Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2024/1873 E., 2025/547 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/1873 E., 2025/547 K. (17.02.2025)

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1873
Karar No
2025/547
Karar Tarihi
17.02.2025

6. Hukuk Dairesi 2024/1873 E. , 2025/547 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/73 E., 2024/531 K. DAVACILAR : 1- ... 2- ... 3- ... Tur. Nakliyat ve Taş. Tic. Ltd. Şti. vekilleri Avukat ... İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi(Ticaret MahkemesiSıfatıyla) SAYISI : 2022/459 E., 2022/318 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, duruşma isteminin mahiyetten reddine, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı kooperatifin şehirlerarası yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunduğunu, 1997 yılında Sakarya merkezli olarak kurulduğunu, 41 ortağı ile varlığını sürdüren bir kooperatif olduğunu, davacıların davalı kooperatifin ortağı olduklarını, davacı ...'in ...plakalı 2016 model, davacı ...'ün ...plakalı 2013 model, davacı ... Turzim Nak. Taş. Tic. Ltd. Şti'nin ... plakalı 2013 model aracı olduğunu, dava konusu edilen yönetim kurulu kararları açıkça yürürlükte olan 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'na, Kooperatif Ana Sözleşmesi hükümlerine, TTK. ve rekabet hukuku hükümlerine aykırı olduğunu, yönetim kurulunun görev ve yetkilerini aşan, anlık ve değişkenlik gösteren, ortaklar tarafından önceden öngörülmesi mümkün olmayan, büyük maliyet gerektiren olumsuz uygulaması ile davacılara ekonomik yönden zarar veren ve uygulamanın sürdüğü sürece de davacıların zarar görmeye devam edeceklerini, davacıların ticaretin gerektirdiği ödemeleri, araçlardan kaynaklanan demirbaş giderlerin karşılanması gibi yükümlükleri gerek devlete karşı gerekse de muhatap oldukları, ticaret yaptıkları 3. şahıslara karşı devam ettiğini, çalışamadıkları süre içerisinde ekonomik yönden kendilerinin mahvolmasına sebebiyet verileceğini, dava konusu edilen 19.05.2021 T./17 ve 09.06.2021 T./23 sayılı yönetim kurulu kararlarının davacılar aleyhine olan uygulamasının durdurulması ve davacıların ayrım gözetilmeksizin tüm kooperatif ortakları ile eşit ve adil çalışma düzeninden faydalanması hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini, ortak oldukları kooperatifte alınan hatalı yönetim kurulu kararları ve uygulamaları ile davacıların sistemin dışına itildikleri, dava konusu edilen 19.05.2021 T. /17 ve 09.06.2021 T./23 sayılı yönetim kurulu kararlarının davacılar aleyhine olan uygulamasının durdurulması ve davacıların ayrım gözetilmeksizin tüm kooperatif ortakları ile eşit ve adil çalışma düzeninden faydalanması hususunda gecikmeye mahal verilmeksizin tensiben ihtiyati tedbir kararı verilmesini, yargılama sonrasında da dava konusu edilen yönetim kurulu kararlarının geçersiz olduğunun tespiti ile iptalini, yargılama gideri ve avukatlık vekalet ücretlerinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kooperatifin sahibi olduğu ...markası kurulunun bulunduğu Sakarya ili başta olmak üzere taşımacılık yaptığı illerde de kalite ve güvenilirliği ile bilinen marka haline geldiğini, firmanın hedef kitlesi olan şehirler arası yolculuk yapan vatandaşlar tarafından da firma kalitesi ve güvenilirliği ile tercih edilir konuma geldiğini, müvekkili firmanın dünyada ve ülkede salgın hale gelen ve birçok sektör gibi taşımacılık sektörünü de ağır bir şekilde vuran 2019-2020 ve 2021 döneminde dahi toplam 2.773,951 yolcu taşıdığını, yine alınan kararların doğru olduğunun göstergesi niteliğinde olduğunu, davacılar tarafından ikame edilen davanın iyi niyet ve gerçeklikten uzak olduğunu, kooperatif yönetimi tarafından alınan kararların tamamen kooperatifin menfaatine olarak alındığını, alınan kararların doğrudan kooperatif üyelerinin birini ya da bir kaçını hedef alacak kararlar olmadığını, taşımacılık sektörünün saygın hastalığa bağlı olarak 2+1 koltuk sistemine geçmesi, müvekkili kooperatifi de diğer firmalar ile rekabet edebilmek zorunluluğuna soktuğunu, zira hedef yolcunun başta sağlığı ve güvenliği için hiç tanımadığı bir yolcu ile yanyana olan koltuklarda uzun yolculuklar yapmayı tercih etmemesi, bunun yerine tekli koltukta oturarak, sosyal mesafe içerisinde kendi sağlığı ve esenliğini düşünerek yolculuk yapmayı talep etmesi sebebi ile müvekkili kooperatifin 19/05/2021 tarih ve 17 sayılı kararı olarak taşımacılık yapan tüm araçların 2+1 koltuk şeklinde dizayn edilmesi yönünde karar aldığını, davacıların açmış olduğu davanın kötü niyetli olduğunu, davalıların taşımacılık yaptıkları araçları yaşananlardan önce satışa çıkardıklarını, davacıların almış olduğu satış kararından açıkça davacıların amacının taşımacılık yapmak olmadığının anlaşıldığını, müvekkili kooperatif aleyhinde ikame edilen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu edilen 19/05/2021 tarih ve 17 sayı ile 09/06/2021 tarih ve 23 sayılı yönetim kurulu kararlarının Covit -19 salgınının gerekçe gösterilmesi suretiyle şehirlerarası otobüslerin 2+1 olarak güncellenmesi, aksi taktirde bu güncellemeyi yapmayan üyelerin B turu kategorisinde çalıştırılacağı, belirtilen tarihten sonra ise 2+1 düzenine uygun araçların kiralanacağının kararlaştırıldığı, alınan kararın Covit -19 salgınının ortaya çıkmasından 1 yılı aşkın süre geçmesinden sonra ve bu salgın gerekçe gösterilerek kooperatif üyeleri arasında eşitsizlik ve adaletsizlik oluşturacak şekilde olağanüstü sayılacak mahiyette karar olduğu ancak değişen koşullar ve ticari hayatın gerekleri uyarınca araçların 2+1 düzenine geçirilmesinin ihtiyaç olduğu savunulabilecek ise de, bu kararın kooperatif ana sözleşmesi uyarınca genel kurul tarafından verilmesi gerektiği, bu kararın alınmasına yönelik olarak yönetim kuruluna devredilen bir yetki bulunmadığı, ana sözleşmede taşıma işlerinin genel esaslarına ilişkin olarak hazırlanacak yönetmeliğin dahi genel kurula sunulması gerektiği düzenlendiğine göre yönetim kurulunun bu nitelikte bir kararı almasını temin eden bir sözleşme hükmü bulunmadığı, dava konusu edilen yönetim kurulu kararlarının davacıların kooperatif üyeliğinden kaynaklanan haklarına halel getirdiği, açılan dava neticesinde bu kararların davacılar bakımından geçersiz ve hükümsüz olduğu dikkate alınarak mutlak butlan hukuki sebebine bağlı olarak iptaline karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine kamu düzeni kapsamında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Davacıların talebinin batıl olduğunun tespiti ve iptali istemine ilişkin olduğundan çelişkili olduğunu, b. Davacıların kişisel hakları doğrudan doğruya etkilenmediğinden bu davayı tek başlarına açma yetkisi olmadığını, yönetim kurulu kararının iptali davası diye bir durum olmadığını, bunun için öncelikle yönetim kurulu kararının genel kurula taşınması gerektiğini, c. Davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, ç. TTK'da yönetim kurulu kararlarının hangi hallerde batıl olacağının m. 391'de düzenlendiğini, bu sayımın tahdidi bir sayım olduğunu, somut durumda böyle bir karar alma durumu olmadığını d. Üyelere ek maliyet getiren konularda genel kuruldan karar alma mecburiyetine dair değerlendirmenin hiçbir kanuni ve sözleşmesel dayanağı bulunmadığını, e. Yönetim kurulunun 09/06/2021 tarih ve 23 sayılı kararının eşitliği bozucu nitelikte olmadığını tam aksine tüketiciye sunulan hizmetin içeriği konusunda açıklama yapılması yükümlülüğünün gereği olduğunu, kooperatif hukukunda eşitlik ilkesinin mutlak değil nispi olduğunu, f.17 no'lu kararın 23 etkilemesi gibi bir durum olmadığını beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kooperatif yönetim kurulu kararlarının hükümsüzlüğünün tespiti istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 16 ncı maddesi gereğince kooperatif yönetim kurulunun ihraç kararı dışındaki kararları aleyhine iptal davası açılacağına ilişkin bir hüküm bulunmamakla birlikte aksine yönetim kurulu kararları aleyhine hiçbir şekilde dava açılamayacağına ilişkin kısıtlayıcı bir hükümde bulunmamaktadır. 1163 sayılı Kooperatifler Kanun'un 98 nci maddesi " bu Kanunda aksine açıklama olmayan hususlardan Türk Ticaret Kanunu'ndaki Anonim şirketlere ait hükümler uygulanır" hükmünü içermektedir. 6102 sayılı TTK'nın 391 nci maddesinde ise yönetim kurulu kararları aleyhine batıl olduğunun tespit davası açılabileceği kabul edilmiştir. TTK'da yönetim kurulu kararlarının hangi hallerde batıl olacağı 391. maddede düzenlenmiştir. Maddeye göre eşit işlem ilkesine aykırı olan, anonim şirketin temel yapısına uymayan veya sermayenin korunması ilkesini gözetmeyen, pay sahiplerinin, özellikle vazgeçilmez nitelikteki haklarını ihlal eden veya bunların kullanılmalarını kısıtlayan ya da güçleştiren, diğer organların devredilemez yetkilerine giren ve bu yetkilerin devrine ilişkin kararlar batıldır. Bu sayımın tahdidi bir sayım olduğu somut durumda pay sahiplerinin, özellikle üyelik hakkı ile ilgili vazgeçilmez nitelikteki haklarını ihlal eden veya bunların kullanılmalarını kısıtlayan ya da güçleştiren durum mahiyetinde olduğu anlaşılmıştır. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 17.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 4c99dcdf26b651f1 fbbd6470649ac433

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı