Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2024/2738 E., 2025/3445 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/2738 E., 2025/3445 K. (15.10.2025)

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2738
Karar No
2025/3445
Karar Tarihi
15.10.2025

6. Hukuk Dairesi 2024/2738 E. , 2025/3445 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/286 E., 2024/274 K. İllk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü :

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı TOKİ'nin 2010 yılı Ekim ayı itibariyle Ankara .... adresinde yaklaşık 110 dönüm arazi üzerinde kurulu...Sitesinde yer alan imalatların yetersizliğinden bahisle devamlı şikayetlerin geldiğini, davacı şirkete bildirdiğini, bu nedenle davacının ....Sitesine ilişkin "tüm tesisin mevcut kanalizasyon ve yağmur suyu hatlarının kanal temizleme aracı ile yıkanması ve kanalların içlerinin kanal görüntüleme robot aracı ile görüntülenmesi, alınan görüntüler neticesinde mevcuttaki kanalizasyon ve yağmur suyu hatlarının kullanılamaz durumda olduğunun anlaşılması üzerine tüm tesisin kanalizasyon ve yağmur suyu hatlarının yeniden yapılması ve imalatların yapımı esnasında zarar gören yol, kaldırım, peyzaj ve benzeri imalatların onarılması, tesisteki evlere ait kış bahçelerindeki eğimlerin ters olması ve evlerin içine su girmesi nedeniyle, tüm kış bahçelerinin ve bu mahallerdeki pencere kenarlarının sökülüp yeniden yapılması" işlerini davalının menfaatine uygun olarak yaptığını, davacının söz konusu işleri tamamlamasına müteakip davalı TOKİ'nin kendi yararına olan bu işleri benimsediğini, ancak bu işlere ait bedellerin ödenmediğini, bu kapsamda dava konusu işlere ilişkin bedelin yerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak tespit ettirilmesi gerektiğini, davalıdan dava konusu işlere ilişkin bedelin ve tüm zararlarının ticari faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, 20.08.2010 tarihinde ihalesi yapılan, 27.09.2010 tarihinde sözleşmesi imzalanan ve 30.09.2010 tarihinde yer tespiti yapılan ".... ve ... ... Merkezinde yapılacak olan muhtelif işler ve altyapı işleri" işinin davacı şirket yükleniminde tamamlandığını, söz konusu işin geçici kabulünün 28.12.2011, kesin kabulü ile kesin hesabının 13.03.2013 tarihinde, kesin hakedişinin ise 16.04.2013 tarihinde yapılarak davalı idare tarafından onaylandığını, davacı yüklenici firmanın bahse konu işi yapılan ihale sonucunda anahtar teslimi sözleşme imzalayarak üstlendiğini ve işe ilişkin sözleşme ve ekleri ile yasal mevzuat dahilinde söz konusu işi tamamladığını, davacının sözleşme gereği yaptığı işler karşılığı hakedişlerinin de zamanında ve tam olarak kendisine ödendiğini, davacının sözleşme dahilinde ve yükleniminde olan işler dışında sözleşme dışı ve/veya fazladan yaptığı bir imalatın söz konusu olmadığını, davacı yüklenicinin kesin hesap ve kesin hakedişe dair herhangi bir itiraz kaydı bulunmadığını, davacı tarafın aradan geçen 6 yıldan sonra mesnetsiz taleplerle bu davayı açmış olmasının tamamen kötüniyet göstergesi olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 02.02.2021 tarihli kararında, davanın kabulü ile 6.224.758,76 TL alacağın dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 02.02.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 22.09.2022 tarihli kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 22.09.2022 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "...Hükme esas alınan 07.09.2020 tarihli bilirkişi kurulu raporunda, dava konusu işlerin sözleşme dışı iş olduğu saptaması yapılırken sadece taraflar arasında imzalanan 27.09.2010 tarihli sözleşme eki mahal listesi incelenmiştir. Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 8.2.1 maddesinde öncelik sırası da gösterilmek suretiyle ihale dokümanını oluşturan belgelerin tümü belirtilmiştir. Bu kapsamda dava konusu işlerin sözleşme dışı iş olduğunun belirlenmesi yönünden, anılan maddede yazılı idari şartname, sözleşme tasarısı, projeler, özel teknik şartname, genel teknik şartname, açıklamalar ve özel birim fiyat tarifleri ile diğer eklerin de incelenip değerlendirilmesi gerekir. Yüklenici tarafından teklif edilen götürü bedel, sözleşme eki projedeki iş miktarı bakımından geçerli olup, fazla iş yönünden değerlendirme yapılırken sözleşme eki projelerin incelenmesi gerektiği açıktır. Taraflar arasında düzenlenen 27.09.2010 tarihli sözleşmede, yapılacak işin bedeli 3.840.000,00 TL anahtar teslim götürü bedel esasına göre belirlenmiş ve sözleşmenin 8. maddesinde yapım işleri genel şartnamesi sözleşme eki olarak yer almıştır. Kamu ihale mevzuatına göre yapılmış sözleşmelerde, sözleşme dışı imalâtın yapılması halinde bunlara ilişkin esaslar bu sözleşmelerin eki sayılan Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin (YİGŞ) 21. ve 22. maddelerinde düzenlenmiştir. Sözleşmenin eki olan Yapım İşleri Genel Şartnamesi 6100 sayılı HMK'nın 193. maddesine göre delil sözleşmesi niteliğinde olduğundan, mahkemelerce görevi gereği kendiliğinden gözetilmesi gerekmektedir. Şartnamenin 21. ve 22. maddelerinde varsa sözleşme dışı imalâtların bedellerinin hesaplanmasına ilişkin yöntem ve şartlar belirlenmiştir. Şartnamenin 21. maddesinde götürü bedelli işlerde sözleşme kapsamında kalması halinde %10 fazla imalâtın sözleşme fiyatlarıyla yaptırılacağı hükmü bulunmaktadır. Bu nedenle sözleşme dışı imalâtlar yönünden inceleme yapılırken sözleşmenin ilgili hükümleri ile şartname hükümlerinin dikkate alınması zorunludur. Yapılacak incelemede %10'u aşan imalâtın tespiti halinde ise bedelinin sözleşme ve işin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanununun 410 ve devamı maddeleri (TBK'nın 526 ve devamı maddeleri) gereğince iş sahibi yararına olması koşuluyla yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiçleriyle belirlenmesi gerekir. Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu, bedeli talep edilen dava konusu imalatların sözleşme kapsamında kalıp kalmadığı, sözleşme dışı iş niteliğinde olup olmadığı yönünden sözleşme eki olan şartnameler, projeler ve diğer belgelerin tümü incelenerek yeterli ve denetime elverişli şekilde düzenlenmemiştir. Yine bilirkişilerin kabulü gibi dava konusu imalatlar sözleşme dışı iş olarak nitelendirilse dahi bu imalat bedellerinin sözleşme eki yapım işleri genel şartnamesinin 21. maddesine göre %10 fazlasının (%10 kapsamında kalanların) sözleşme fiyatlarıyla, %10'dan fazlasının ise vekaletsiz iş görme hükümleri uyarınca yapıldığı zamanlardaki mahalli serbest piyasa rayiçleri dikkate alınarak hesaplanması gerekirken tamamı serbest piyasa rayiçleriyle hesaplanmış olup, bilirkişi raporu bu haliyle hüküm tesisine elverişli ve yeterli değildir. Mahkemece, 6100 sayılı HMK'nın 281/3 maddesi uyarınca maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için yeniden oluşturulacak konusunda uzman bilirkişi kurulundan, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak, dava konusu imalatların sözleşme ve eki şartnameler, projeler ve diğer belgelere göre sözleşme dışı fazla imalat olup olmadığının dayanakları da gösterilmek suretiyle belirlenmesi, söz konusu işlerin sözleşme kapsamında kaldığı ve götürü bedele dahil olduğu sonucuna varıldığı takdirde davanın reddedilmesi, sözleşme dışı yapıldığı ve götürü bedele dahil olmadığı sonucuna varıldığı takdirde ise iş artış oranının belirlenerek yapım işleri genel şartnamesinin 21. maddesi hükmüne göre %10 iş artışı kapsamında kalan işler bedelinin sözleşme fiyatlarıyla (artış oranı götürü bedele oranlanarak), %10'u aşan işler bedelinin de yapıldıkları tarihteki serbest piyasa fiyatlarıyla hesaplattırılması ve sonucuna göre ıslah da dikkate alınarak hüküm kurulması gerekir. İlk Derece Mahkemesince eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi kurulu raporuna dayanılarak "dava konusu işlerin sözleşme dışında sözleşme konusu işten bağımsız olarak yaptırıldığı" gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi ve Bölge Adliye Mahkemesince de karara yönelik istinaf başvurusunun reddedilmesi doğru olmamıştır" gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...mevcut sözleşme eki mahal listesi bilirkişi kurulu tarafından incelenmiştir. Bu mahal listesine göre yüklenicinin taahhüt ettiği sözleşme konusu işler mahal listesinde ana başlıklar halinde düzenlenmiştir. Sağlık Merkezi, yemekhane, mutfak tesisatı imalatlarının kapasitelerinin yetersiz olması nedeniyle değişiklik öngörülen ve ilave imalatlar, iş ve meşguliyet binası ve çevre düzenlemesi ve genel ihtiyaçlar ana başlıklardır. İlave inşaat mahal listesindeki tüm bölümler bilirkişi kurulunca tek tek incelenmiştir. İncelenmesi sonucunda, davacının yaptığını iddia ettiği kanalizasyon hattı işlerinin sözleşme eki mahal listesinde tek tek açıklanan işler arasında bulunmadığı belirlenmiştir. Buna göre davacı alacağı Yargıtay bozma ilamında belirtilen metodla bilirkişiler tarafından hesaplanmıştır. Dava konusu .... Kurumu... ve ....Atık Su ve Yağmur Suyu Hatlarının Yenilenmesi işlerine ilişkin davacı yüklenici ile yapılan 27.09.2010 tarihli yapım işlerine ait tip sözleşme, daha sonra davacıya yaptırılan ilave işler kapsamında değerlendirildiğinde, davacı yüklenici tarafından yapıldığı anlaşılan ve davalı idarenin yararına ve yapılması zorunlu olan ve sözleşmede bulunmayan atık su ve yağmur suyu hatlarının yenilenmesi işlerinden dolayı davacı yüklenicinin talep edebileceği bedelin yapılmış olduğu 2011 yılı serbest piyasa rayiçlerine göre tutarı 6.160.866,54 TL'dir. Davacı bu alacağını ıslah durumu da dikkate alınarak avans faiziyle birlikte davalıdan talep edebilir" gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 6.160.866,54 TL alacağın 1.000,00 TL'sinin dava, bakiyesinin ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a.Dosya kapsamında bozma sonrası alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, denetime elverişli olmayan bilirkişi raporu esas alınarak karar tanzim edildiğini, b.İdare tarafından sözleşme dışı imalat yapılması hususunda yükleniciye herhangi bir yazılı ve sözlü bir talimat verilmediğini, c.Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin "Kesin hakediş raporu ve hesap kesilmesi" başlıklı 40/4.maddesi uyarıca, yüklenicinin kesin hesap ve kesin hakedişe itirazı bulunmadığını, 60 günlük inceleme süresi içerisinde idareye ihtar veya itiraz sunulmadığını, d. Yapım İşleri Genel Şartnamesinin belirtilen hükmü doğrultusunda, davanın tümden reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, sözleşme dışı yapılan imalat bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun bozma ilamına uygun olarak düzenlendiği, içerik itibariyle gerekçeli, yeterli ve inandırıcı olduğu anlaşılmakla; davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı harcın temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 15.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı