Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2024/2495 E., 2025/3069 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/2495 E., 2025/3069 K. (24.09.2025)

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2495
Karar No
2025/3069
Karar Tarihi
24.09.2025

6. Hukuk Dairesi 2024/2495 E. , 2025/3069 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1125 E., 2024/1312 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/90 E., 2023/436 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında ... alışveriş merkezi inşaatının alüminyum ve dış cephe işlerinin yapımı konusunda 28.08.2018 tarihli taşeronluk sözleşmesinin akdedildiğini, müvekkilinin sözleşme gereği üstlendiği dış cephe kompozit levha, kapaklı cephe ve camlarının yapılması işi ile sözleşmede talep halinde yapılması kararlaştırılan ek işleri bitirerek teslim ettiğini, AVM'nin dış cephe işi, AVM yanında kurulan ancak imara aykırı olması nedeniyle yıkılan 2 katlı çelik yapıdaki işler ve bina içinde yapılan ve çatı bölümündeki ışıklıklara dair işler olmak üzere tüm işlerin yapıldığının ancak davalının yaptığı işlerin bedelini tamamen ödemediğini, davalıya ait ... ilinde de bir kısım işler yaptığını ancak bu işe dair alacak haklarını saklı tuttuğunu, yapılan işlerin 2020 yılı piyasa değerinin dilekçe ekindeki tabloda sunulduğunu, akdedilen taşeron sözleşmesi kapsamında müvekkilinin yaptığı işlerin ve emeklerinin karşılığının HMK'nın 107. maddesi gereğince tam ücretin belirlenmesine kadar şimdilik fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla arabuluculuk anlaşamama tutanağı tanzim tarihi olan 03.03.2020 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte 10.000,00 TL belirsiz alacak davası şeklinde olarak davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin ... AVM'nin müteahhidi olup, davacı ile taşeronluk sözleşmesinin akdedildiğini, bu sözleşmeye göre davacının yapacağı işin bedelinin 3.500.000,00 TL olarak belirlendiği, yine sözleşme dışında kalan işlerin piyasa koşullarına göre m² birim fiyatları üzerinden yapılacağının kararlaştırıldığını, üstlendiği işleri eksik yapmış olmasına rağmen sözleşmeye göre hesaplanan bedellerin fazlası ile davacıya ödendiğini, AVM yanında kurulan 2 katlı bina için bir kısım işlerin davalı tarafından yapıldığını, ancak söküm ve tekrar kurulum işlerini başka bir firmanın yaptığını, yapılan işlere ilişkin faturaların eksiksiz olarak kesilerek ödendiğini, ödenenler dışında kesilen ve kendilerine ulaşan herhangi bir faturanın bulunmadığını, davacının basiretli tacir olma yükümlülüğü bulunduğunu, davacının vergi borcu dolayısıyla da fazladan ödeme yapılmak zorunda kalındığını, davacının ek işe dair taleplerini ve sunulan tabloları kabul etmediklerini, haksız kazanç elde edilmeye çalışıldığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının sözleşme kapsamında yapılması gereken işleri yaparak davalıya teslim ettiği, ... adlı iş yerinin dış cephesinin yapılmadığı hususunun ispat yükünün davalıda olduğu, davalının bu hususta herhangi bir delil ileri sürmediği, aksi ispat edilmediği sürece işin yüklenici tarafından yapıldığının kabulünün gerektiğinden davalı tarafa bu hususta yemin delili hatırlatıldığı ancak davalı yemin deliline dayanmadığından davacının taraflar arasında varlığında uyuşmazlık konusu olmayan sözleşme kapsamında eksik iş yapmadığı kabulü ile yargılamaya devam edildiği, davalının yemini eda etmesi, taraflar arasında imzalanan sözleşme, davalının AVM yanında bulunan iki katlı binanın söküm ve yeniden kurulum işleminin davacı tarafından yapılmadığına ilişkin yemin teklif etmediği dikkate alınarak sözleşme kapsamında yapılan işlerin 13.12.2021 tarihli raporun 9. ve 10. sayfasında bulunan tabloda yer alan iş kalemleri olduğu, diğer işlerin (bilirkişi raporunun 11-12-13 sayfasında bulunan tabloda yer alan iş kalemleri) sözleşme kapsamı dışında olduğu ve yapıldığı tarihteki piyasa rayicine göre hesaplanması gerektiği, sözleşme kapsamında yapılan işin ve sözleşme kapsamı dışında yapılan işlerin toplamının 3.500.000,00 TL+2.041.040,95 TL=5.541.040,95 TL olduğu, davacının defterinde davalı tarafından 5.805.000,75 TL ödeme yapıldığının kayıtlı olduğu, davacı defterine göre davalının davacıya herhangi bir borcunun olmadığı, yine davalı defter kayıtlarına göre ise davacıya 5.810.999,76 TL ödeme yapıldığının kayıtlı olduğu, davalının davacının vergi borcunu ödediğine ilişkin iddiasının davacı Şirket temsilcisinin isticvap beyanı ile de kabul edildiği ve 206.408,68 TL ödeme yapıldığı, davalının ödeme borcunu yerine getirdiği, davaya konu iş kapsamında bakiye borcun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece sözleşme kapsamında yapılan işlerle sözleşme harici yapılan işlerin yanlış olarak tespit edildiği ve bu nedenle müvekkilinin sözleşme kapsamında olmayan işler sebebiyle davalıdan olan alacağının eksik hesaplandığını, bilirkişilerce sözleşmenin işin kapsamını belirleyen açık maddesine aykırı olarak sözleşme kapsamındaki işlerin belirlendiği, rapor ve ek raporun hatalı olduğunu, sözleşme kapsamında ve haricinde yapılan işlere dair taraflar arasında anlaşmazlık olmadığını, mahkemenin sözleşme kapsamında olmayan işleri belirlemesindeki usulün doğru olduğu kabul edilse dahi belirlenen işlerin rayiç değerinin güncel ekonomik verilerin ve göstergelerin çok altında hesaplandığını, müvekkiline yapılan ödemelerin bilirkişi raporuyla fazla ve hatalı olarak hesaplandığını, davalıya kesilen 30.4.2019 tarihli 417.000,00 TL tutarlı faturaya ait ödemenin davalıya iade edilmesine ve davalı tarafından 30.4.2019 tarihli iade faturası kesilmiş olmasına rağmen 417.000,00 TL iadenin davalının muavin defter kaydında almadığını, bu nedenle bilirkişi tarafından yapılan hesaplamanın fahiş farklara neden olduğunu, davalının muavin defter kaydına dayanılarak müvekkiline ödeme yaptığını iddia ettiği işlemlerin kalem kalem incelenmeden, yekun bir şekilde rapora esas alındığını, dava konusu iş kapsamında ödendiğine ilişkin bilgi belge olmayan faturaların dikkate alınmasının hatalı olduğunu, faturalarda vadesinde ödenmeyen faturalarda %5 vade farkı uygulanacağının belirtilmesine rağmen bilirkişi raporunda hiçbir şekilde hesaplanmadığını, davalı ile Antalya'da da iş yapıldığı bu nedenle davalının müvekkiline yaptığını iddia ettiği ödemelerin dava konusu kapsamında yapılıp yapılmadığının da bilirkişice denetime elverişli bir şekilde incelenmesi gerektiğini, mahkemece davanın kısmi dava olarak kabul edilerek karar verilmesinin usule aykırı olduğunu, yemin sonrası süre istendiğini ancak reddedildiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli alacağı istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.09.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı