Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2024/828 E., 2025/1041 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/828 E., 2025/1041 K. (13.03.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/828
Karar No
2025/1041
Karar Tarihi
13.03.2025
Konu
Tazminat

6. Hukuk Dairesi 2024/828 E. , 2025/1041 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1792 E., 2023/1914 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 34. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/353 E., 2021/54 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından, müvekkilinin maliki olduğu taşınmazın eski kiracısı ile davalı arasındaki dekorasyon ve tadilat işlerine ilişkin sözleşmeden kaynaklı alacak nedeniyle müvekkili hakkında icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin elinde olmayan nedenlerle takibe itiraz edemediğini, müvekkilinin yapılan sözleşmenin tarafı olmadığını, yaptırılan işlerden haberinin bulunmadığını, dava dışı kiracının yaklaşık 2 yıl önce taşınmazdan ayrıldığını, kira ilişkisinin sonlandığını, taşınmazı lokanta olarak işletip, ayrılırken de malzemelerini söküp götürdüğünü, bu nedenle icra takibi ile talep edilen borcun hukuki dayanağının bulunmadığını belirtilen nedenlerle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinin müvekkili yönünden iptaline, % 20'den aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacıya ait işyerinin dekorasyon ve tadilatı kapsamında işlerini yaptığını, davacı ile birlikte müteselsil borçlu olan ... ve ...AŞ'den ihtarname ile ödemenin yapılmasının talep edildiğini, ödenmemesi üzerine icra takibi açıldığını, davacı ve kiracısının mahsuplaşma ve ibralaşarak aralarında uzlaştıklarını, kiracının tüm eşyaları bırakarak taşınmazı tahliye ettiğini, müvekkilinin yaptığı imalâtları almak için gittiğinde davacının polis çağırarak almasına engel olduğunu, davacının sebepsiz zenginleşme hükümleri gereği sorumlu olduğunu, keşif yapıldığında müvekkili tarafından yapılan imalâtların yerinde tespit edileceğini, ancak bir kısım imalâtların da davacı tarafından kötü niyetli olarak elden çıkarıldığını, bu nedenle davacının tüm imalâtlar yönünden sebepsiz zenginleşme hükümleri gereği sorumlu olduğunu, davalının bir başka açıdan vekaletsiz iş görme hükümleri gereği de sorumlu olduğunu, davacının kiracıya ait işyerinde yapılan imalâtları kendi nam ve hesabına geçirerek vekaletsiz iş görme ve sebepsiz zenginleşme suretiyle sorumluluğunun doğduğunu, nitekim imalâtlar sonrasında taşınmazın 2 kat bedelle kiraya verilir duruma geldiğini ve davacının mülkiyetinin değer kazanarak imalâtların bedavaya getirildiğini, davanın icra takibini sürüncemede bırakmak için açıldığını, kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin mağduriyetinin bilinmesine rağmen eldeki davanın açıldığını bu nedenle davanın reddi ve davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile davalı yanında feri müdahil olan kiracısı arasındaki kira ilişkisi nedeniyle açılan davaların feragat ile sonuçlandığı, kiracının kiralananı tahliye ettiği, lokantaya ait malzemelerin ve yapılan işlerin kiracı tarafından sökülüp götürüldüğüne dair belge bulunmadığı, vekaletsiz iş görme hükümleri gereği yapılan faydalı ve değer artırıcı işlerden dolayı davacının sorumlu olduğu kanaatiyle 20.09.2021 havale tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen 323.000,00 TL imalat bedeli yönünden davanın reddine, icra dosyasındaki alacak miktarından bu bedelin mahsubu ile bakiye 164.362,63 TL yönünden davanın kısmen kabulüne ve bu miktar yönünden borçlu olunmadığının tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ile dava dışı ... arasında dava konusu taşınmazın tadilat, tamirat ve dekorasyonuna ilişkin sözleşme yapıldığı, davacının sözleşmede taraf olmadığı, sözleşmenin dava dışı kiracı ... ile davalı arasında düzenlendiği, davalı ile dava dışı ... arasında düzenlenen kira kontratı ekinde yer alan sözleşme hükmünün 8. maddesi gereğince, kiracının kiralanan taşınmaza yaptıracağı masrafların sözleşme süresinin bitmesi halinde kiraya verenden talep edemeyeceğinin kararlaştırıldığı, gerek kira akdine, gerekse eser sözleşmesine göre, davacının davasında haklı olduğu, davacının, davalı yüklenici ile dava dışı kiracı arasında düzenlenen eser sözleşmesinin tarafı olmadığı anlaşıldığından, sözleşmenin nisbiliği ilkesi gereğince, sözleşmenin ancak taraflarını bağlayacağı, edimler ve yükümlülüklerinin sözleşmenin tarafları arasında geçerli olduğu ve eser sözleşmesinin tarafı olmayan davacının icra takibine konu borçtan dolayı sorumlu olamayacağı, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesi karar gerekçesinde kira sözleşmesinin 8. maddesine dayanılmakla birlikte kiracının kira süresinden önce taşınmazı neredeyse hiç kullanmadan tahliye ettiğini, bu nedenle vekaletsiz iş görme ve sebepsiz zenginleşme gereği davacının sorumluluğunun çok açık olduğunu, karar gerekçesinin dar bir yorumla verildiğini, yerel mahkeme gerekçesinin daha isabetli olduğunu, davacının taşınmaz için yapılan imalâtların tamamından sorumlu olduğunu, kira sözleşmesinin 8. maddesi hükmünün yanlış değerlendirildiğini, TBK'nın 321/3. hükmünün Yargıtay kararlarında daraltıcı olarak yorumlandığını ve sözleşmenin süresinin devamı süresince bu hükmün uygulanacağının kabul edildiğini, bilirkişi raporu ile müvekkili tarafından yapılan imalâtların halen kullanıldığının tespit edildiğini, tespiti yapılmayan imalâtların da sundukları sözleşme ve resimler ile bilirkişi tarafından tespitinin yapılabileceğini, davacı ve feri müdahilin yapılan imalât ve kira borcu nedeniyle karşılıklı ibralaştıklarını ancak müvekkilinin mağdur edildiğini, vekaletsiz iş görme hükümleri gereği davacının sorumlu olduğunu, davacının kötü niyetle dava açmış olması nedeniyle kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini, beyan etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, menfi tespit istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı