Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2024/2451 E., 2025/1048 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/2451 E., 2025/1048 K. (13.03.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2451
Karar No
2025/1048
Karar Tarihi
13.03.2025
Konu
Tapu

6. Hukuk Dairesi 2024/2451 E. , 2025/1048 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1622 E., 2024/550 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/66 E., 2023/638 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile 21.11.2011 tarihinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiğini, yapılan bu sözleşme gereği 12 numaralı parsele ikiz villa yapılmak üzere anlaşma sağlandığını ve sözleşme hükümlerine göre inşaatın yapımına imar çıktıktan sonra başlanmasının kararlaştırıldığını, ancak Belediyeden imar izni çıkmış olmasına rağmen davalı tarafından Belediye'ye hiçbir aşamada başvuru yapılmadığını, izinlerin alınmadığını, proje ve sözleşmenin yaklaşık 7 yıl boyunca sürüncemede bırakıldığını, müvekkilinin mağdur edildiğini, müvekkilinin haklı nedenlerle 06.03.2019 tarihli ihtarname ile sözleşmenin feshini talebini ettiğini, ancak davalı fesih iradesinin iletim tarihinden bir müddet sonra 11.04.2019 tarihinde kötü niyetli olarak sözleşmeyi tapu siciline şerh ettirmek sureti ile müvekkilini mağdur etmeyi amaçladığını, fesih iradesinin iletim tarihinden sonraki bir tarihte yapılan bu şerhin hukuken kötü niyet taşıdığını ileri sürerek, sözleşmenin feshi ile birlikte tapuya tescil edilmiş olan şerhin tapudan terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın iddia ve beyanlarının gerçeği yansıtmadığını, inşaatın başlanması süresi temel ruhsatının alınması koşuluna bağlanmış olup, imar izninin alınması hususunun inşaatın başlanması hususu değil sözleşmenin konusu olduğunu, inşaattaki gecikmenin sebebi müvekkilinin değil, bizatihi davacının kendisinin olduğunu, bunun yanında davacı tarafın nüfus kaydı, sözleşme ve tapu kütüklerinde bulunan isimlerinin uyuşmaması sebebiyle mahkemeye başvurarak isim, soyisim düzeltme yoluna gittiğini, dolayısıyla da müvekkiline verilen vekaletname ile tapu kütüğündeki isim, soyisim halinin tutmuyor olması sebebiyle de gerekli işlemlerin yapılamadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafından sözleşmenin düzenlenmesinden itibaren uzunca bir süre geçmesine rağmen sözleşmenin ifasına yönelik herhangi bir işlem yapılmadığı, davalının edimini yerine getirmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile inşaatın tamamlanması için belirlenen makul sürenin geçmiş olup yüklenicinin ifada kusurlu bulunduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. İnşaatın başlama süresinin temel ruhsatının alınması koşuluna bağlanmış olup, imar izninin alınması hususunun inşaatın başlanması hususu değil sözleşmenin konusu olduğunu, b. Davacı tarafın sürekli olarak arsayı teslimden kaçındığını, verilen sürelere riayet etmediği gibi yer teslim tutanağı da müvekkil tarafından defalarca davet edilmesine rağmen imzalanmadığını, c. Müvekkile inşaata başlaması için yer teslimi yapıldığına ilişkin durumu ispatlar nitelikte herhangi bir delil bulunmadığını, d. Müvekkile verilen vekaletname ile tapu kütüğündeki isim, soyisim halinin tutmaması sebebiyle gerekli işlemlerin yapılamadığını, e. Bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, f. Davacının müvekkili ile düzenlenen sözleşmeyi henüz feshetmeden başka bir yüklenici ile anlaştığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili feshi ve şerhin terkini istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.03.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! fc6c3e113398f81f 8717c7cd8252f2da

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı