Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2024/2049 E., 2025/1042 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/2049 E., 2025/1042 K. (13.03.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2049
Karar No
2025/1042
Karar Tarihi
13.03.2025
Konu
Tapu

6. Hukuk Dairesi 2024/2049 E. , 2025/1042 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/61 E., 2024/90 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ereğli (Konya) 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/178 E., 2022/197 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi akdedildiğini, müvekkillerinin dava konusu taşınmazlardaki hisselerini davalı yükleniciye tapuda devrettiklerini, dairelerin teslim tarihinin inşaat ruhsatı alındıktan sonra 2 yıl olarak kararlaştırılmakla birlikte 16.11.2017 tarihinde ruhsatın alındığını ve dava tarihine kadar inşaatın A bloğunu zemin katına kadar, B bloğunu ise temel seviyesinde kadar yapıldığını, sonrasında inşaatın durduğunu ve kalan sürede tamamlanmasının mümkün olmadığını, davalının borçlarından dolayı taşınmaz üzerine hacizlerin konulduğunu ve taşınmazların ipotek olarak verildiğini, taşınmaz hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibin başlatıldığını belirterek; davalının temerrüdü nedeniyle taraflar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili feshine, tüm haciz ipotek takyidatlar terkin edilerek, dava konusu taşınmazların davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacıların arsa payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların iddialarının doğru olmadığını, müvekkili tarafından inşaatların yapıldığını, sözleşmenin ihlalinin sözkonusu olmadığını, tapu iptal ve tescil şartlarının oluşmadığını, dava konusu taşınmaz kaydındaki takyidatların ve hacizlerin istenerek hak sahibi olan kişilerin davaya dahil edilmesini ve davanın ihbar edilmesini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, takyidatlar bakımından yargılama yapılabilmesi ve bu konuda karar verilebilmesi için lehine kayıt bulunan kişilerin davada davalı olarak yer alması gerektiği, dava açılırken bu talep yönünden lehine ipotek ya da haciz bulunan kişilere husumet yöneltilmeyerek davanın ihbarının talep edildiği, davanın açılış biçimi itibariyle bu talep yönünden davada yer almayan kişilerin davaya dahili davalı olarak eklenmesinin HMK'nın m.124 kapsamında mümkün olmadığı, davacılar vekiline davada yer almayan kişilere husumet yöneltecek şekilde birleştirme talepli dava açması için uygun süre verilmesine rağmen verilen sürede dava açılmadığından takyidatlara yönelik olan talep hakkında usulüne uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığı, yapılan keşif neticesinde inşaatların tamamlama oranının Mehmet Akif Mahallesi, 1230 ada, 46 parsel bakımından % 2, aynı yer 1230 ada, 47 parsel bakımından % 5 olduğu, davalı yüklenicinin edimini yerine getirip davaya konu taşınmazı davacılara sözleşmeye uygun şekilde devretmediğinden davalı yükleniciye verilen tapulu taşınmaz paylarının avans niteliğinde olduğu, bu yolla yapılan temlik sonucu oluşturulan tapu kayıtlarının gerçek mülkiyet durumunu yansıtmayacağından davacıların davasının kabulüne, taşınmazlar üzerindeki takyidatlar bakımından ise usulünce açılmış bir dava bulunmadığından bu talep bakımından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde: kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, taraflar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili feshi ile sözleşme gereği davalı adına tescil edilen taşınmazların takyidatlardan ari olarak arsa payları oranında davacılar adına tescili istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.03.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! d738d0f886fa161f 028a176765d06c58

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı