6. Hukuk Dairesi 2024/2128 E. , 2025/3443 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/251 E., 2024/463 K. BİRLEŞEN 2014/26 ESAS SAYILI DOSYADA; İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 38. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/474 E., 2022/27 K. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, taraflar vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü :
I. DAVA Davacı yüklenici vekili asıl dava dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan 06.09.2006 tarihli sözleşme ile müvekkilinin 644 adet konut, ada içi ve genel alt yapı ve çevre düzenleme ikmal inşaatı yapım işini üstlendiğini, sözleşme gereğince 1.020.000,00 TL tutarında kesin teminat mektubunun davalıya verildiğini, sözleşme uyarınca müvekkilinin edimlerini yerine getirdiğini, işin geçici ve kesin kabullerinin yapıldığını, ancak davalının teminat mektubunu iade etmediğini belirterek, şimdilik toplam 920.000,00 TL tutarında teminat mektubunun davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir. Davacı yüklenici vekili birleşen dava dilekçesinde; müvekkilin sözleşme dışı fazla iş yaptığını belirterek 1 nolu yolun 7.500 m²’lik kısmında sıcak asfalt kaplaması yapılmasından dolayı 5.000,00 TL, 1 nolu yolda prefabrik beton bordür yapılmasından dolayı 5.000,00 TL, yine 1 nolu yolun 2.500 m² lik kısmına beton parke ile döşenmesinden dolayı 5.000,00 TL, 9 nolu yolun 1.050 m² kısmında sıcak asfalt kaplama yapılmasından dolayı 1.000,00 TL, 8 nolu yolun 1483,31 m² kısmında 8cm kilitli parke taşı döşenmesinden dolayı 5.000,00 TL olmak üzere şimdilik 21.000,00 TL’nin tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı iş sahibi idare vekili asıl ve birleşen davalara verdiği cevap dilekçesinde; davacı yüklenicinin işi eksiksiz ve ayıpsız olarak teslim etmediğini, teminat mektubunun iade şartlarının oluşmadığını, davacının sözleşme dışı iş yapmadığını, imzalanan kesin hakediş ve kesin hesap raporunu davalının ihtirazı kayıt ileri sürmeden imzaladığını belirterek asıl ve birleşen davaların reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 26.01.2022 tarihli kararı ile, asıl davanın kabulü ile davacının talebi ile bağlı kalınarak 920.000,00 TL teminat mektubu miktarına ilişkin alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen davanın kısmen kabulü ile 443.485,30 TL alacağın 16.000,00 TL'sinin dava, 427.485,30 TL'sinin ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin 5.000, 00... nolu yol parke taşına ilişkin talebin reddine, davacının 04.10.2017 tarihli ıslah dilekçesi ile istemde bulunduğu 2.769.269,40 TL A ve D bloklarda yapılan boya ve badana işlerine ilişkin alacağına dair talebi bakımından; usulüne uygun olarak süresinde, harçlandırılarak ve dava dilekçesinde belirtilmek suretiyle bir dava açılmadığından hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 26.01.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 20.10.2022 tarihli kararı ile davacı-karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı-karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl davanın kısmen kabulü ile; 778.450,80 TL teminat mektubu miktarına ilişkin alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesine; birleşen davanın kısmen kabulü ile 438.485,50 TL alacağın 16.000,00 TL'sinin dava, kalan 422.485,50 TL'sinin ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının 04.10.2017 tarihli ıslah dilekçesi ile istemde bulunduğu A ve D bloklarda yapılan sözleşme fazlası boya ve badana işlerine ilişkin alacağına dair talebi bakımından; usulüne uygun olarak süresinde harçlandırılarak ve dava dilekçesinde belirtilmek suretiyle bir dava açılmadığından hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 20.10.2022 tarihli kararının süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin tüm, asıl ve birleşen davada davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazları reddedilerek "Davacı tarafından asıl davada talep edilen teminat mektubu hakkında mahkemece 18.04.2013 tarihli ara karar ile; teminat mektubunun nakde çevrilmesinin dava sonuna kadar ihtiyati tedbir yoluyla önlenmesine dair karar verilmiştir. Verilen bu ara kararla davalı idarece teminat mektubu bedeli tahsil edilemediğinden asıl davada teminat mektubunun kısmen kabul edilen miktarının davacıya iadesine karar verilmesi gerekirken, davalıdan alınarak davacıya verilmesi doğru olmamıştır. Davacı yüklenici birleşen dava dilekçesinde; 1, 8 ve 9 no.lu yollara dair sözleşme dışı yaptığı fazla iş bedelinin tahsilini talep etmiştir. Yapılan yargılama sonunda, 8 no.lu yola dair talep edilen iş bedelinin ödemesinin yapıldığından bahisle bu talebin reddine, 1 ve 8 no.lu yollara dair yapılan fazla iş bedelinin ise kısmen kabulü ile 438.485,50TL’nin tahsiline karar verilmiştir. Hükme esas alınan 03.06.2017 tarihli bilirkişi kurulu raporunda sözleşme dışı yapılan fazla iş bedeli 2008 yılı birim fiyatlarına göre 198.854,50 TL olarak hesaplanmış, 2012 dava tarihi itibariyle karne katsayısı uygulanarak ve KDV eklenerek 443.485,30 TL bulunmuştur. Bundan 5.000, 00... no.lu yola dair yapıldığı iddia edilen bedel düşülmüştür. Oysa ki, sözleşme dışı iş bedelinin 6098 sayılı TBK'nın 526. ve devamı maddelerinde düzenlenen vekâletsiz iş görme hükümleri uyarınca yapıldığı tarihteki mahalli piyasa rayiçleri ile hesaplanıp ödenmesi gerekmektedir. Kaldırma kararından sonra alınan son bilirkişi kurulu raporunda, sözleşme dışı iş bedeli, işin yapıldığı 2007 yılı mahalli piyasa fiyatlarına göre 168.050,00 TL hesap edilmiştir. Mahkemece birleşen davada bu miktara hükmedilmesi gerekirken, birim fiyatlara göre hesaplanan ve dava tarihi 2012 yılına karne katsayısı ile güncellenerek bulunan miktara hükmedilmesi doğru olmamıştır. Ayrıca asıl ve birleşen davalarda davacı yüklenici, davalı iş sahibi idare iken gerekçe ve hüküm kısmında davacı-karşı davalı olarak yazılması maddi hata olup, mahallinde her zaman düzeltilmesi mümkün olduğundan bozma sebebi sayılmamıştır" gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "asıl davanın kısmen kabulü ile, dava konusu edilen "....Şubesi, 05.09.2006 tarih, 20 ... nolu, 770.000,00 TL bedelli" ve "... Bankası,.... Şubesi, 15.08.2006 tarih, ... nolu, 250.000,00 TL bedelli" teminat mektuplarının 778.450,80 TL'lik miktarı yönünden davacıya iadesine, geriye kalan kısma ilişkin talebin reddine, Birleşen Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/26 Esas sayılı dosyasında; davanın kısmen kabulü ile, talep edilen miktarla bağlı kalınarak, sözleşmenin tasfiyesi ve sözleşme dışı işlerden kaynaklanan 168.050,00 TL alacağın 16.000,00 TL'sinin dava tarihinden kalan 152.050,00 TL'sinin ise, ıslah tarihi olan 04.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, fazlaya ilişkin 5.000, 00... nolu yol parke taşına ilişkin sözleşme fazlası işten kaynaklı alacak talebinin reddine, Davacının 04.10.2017 tarihli ıslah dilekçesi ile istemde bulunduğu, A ve D bloklarında yapılan sözleşme fazlası boya ve badana işlemine ilişkin alacağına dair talebi bakımından; usulüne uygun olarak süresinde, harçlandırılarak ve dava dilekçesinde belirtilmek sureti ile bir dava açılmadığından hüküm tesisine yer olmadığına" karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a.Asıl davada yargılama giderleri ile vekalet ücretinin tamamından idarenin sorumlu tutulması gerektiğini, b.Birleşen davada, bilirkişi raporunda belirlenen miktarların işin yapıldığı tarihteki mahalli piyasa rayiçlerinden düşük olduğunu, rapora bedel düşüklüğü yönünden itiraz edildiği halde mahkemece itirazlar giderilmeksizin raporun hükme esas alındığını, c.Birleşen dava dilekçesinde, tüm sözleşme fazlası işlerin bedelinin ödenmesinin talep edildiğini, ıslah dilekçesinde de bunların neler olduğunun belirtilerek harçlandırıldığını, mahkemece, sözleşme fazlası işlerin neler olduğu konusunda bir karışıklık mevcut olduğuna yönelik olarak HMK'nın 31. maddesine göre herhangi bir açıklama dilekçesi sunulması isteğinde bulunulmadığı halde, usul ekonomisi hükümlerine aykırı biçimde boya-badana kalemlerinden dava dilekçesinde bahsedilmediği gerekçesiyle harçlandırılmış bir talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin usul ve yasaya açıkça aykırı olduğunu beyan etmektedir. 2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a.Gerek idarece yaptırılan tespit işlemi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporu ile belirlenen bedelden ve gerekse idare aleyhine açılan ve açılmaya devam eden tazminat davaları neticesinde ortaya çıkan ve idarece konut alıcılarına ödenmek zorunda kalınan tazminatlardan oluşan zarar ve ziyanın sözleşme hükümleri ve Borçlar Kanunu hükümleri gereğince davacı firmanın sorumluluğunu gerektirdiğini, b.Asıl davanın açıldığı tarihte ve bu tarihten önce davacı tarafça idareye ilişiksiz belgesi sunulmamış olduğunu, davanın açılmasına idarenin sebebiyet vermediğini, c.Birleşen davada zamanaşımı itirazlarının reddinin hatalı değerlendirmeye dayandığını, öncelikle zamanaşımı yönünden birleşen davanın reddi gerektiğini, d.Davacı tarafın tacir olup, Türk Ticaret Kanunu gereğince basiretli bir işadamı gibi hareket etmek yükümlülüğü bulunduğunu, tacir sıfatını haiz davacı firmanın itirazi kayıtsız ve şartsız imzaladığı 2 nolu mukayeseli keşif raporu, kesin hesap raporu ve kesin hakediş raporu karşısında birleşen davanın kısmen kabulüne dair kararın hukuksal ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesi uyarınca teminat mektubu bedeli ve sözleşme dışı yapılan fazla iş bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı harçların temyiz eden taraflardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verilmiştir.