Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2024/2143 E., 2025/2952 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/2143 E., 2025/2952 K. (17.09.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2143
Karar No
2025/2952
Karar Tarihi
17.09.2025
Konu
Tazminat, Tapu

6. Hukuk Dairesi 2024/2143 E. , 2025/2952 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/362 E., 2024/706 K. Bölge Adliye Mahkemesince, bozmaya uyularak verilen karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA 1. Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 16.07.2012 tarihinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiğini, müvekkili arsa sahibi şirketin sözleşmeden kaynaklanan edimlerini yerine getirdiğini, davalı yüklenicinin sözleşmede kararlaştırılan süre dolmuş olmasına rağmen inşaatı henüz tamamlamadığını, davalı şirketin müvekkilinin izin ve onayı olmamasına rağmen işi başkasına devrettiğini bildirdiğini, bu devrin geçersiz olduğunu, devir olsa bile davalının sorumluluğunun devam ettiğini, müvekkiline verilmesi gereken dairelerin verilmediğini ileri sürerek, müvekkiline devri gereken beş adet dairenin tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline ve bu dairelerdeki eksik işlerin bedellerinin tahsiline, aynen ifaya ilişkin bu taleplerinin kabul edilmemesi halinde, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, denkleştirici adalet ilkesi gözetilerek, dairelerin değeri yönünden 50.000,00 TL tazminatın ve mahrum kalınan kira bedellerine karşılık 5.000,00 TL gecikme tazminatının davalıdan tahsiline karar verimesini talep ve dava etmiştir. 2. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalı arsa sahibinin sözleşme gereğince müvekkiline devretmesi gereken taşınmaz hissesini, bilgileri dışında, üçüncü bir kişiye devrettiğini, bu nedenle müvekkilinin edimlerini yerine getiremediğini, davalının ...Ltd. Şti. ve ... ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yaptığını ileri sürerek, 16.07.2012 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP 1. Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, davacının müvekkiline tapu devri yapmadığını, tapuların Asırkent Şirketine devredildiğini, davanın bu şirkete yöneltilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, sözleşme uyarınca, müvekkili tarafından, tapu devirleri için aynı zamanda ... Şirketinin de yetkilisi olan ... ’a vekalet verildiğini, bu vekaletnamenin sözleşme anında verildiğini ve yüklenici şirketin bundan haberdar olduğunu, bu kişilerin sürecin başından beri işbirliği içerisinde hareket ettiklerini, nitekim yüklenici şirketin kendi adına kayıtlı hisseyi de ... ’e vekalet vererek ... Şirketine devrettiğini, netice olarak tüm hisselerin ... Şirketinde birleştiğini, ... Şirketinin ve ... ’in arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak yer aldığını, ... ’in müvekkilinin haberi olmaksızın hisseyi tapuda ... Şirketine devrettiğini, müvekkilinin tapu devri yükümlülüğünü yerine getirdiğini, yüklenici şirketin temerrüde düştüğünü savunarak birleşen davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 17.11.2021 tarihli kararı ile asıl davada davacı arsa sahibi şirketin, taşınmaz hissesini davalı yüklenici şirkete değil dava dışı ... Şirketine devrettiği, taşınmazın tapuda bu şirket adına kayıtlı olduğu, tapu iptal ve tescil davası, tapuda malik olarak görünen kişiler aleyhine açılabileceğinden, davalı yüklenici şirkete yönelik talebin pasif husumet yokluğundan reddi gerektiği, davacı arsa sahibinin, yüklenici şirkete sözleşme gereğince yapması gereken tapu devrini yapmadığından temerrüde düştüğü, bu nedenle terditli tazminat taleplerinin de yerinde olmadığı; birleşen davada yapılan incelemede, davalı arsa sahibi tapu devri yükümlülüğünü yerine getirmediği, taşınmazın üçüncü kişiye devredildiği, bu haliyle sözleşmenin ifasının mümkün olmadığı gerekçesiyle, asıl davada tapu iptal ve tescil isteminin pasif husumet ehliyeti yokluğundan usulden reddine, tazminat davasının esastan reddine, birleşen davanın kabulü ile 16.07.2012 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 17.11.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 05.10.2022 tarihli kararı ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine konu hissesinin, arsa sahibi tarafından dava dışı ... ’e verilen vekaletname ile dava dışı ... Şirketine devredildiği, asıl davada davacı arsa sahibi tapu iptal ve tescil isteminde bulunmuş ise de bu davanın kayden malik olana karşı açılabileceği, davalı yüklenici şirketin bu istem yönünden pasif husumet ehliyeti bulunmadığı, arsa sahibi, tapu devrini yüklenici şirkete yapmamış ise de tapunun sözleşmede müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak yer alan dava dışı ... Şirketine devredilmiş olduğu, arsa sahibinin böylelikle tapu devri yükümlülüğünü yerine getirmiş olduğu, tarafların talepleri nazara alındığında sözleşmenin feshi konusunda iradelerinin birleştiği, sözleşmenin feshi nedeniyle verdiklerinin iadesini isteyebilecekleri, davacı arsa sahibinin bu kapsamda devri yapılan taşınmazın bedelini talep edebileceği, bilirkişi raporunda devrolunan arsa bedelinin 682.490,00 TL olarak tespit edildiği, sözleşme fesholunduğundan arsa sahibinin kira kaybı talebinin yerinde olmadığı, inşaatın başka şirket tarafından yapılarak tamamlandığı gözetildiğinde artık sözleşmenin ifa olanağı kalmadığı gerekçesiyle, birleşen davada verilen hükme yönelik istinaf talebinin esastan redddine, asıl davada verilen hükme yönelik istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl davada tapu iptal ve tescil davasının pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, taşınmazın rayiç değerine ilişkin talebin kabulü ile 682.490,00 TL’nin davalı yüklenici şirketten tahsili ile davacıya ödenmesine, gecikme tazminatı talebinin reddine, birleşen davanın kabulü ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 17.11.2021 tarihli kararının süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairemizce, sözleşmeye göre tapu devri yükümlülüğünü yerine getiren asıl davada davacı arsa sahibi şirketin, inşaatın teslimi için kararlaştırılan sürenin geçmiş olmasına göre mütemmerit durumdaki davalı yüklenici şirketten sözleşmeden kaynaklanan alacaklarını isteyebileceği, bu kapsamda, dava konusu taşınmaz tapuda üçüncü kişiye devredildiğinden, kendisine devri gereken dairelerin dava tarihindeki rayiç bedellerinin tahsilini talep edebileceği,asıl davada davacı tarafın, terditli bu istemi hakkında inceleme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi, birleşen davada ise mütemmerit durumdaki yüklenici şirketin fesih talebinin yerinde olmadığı gözetilerek birleşen davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak davacı arsa sahibinin, dava konusu konusu taşınmaz tapuda üçüncü kişiye devredildiğinden, kendisine devri gereken dairelerin dava tarihindeki rayiç bedellerinin tahsilini talep edebileceği gerekçesiyle asıl davanın davanın kısmen kabulü ile davacıya verileceği taahhüt edilen 5 adet bağımsız bölümün dava tarihi itibariyle rayiç bedeli 710.725,00 TL'nin davalıdan tahsiline, şartları oluşmayan kira kaybı tazminatı talebinin reddine, birleşen davada ise mütemmerit durumdaki yüklenici şirketin fesih talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili temyiz başvuru dilekçesinde; dava tarihindeki rayiç üzerinden davanın kabul edilmesi hakkaniyete aykırı olduğunu, kira tazminatı talebinin gerekçesiz ve haksız olarak reddedildiğini beyan etmektedir. 2. Asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili temyiz başvuru dilekçesinde; arsa sahibinin müvekkiline tapu devri yapmadığını, tapu devrinin ... Şirketine yapıldığını, arsa sahibinden hiç bir şey almayan müvekkilinin iade yükümlülüğünün de olmadığını, istinaf dairesi kararının kendi içerisinde çelişki olduğunu, davacı arsa sahibi ile dava dışı ... Şirketinin daha yüksek kazanç elde etmek için müvekkilini devre dışı bıraktıklarını, arsa sahibinin, ... Şirketinden iki adet daire aldığını, taşınmazın değeri yönünden alınan bilirkişi raporunun yeterli olmadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, asıl davada arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil, olmazsa sözleşmeye göre arsa sahibine devri gereken dairelerin rayiç bedelinin ve gecikme tazminatının tahsili, birleşen davada ise sözleşmenin feshi istemlerine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre asıl davada davalı-birleşen davada davacı ... Mim. Peyz. İnş. San. ve Tic. A.Ş. vekilinin tüm, asıl davada davacı-birleşen davada davalı ... Tek. İlt. San. ve Tic. A.Ş. vekilinin aşağıdaki paragraf dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.1. Bozma ilamında belirtildiği üzere sözleşmeye göre tapu devri yükümlülüğünü yerine getiren asıl davada davacı arsa sahibi, mütemmerit durumdaki davalı yüklenici şirketten sözleşmeden kaynaklanan alacaklarını isteyebilir. Asıl davada davacı arsa sahibi, mahrum kalınan kira bedellerinin tahsilini talep etmiştir. 18.10.2019 tarihli denetime ve hükme elverişli bilirkişi raporunda, davacı arsa sahibine verilmesi gereken 5 adet daire için kira alacağı 36.402,42 TL olarak hesaplanmış, davacı arsa sahibi tarafından bu bedel üzerinden harç tamamlanmıştır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyulmasına rağmen kira alacağı talebi değerlendirilmeden gerekçesiz olarak reddedilmiştir. 2.2. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince, asıl davada, 36.402,42 TL kira alacağının kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle ikinci kez bozulması gerekmiştir.

VII. KARAR 1-Asıl davada davalı-birleşen davada davacı ... Mim. Peyz. İnş. San. ve Tic. A.Ş. vekilinin tüm, asıl davada davacı-birleşen davada davalı ... Tek. İlt. San. ve Tic. A.Ş. vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2-Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının asıl davada davacı-birleşen davada davalı ... Tek. İlt. San. ve Tic. A.Ş. yararına BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcın temyiz edene iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 293bcac51012e1c9 560d602dfba37143

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı