6. Hukuk Dairesi 2024/1782 E. , 2025/544 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2379 E., 2024/280 K. DAVALILAR : 1-... 2-... vekili Avukat ... İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/47 E., 2021/254 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirket ile davalı ... arasında .... Noterliği’nin 27.10.2016 tarih ve 28510 yevmiye numaralı sözleşmesi ile gayrimenkul satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, sözleşme uyarınca davacı şirketin davalıya ait olan, ... ilçesi,...Mahallesi'nde bulunan 8654 parseldeki taşınmazda bir bina yapacağını ve yapılacak binadaki bir kısım bağımsız bölümlerinin davalı arsa sahibi ...’e devredileceğini, arsa sahibi davalı ...'in ise arsaya ilişkin inşaat yapım, inşaat imalat ve diğer işlemlerin takibi ve sonuçlandırılması için davacı ile göstereceği kişilere sözleşme kapsamında davacıya düşen bağımsız bölümlerin satımı ve satış vaadi sözleşmesi ile davacı şirket adına tescili yetkilerini içeren genel işlem vekaletnameyi vermeyi, 30.12.2016 tarihinde davacı şirket adına taşınmazı devretmeyi ve arsayı boş olarak teslim etmeyi taahhüt ettiğini, sözleşmenin akdedilmesinden önce müvekkili şirket yetkilisi tarafından iş sonunda mahsup etmek kaydıyla davalılardan ...’e nakden ve elden toplam 80.000,00 TL ödendiğini, bu ödeme ile ilgili 27.10.2017 tarihli protokol düzenlendiğini, davalının, müvekkiline dava konusu taşınmazı devir ve tescil ederek teslim etmediğini, aynı zamanda diğer davalı ...’na bedelsiz olarak tapuda muvazaalı olarak devir ve tescilini gerçekleştirdiğini, davalıların bu şekilde birlikte kötü niyetli hareketlerinin, davacı şirketi kat karşılığı inşaat sözleşmesinin ifası yönünden saf dışı bırakma amacı taşıdığını, davalı ...'nun diğer davalı ...’in damadı olduğunu, taşınmazın hacizli olması sebebi ile üçüncü kişi tarafından satın alınmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu sebeple davanın kabulü ile taşınmazın davalılar arasındaki tapu devrine ilişkin işleminin iptali ile sözleşme uyarınca taşınmazın davacı şirket adına tescil edilmesine, bu talebin kabul görmemesi halinde ise şimdilik 10.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte davalılardan müştereken tahsiline karar verilmesini talep ederek, 24.02.2021 tarihli ıslah dilekçe ile 50.000,00 TL'nin davalı ...'ten ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline, 353.750,00 TL kâr payının da yine dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ...'nun dava konusu taşınmazı gerçek satış işlemi sonucunda aldığını ve üzerindeki haciz borçlarını da ödediğini, davacı ile davalı ... arasında imzalanan sözleşmenin tapuya şerh edilmediğini, müvekkili...'in bu husustan haberdar olmadığını, sözleşmenin imzalandığı gün Mustafa Mazı, Osman Arı ve Murat Turgut isimli şahıslar nezaretinde protokol imzalandığını, bu protokol neticesinde ...nın, müvekkili Ahmet'e 50.000,00 TL ödediğini, devamında da Vergi Mahkemelerinde açılan davaların olumlu neticelenmesi sonucunda müvekkili Ahmet'e 260.000,00 TL daha ödeme yapacağını, olumsuz neticelenmesi halinde ise 80.000,00 TL ödeme yapılacağının kararlaştırıldığını, davaların olumlu sonuçlanmasına rağmen davacı tarafın, müvekkili Ahmet'e 260.000,00 TL ödemediğini ve ödemeyeceğini şifahi olarak bildirdiğini, ...nın davacı firmanın yetkilisi olduğunu, bu sebeplerle, öncelikle müvekkili... yönünden davanın reddine karar verilmesini, imzalanan protokol gereği davacının edimlerini yerine getirip getirmediği hususlarının irdelenmesini, tarafların olaydaki kusur durumlarının tespiti ile bu yönde hüküm kurulmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılar arasında yapılan devir işleminin muvazaalı olduğu, davacı yüklenicinin kusuru olmaksızın davalıların sözleşmenin ifasını imkansız hale getirdikleri için davacı yüklenicinin uğradığı 353.750,00 TL mahrum kalınan kâr kaybının tazmini ve sözleşme edimini ifa etmemesi sebebiyle 50.000,00 TL'nin iadesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde davalılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılar arasındaki arsa devrinin muvazaalı olduğu, davacı yüklenicinin kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre alacağı 8 adet bağımsız bölümden kaynaklanan kâr kaybının 353.750,00 TL olduğu, bu zarardan davalı arsa maliki...in sorumlu olduğu, diğer davalı ...'nun inşaat sözleşmesine konu taşınmazı devir yoluyla satın alan üçüncü kişi olup taraflar arasındaki sözleşmenin tarafı olmadığı gibi davalılar arasındaki satış işleminde kötü niyetli olduğunun dosya kapsamı itibarı ile kanıtlanamadığı, bu davalıya karşı açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği, davacının dava dilekçesinde davacı yüklenicinin davalı ...'e elden ödediği 50.000,00 TL'nin dava konusu edilmediği gerekçesiyle, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile 353.750,00 TL kâr kaybının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ten alınarak davacıya verilmesine, elden ödenen 50.000,00 TL dava konusu edilmediğinden bu talebe ilişkin davanın reddine, davalı ... yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının mahrum kaldığı kâr kaybından davalı ...'nun da TBK'nın 49. ve devam maddeleri uyarınca sorumlu olduğunu, davalı ...'nun diğer davalı ...'in damadı olduğunu, taşınmaz üzerinde haciz kayıtları olduğunu, taşınmazın değerinin haciz ve ipotek borçlarını karşılamadığından davalılar arasındaki satış işleminin muvazaalı olduğunu, davalılarca satış bedelinin ödendiğinin de ispatlanamadığını, dava konusu taşınmazın yargılama sırasında davalı ...'na vekaleten diğer davalı ... tarafından kızı ...'e devredildiğini, davalıların kötü niyetli olarak birlikte hareket ettikleri için müteselsilen sorumlu olmaları gerektiğini, bu hususun tanık beyanları ile ispatlandığını, dava dilekçesinde talep edilen mahrum kalınan kârın içinde 50.000,00 TL'nin de talep edildiğini beyan etmektedir. 2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; sözleşmenin geçerliliğinin arsa üzerindeki hacizlerin kaldırılması koşulunun gerçekleşmesine bağlandığını, sözleşmenin imzalandığı tarihte adi yazılı şekilde akdedilen protokol hükümlerinde davacı şirket yetkilisi ...dan alınan 50.000,00 TL’nin davaların olumsuz sonuçlanması halinde 80.000,00 TL olarak geri ödeneceğinin, olumlu sonuçlanması halinde davacı yüklenici şirket yetkilisi ...nın, davalı ...’e 260.000,00 TL ödeme yapacağının, yapılan sözleşmenin de bu ödeme yapıldıktan sonra geçerli olacağının, davaların olumsuz sonuçlanması halinde 80.000,00 TL ödenip sözleşmenin karşılıklı feshedileceğinin kararlaştırıldığını, davacının basiretli tacir gibi davranmayarak, kendi kusuru ile taşınmazdaki hacizlere rağmen sözleşme imzaladığını, ifa imkansızlığının sözleşmenin kuruluşunda mevcut olduğunu, davacının hacizlerin mevcudiyeti üzerine sözleşmeyi feshettiğini, ihtar verilip uygun bir mehil tanımaksızın yapılan feshin haksız, kötü niyetli olarak yapıldığından yoksun kaldığı kârın talep edilemeyeceğini, davacının sözleşme gereği ödemesi gereken 260.000,00 TL'nin yoksun kalınan kârdan mahsup edilmediğini, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, feshin sonucu davacı yüklenicinin bu işi yapmadığından dolayı tasarruf ettiği yahut diğer bir iş ile kazandığı karın mahsubu ile bu kâr kaybı eklenerek bulunacak meblağın tahsiline karar verilmesi gerektiğini, davacının ticari defterlerinin incelenmesi suretiyle sözleşmeden doğan edimini yapmaması sebebiyle yaptığı diğer işler nedeniyle kazandığı kâr ile davalı ...'e ödemesi gereken 260.000,00 TL’nin ödenmemesi sebebiyle ettiği tasarrufun da mahrum kalınan kar açısından değerlendirilmesi gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinin özel bir türü olan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dava dilekçesinde davacı yüklenicinin davalı arsa sahibine ödediği 50.000,00 TL talep edilmediğinden kısmi ıslahla bu meblağın talep edilemeyeceği de anlaşıldığından, davacı ve davalı ... vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Fazla yatırılan harcın istek halinde davacıya iadesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 876b04eb6e4a03a9 b716fb79c1d83a81