Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2024/1440 E., 2025/1047 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/1440 E., 2025/1047 K. (13.03.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1440
Karar No
2025/1047
Karar Tarihi
13.03.2025
Konu
Tazminat, Tapu, Miras

6. Hukuk Dairesi 2024/1440 E. , 2025/1047 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/398 E., 2023/767 K. BİRLEŞEN DAVA TUZLA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNİN 2004/1081 ESAS BİRLEŞEN DAVA İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNİN 2020/17 ESAS 3-... 4- ... vekili Avukat Mahkemece bozmaya uyularak verilen kararı davacı- birleşen davalı vekili ve birleşen davacı vekili tarafından temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1. İstanbul Anadolu 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/398 Esas (bozma öncesi Tuzla 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2004/1074 Esas, birleşen Tuzla Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/1081 Esas ve 2009/546 Esas) sayılı dosyasında, yüklenici S.S. Ekşioğlu Zirvekent iki konut yapı kooperatifi tarafından; taraflar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı olarak, davacı yüklenici tarafından davalı arsa sahiplerine fazladan verilen bağımsız bölümlerin iadesi bunun mümkün olmaması halinde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 8.000,00 TL'nin davalılardan tahsili ve müvekkili tarafından sözleşmede kararlaştırılan yükümlülüklerin yerine getirilmesine rağmen davalı arsa sahipleri tarafından arsa paylarının devrinin gerçekleştirilmemiş olması nedeniyle tapu iptal ve tescili isteminde bulunulmuştur. 2. Birleşen İstanbul Anadolu 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/17 Esas sayılı dosyasında ise davacı arsa sahibi ... mirasçıları tarafından; yapı ruhsatında metrekarelerde artış olduğu, müvekkile ait dairelerin belirlenmesi yapılan tarihteki metrekareler ile yapı ruhsatındaki metrekarelerin farklı olduğu, yeni imar durumuna göre yapılacak yeni binaların da % 35'inin de arsa sahiplerine ait olacağı, yeni durum itibariyle arsa sahibi olan müvekkilinin teslim aldığı metrekarelerden daha fazlasını hak ettiği iddia edilerek yapı ruhsatları da göz önüne alınarak sözleşme gereğince müvekkillerine düşen payın (metrekare miktarının) tespiti, tespit edilen tutar ile teslim edilen 1169 metrekare farkının müvekkile verilmesi, teslimin mümkün olmaması halinde rayiç bedelinin faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmesi isteminde bulunulmuştur. 3. Birleştirmeden önce, Tuzla Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2004/1074 Esas, 2012/606 Karar ve 04.10.2012 tarihli kararı ile 2004/1074 Esas sayılı dosyasında dava şartları oluşmadığından davacı kooperatifin fazla verilen dairelerin iadesi veya 8.000,00 TL'nin iadesi taleplerinin reddine, birleşen 2009/546 Esas sayılı dosyada davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile 8.000,00 TL'nin iadesi talebinin reddine, hükmen tescil talebinin kabulüne, birleşen 2004/1081 Esas sayılı dosyada hükmen tescil talebinin kabulüne dair verilen kararın davalılar ..., ..., ..., ..., , , , ,, , (1968 d.lu), , , vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi'nin 2014/184 Esas, 2014/2612 Karar ve 04.04.2014 tarihli ilamı ile bozulması sonrasında ilama karşı birleşen 2004/1081 E. ve 2009/546 E. davalarda davacı kooperatif vekilince karar düzeltme isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi'nin 2015/9312 Esas, 2016/3551 Karar ve 10.06.2016 tarihli ilamı ile inşaatın geldiği seviye itibariyle yüklenicinin tapu devrine hak kazandığı kabul edilmiş ise de, henüz kat irtifakı tesis edilmediğinden, tapu iptal ve tescil isteminin kabulüne karar verilmesi ve sözleşmenin 3. maddesi uyarınca arsa sahipleri lehine teminat ipoteği kurulacağına dair hükmün gözardı edilmesinin doğru olmadığı, mahkemece, birleşen davalarda davacı yükleniciye kat irtifakı kurulması hususunda da izin ve yetki verilerek, kat irtifakı kurulduktan sonra, Daire bozma ilamında da belirtildiği üzere, sözleşmede teminat ipoteği kurulacağına dair hükmün varlığı da dikkate alınarak, tapu iptal ve tescil isteminin kabulüne karar verilmesi ve ayrıca, bu durumda, dava tarihi itibariyle tapu devri yapmamakta haklı olan birleşen davalarda davalı arsa sahiplerinin, yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamaları gerektiğinin gözetilmesi, kat irtifakının kurulmaması halinde ise, tapu iptal ve tescil isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye ve yanılgılı gerekçeye dayalı olarak hüküm kurulması doğru olmadığı, yerel mahkeme kararın, açıklanan bu gerekçelerle, birleşen davalarda kararı temyiz eden davalı arsa sahipleri yararına bozulması gerekirken, yazılı gerekçe ile bozulması doğru görülmediğinden, birleşen davalarda davacı kooperatif vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairenin 04.04.2014 tarihli ve 184 E., 2612 K. sayılı bozma ilamının gerekçesi kısmen kaldırılarak, kararın açıklanan değişik gerekçeyle birleşen 2004/1081 E. ve 2009/546 E. sayılı davalarda davalılar ..., ..., ..., , , , , , , (1968 d.lu), , yararına bozulmasına karar verilmiştir. 4. Bozma ilamının ardından yargılamaya İstanbul Anadolu 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/398 Esas sayılı dosyası üzerinden devam edilmiş ve yukarıda bahsi geçen İstanbul Anadolu 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/17 Esas sayılı dosyasından 16.03.2021 tarihinde verilen birleştirme kararı neticesinde, davaların birleştirilerek görülmesi yoluna gidildiği anlaşılmıştır. 5. İstanbul Anadolu 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/398 Esas, 2023/767 Karar ve 11.10.2023 tarihli kararı ile 2004/1074 Esas sayılı dosyasında dava şartları oluşmadığından davacı kooperatifin fazla verilen dairelerin iadesi veya 8.000,00 TL'nin iadesi taleplerinin reddine, birleşen 2009/546 Esas sayılı dosyada davanın reddine, birleşen 2004/1081 Esas sayılı dosyada davanın reddine, birleşen 2020/17 esas sayılı dosyada davacının davasının kısmen kabulü ile davacı ... mirasçılarının alması gereken toplam inşaat alanının 1.168,61 m² olarak tespitine, şartları oluşmadığından davacı tarafın tapu iptali ve tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. 6. Bu karara karşı, davacı- birleşen 2020/17 Esas sayılı dosya davalı vekili ve birleşen 2020/17 Esas sayılı dosya davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. 7. 6100 sayılı HMK’nın 166. maddesinin birinci fıkrasında; "Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davaların aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar diğer mahkemeyi bağlar" hükmüne yer verilmiştir. 8. Dosyalardan biri Yargıtay incelemesinden geçtikten sonra henüz kanun yolları aşamasına gelmemiş yeni bir dosya ile birleşmesi halinde, daha önce herhangi bir kanun yolundan geçmemiş dosyanın istinaf yoluna tabi olacağı açıktır. Zira davalar birleşmekle bağımsızlıklarını korur, ayrı dosya olma özelliğini devam ettirirler. 9. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin 1. fıkrasında; bölge adliye mahkemelerinin Resmi Gazetede ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanun'un temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin, yine aynı maddenin 2. fıkrasında ise bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine istinaf yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanun'un 427 ile 454. madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı, yani bu kararlara ilişkin dosyaların bölge adliye mahkemelerine gönderilemeyeceği belirtilmiştir. Bu durumda; 20 Temmuz 2016 tarihinden önce verilen kararlar, kanun yoluna başvurma tarihi ne olursa olsun, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427. ve 454. maddelerindeki temyize ilişkin hükümlere tabi olup, bahse konu dosyaların temyiz incelemesi için Yargıtay Başkanlığına gönderilmesi gerekmektedir. Buna karşılık; 20 Temmuz 2016 tarihinde ve sonrasında verilmiş olup daha önce temyiz incelemesinden geçmeyen kararlara karşı yasa yoluna gidilmesi halinde ise, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341-360. maddesindeki istinafa ilişkin hükümlerin uygulanması için bu dosyaların bölge adliye mahkemesine gönderilmesi zorunludur. 10. Somut olayda, daha önce Yargıtay denetiminden geçen asıl ve birleşen Tuzla Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/1081 Esas ve 2009/546 Esas dava dosyalarının “İstinaf” kanun yoluna tabi olmadığı açıktır. 11. Ne var ki, birleşen İstanbul Anadolu 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/17 Esas sayılı dava dosyasının karar tarihi 20 Temmuz 2016 tarihinden sonra olup, bu dosyada verilen kararla ilgili daha önce Yargıtay denetimi de söz konusu olmadığından, bu kararın ''İstinaf'' kanun yoluna tabi olduğu anlaşılmaktadır. Birleşen İstanbul Anadolu 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/17 Esas sayılı davada verilen karara karşı davacı ve davalı vekili tarafından sunulan temyiz başvuru dilekçesinin, istinaf başvuru dilekçesi olarak kabulü gerekir. 12. Bu durumda mahkemece, anılan davanın bağımsız dava olma özelliğini kaybetmediği gözetilerek, ''İstinaf'' kanun yoluna tabi olduğu gerekçesiyle, istinaf incelemesi yapılmak üzere ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesinin sağlanması, Bölge Adliye Mahkemesince yapılacak istinaf incelemesi neticesinde verilecek karara karşı yasal temyiz ve temyize cevap süreleri beklenerek, temyiz edilmesi halinde buna ilişkin evrakların da eklenmesi suretiyle ve her halde asıl ve diğer birleşen dava dosyaları hakkındaki temyiz itirazlarının değerlendirilmesi için kül halinde dairemize gönderilmek üzere dosyanın mahalline iadesine karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; Birleşen İstanbul Anadolu 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/17 Esas sayılı dava dosyasında verilen kararın; kanun yolu incelemesi bakımından istinafa tabi olduğu anlaşıldığından, dava dosyasının istinaf incelemesi yapılmak üzere ilgili Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine gönderilmesinin sağlanması için dosyanın İlk Derece Mahkemesine İADESİNE, 13.03.2025 gününde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! aed015df6f6fabf3 669226151d76c7ac

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı