nedenle alacaklı olmadığının kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkeme kararının taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 02.11.2021 tarihli 2021/350 Esas, 2021/1146 Karar sayılı ilamıyla; taraflar vekillerinin yerinde olmayan sair temyiz itirazlarının reddi ile davacı tarafça, şantiye binasının davalı tarafından geçici kabul sonrası kullanıldığı usulüne uygun yasal delillerle ispat edilemediğinden mahkemenin sadece tanık beyanlarını esas almak suretiyle iddianın ispat edildiğini kabul ederek aralarındaki cari hesapta dikkate almasının doğru olmadığı, yine iş makinelerinin geçici kabul sonrası davalı tarafından kullanıldığı da usulüne uygun yasal delillerle kanıtlanamadığından bu kalem yönünden de bir bedel belirlenerek cari hesaba katılmasının doğru olmadığı, istinat duvarı bedeli sözleşme dışı iş olup, sözleşme dışı işin yapıldığı tarihteki piyasa rayicine göre bedelin belirlenmesi gerekirken, sözleşmedeki birim fiyatların esas alınarak hesaplanmasının doğru olmadığı, her ne kadar davalı tarafın ileri sürdüğü gecikme cezası talebinin mahkemece yerinde olduğu kabul edilerek aralarındaki cari hesapta mahsup olarak dikkate alınmış ise de; geçici kabulün yapıldığı açık olup, kabulde gecikme cezasına ilişkin ihtirazi kaydın ileri sürülmediği anlaşıldığından, gecikme cezasının talep edilmesinin mümkün olmadığı, gecikme cezası bedeli kabul edilerek mahsup yapılmasının da doğru olmadığı, tüm bu açıklamalar ışığında, davacının talep ettiği şantiye binası bedeli ve iş makinelerinin kullanım bedeli açısından davacının taleplerinin reddedilmesi, sözleşme dışı iş için ise, alanında uzman bir bilirkişiden ek rapor alınarak, yukarıda açıklanan usulde sözleşme dışı iş bedeli belirlenip davacının da talep ettiği bedel göz önünde bulundurularak bedele hükmedilmesi, davalının gecikme cezasının mahsup edilmesi talebinin ise reddedilmesi yönünde bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemenin ilam başlığında yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından, şantiye binasının davalı tarafından geçici kabul sonrası kullanıldığının usulüne uygun yasal delillerle ispat edilemediği, sadece tanık beyanlarının esas alınması suretiyle iddianın ispat edildiğinin kabul edilemeyeceği, iş makinelerinin geçici kabul sonrası davalı tarafından kullanıldığının usulüne uygun yasal delillerle kanıtlanamadığından bu kalem yönünden de bir bedel belirlenerek cari hesaba katılmasının doğru olmayacağı, istinat duvarı bedelinin sözleşme dışı iş niteliğinde olduğu, sözleşme dışı işin yapıldığı tarihteki piyasa rayicine göre bedelin belirlenmesi gerektiği, geçici kabulün yapıldığı dosya kapsamında açık olup, kabulde gecikme cezasına ilişkin ihtirazi kayıt ileri sürülmediğinden gecikme cezasının talep edilmesinin mümkün olmadığı, davacının talep ettiği şantiye binası bedeli ve iş makinelerinin kullanım bedeli açısından davacının taleplerinin reddedilmesinin gerektiği, sözleşme dışı iş için Yargıtay bozma ilamı gözetilerek bilirkişi heyetinden rapor tanziminin istenildiği, dosya kapsamına uygun, ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli 13.02.2024 tanzim tarihli bilirkişi heyeti raporu dikkate alınmak suretiyle davacının dava konusu ettiği hususlarda sözleşme dışı iş bedelleri olarak 83.500,00 TL'ye hak kazandığının tespit edildiği, davacı vekilinin 19.02.2018 tarihli ıslah dilekçesi de dikkate alınmak suretiyle, davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile sözleşme dışı iş bedelleri olarak hesaplanan 83.500,00 TL'nin, 10.000,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren, bakiye 73.500,00 TL'sinin ıslah tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacı tarafın fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının kendi ticari kayıtlarına göre dahi müvekkiline borcu bulunduğunu, HGK kararları ve kanun gereği herkesin haklarını kullanırken iyiniyetli davranması gerektiğini, Yargıtay bozma ilamında davacının şantiye binası bedeli ve iş makinalarının kullanım bedeli açısından davacının taleplerinin reddedilmesi gerektiği belirtildiğinden bunlar düşüldükten sonra kabul anlamına gelmemek üzere, davacının alacağının 256.846,00 TL olduğunu, taraf ticari defter ve kayıtlarına göre de müvekkilin davacıdan 364.570,62 TL alacaklı olduğunu, bu hususlar bozma dışında kaldığından, kesinleştiğini, müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğu sabit olduğu halde, yerel mahkemece takas mahsup savunmaları dikkate alınmadan hüküm kurulduğunu, sözleşme dışı iş bedeli olarak 83.500,00 TL yönünden 19.02.2018 tarihli ıslah dikkate alınarak kısmen kabul kararı verilmesinin hatalı olduğunu, alacak borç durumunun dikkate alınmadığını, bozma ilamında gecikme tazminatı dışında diğer alacakların mahsup edilmemesi yönünde bir bozma bulunmadığını, dava ve ıslah dilekçesine karşı zamanaşımı itirazlarının dikkate alınmadığını, eser sözleşmesi ve sebepsiz zenginleşme zamanaşımı hükümleri kapsamında talep edilen alacağın zamanaşımına uğradığını, sözleşme dışı işin hesaplanmasındaki birimin dayanağının açıklanmadığını, istinat duvarının imalâtıyla ilgili 13.07.2004 tarihli sözleşmenin yapıldığını ve iş bedelinin ödendiğini, bu hususun dikkate alınmadığını, lehe deliller değerlendirilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; sözleşme dışı iş olan istinat duvarı bedeli yönünden bozma ilamı kapsamında rapor alınmak suretiyle sözleşme dışı iş bedelleri olarak hesaplanan 83.500,00 TL'nin, 10.000,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren, bakiye 73.500,00 TL'sinin ıslah tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacı tarafın fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir. Her ne kadar mahkemece bozma ilamına uyularak karar verilmiş ise de; davalı vekili tarafından davada sözleşme dışı iş bedeli olarak istenen asıl bedel ve ıslah ile talep edilen bedele karşı zamanaşımı itirazında bulunulmuş olup, mahkemece bu yönde bir değerlendirme yapılmamış olduğundan, zamanaşımı itirazının değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken değerlendirilmeksizin karar verilmiş olması doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir. Bozma nedenine göre de davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığı değerlendirilmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derede Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 24.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 19760b217e132b25 b8247343db8af828

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı