6. Hukuk Dairesi 2024/1826 E. , 2025/1751 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/1129 E., 2023/657 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı-karşı davalı ... .... vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 29.04.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davacı-karşı davalı vekili Avukat ... ile davalı-karşı davacı vekili Avukat ...'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil şirket ile davalı şirket arasında %100 Nar suyu üretilmesi, şişelenerek bu ürünlerin FOB/Mersin teslim edilmesi yönünde bir sözleşme imzalandığını, davacı firmanın, davalı firmadan 17.300 koli (415.900 adet) %100 nar suyu satın aldığını ve bu ürünleri ABD, Avustralya ve Hollanda pazarında kendi markası olan "..." ile Şubat 2008 tarihinden itibaren satışa sunduğunu, 20.03.2009 tarihinde davacı firmadan nar suyu ithal eden Hollanda'daki ithalatçı firmanın, bu ürünlerin %100 nar suyu olmadığını beyan etmesi üzerine yapılan analizler sonucunda da %100 nar suyu olarak davalı firmadan temin edilen ürünlerin tağşiş edildiğini, bu nedenle 5.184 koli ürünün satılamayıp ellerinde kaldığını, müvekkili firma şişelerinin özel olduğunu ve bu şişeye de özel kapak olduğundan kapaklama makinesi kiralandığını, 2 yıllık kira bedelinin müvekkili tarafından peşin ödendiğini, ancak makinenin devrini davalının kabul etmediğini, müvekkili firma logolu 550.813 adet şişe kapağı için müvekkil alacağından 12.830,00 ABD doları düşülmesine rağmen kapakları iade etmediğini ileri sürerek, davalı firmaya 5.184 koli için ödediği 69.050,00 ABD dolarına karşılık gelen 104.908,00 TL'nin tahsiline ayrıca 25.01.2008 tarihinden itibaren depolama ve imha bedeli olarak 5.300,00 ABD doları ile nakliye masrafı olarak 22.970 ABD doları olmak üzere toplam 28.270,00 ABD dolarına karşılık gelen 42.591,00 TL’nin tahsiline, ayrıca ticari itibar kaybı ve kâr mahrumiyeti nedeni ile 200.000,00 Amerikan doları karşılığı 303.860,00 TL'nin, manevi zarar nedeniyle 15.000,00 TL'nin ihtarname tarihi itibariyle tahsiline, davalıca yapılan haksız kesintiler dahil cari hesap alacağı olarak 40.523,00 ABD doları karşılığı 61.567,00 TL'nin ödemenin yapıldığı 26.07.2007 tarihinden itibaren devlet bankalarının ABD doları ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına uyguladığı en yüksek faiz oranı ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 14.04.2023 tarihli ıslah dilekçesiyle cari hesap alacağı yönünden alacağını 189.440,00 TL’ye artırmıştır.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı firmanın sözleşmeye aykırı ürün temin etmediğini, bu durumun da davacı - karşı davalı firmanın, ürünlerin bakiye kalan yarı ücretini de sözleşme gereği ürünü kontrol ederek ve onaylayarak ödediği hususundan rahatlıkla anlaşılabildiğini, delil olarak gösterilen laboratuvar tetkiklerinin kabul edilemez olduğunu, zira bu tetkiklerin Türk Ticaret Kanunu'nda öngörülen süreden çok sonra, hatta davacı-karşı davalıya gönderilen ürünlerin son kullanma tarihleri geçtikten sonra, son kullanma tarihlerinin değiştirildiği gibi içeriğinin değiştirilip değiştirilemediği, hatta müvekkil firmaya ait olduğu bile belli olmayan ürünler üzerinde ve IMAS standardı gibi sözleşmede olmayan standartlar referans alınarak yapıldığını, kapakların depolama bedelinin ödenmediğini ve haksız fesihten dolayı zararı olduğunu, kapak makinesinin kirasını ise müvekkilinin ödediğini, davacının malik ya da kiracı olarak hakkı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiş; karşı dava ile davacı-karşı davalının taahhütleri ile müvekkiline tek satıcılık verdiğini, bu sebeple bölgedeki diğer müşterilere ulaşamayarak kâr kaybı, marka ve itibar kaybına uğradığını ileri sürerek şimdilik 10.000,00 TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, 30.06.2022 havale tarihli dilekçesi ile 9.821,06 USD tutarındaki cari hesap alacağının en yüksek ticari reeskont faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
III. MAHKEME Mahkemenin 14.07.2016 tarihli kararı ile uyuşmazlıktaki ayıbın muayene ile teslimden sonra anlaşılabilecek bir ayıp olduğu, FOB satış sözleşmesi uyarınca 03.12.2007 tarihinde teslim edilen ürünlerin kontrolünün muhtelif zamanlarda yapıldığı, en erken tarihli muayenenin bile yasada belirlenen süreden sonra olduğu, bu bakımdan ayıptan doğan haklarını dava olarak ileri süremeyeceği, ayıba ilişkin külfetler yerine getirilmediğinden genel hükümlere göre maddi ve manevi tazminat istenemeyeceği, karşı dava yönünden, karşı davalının karşı davacıya karşı belli bir alım taahhüdünde bulunmaması ve sözleşmede de rekabet yasağının öngörülmemesi gerekçesiyle asıl ve karşı davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin 14.07.2016 tarihli kararının süresi içinde asıl davada taraf vekilleri, karşı davada davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece (Yargıtay Kapatılan 15. Hukuk Dairesi), asıl davada davalı karşı davada davacı vekilinin asıl ve karşı davaya ilişkin tüm ve asıl davada davacı vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde görülmediği, mahkemece, asıl davada talep konusu olan cari hesap alacağı ile cari hesaptan mahsup edilen şişe kapakları ve kapaklama makinasının kira bedeline dair alacak istemine yönelik bir gerekçe zikredilmeden HMK’nın 297 maddesine aykırı şekilde davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı, öte yandan, dosya kapsamında alınan 20.09.2013 tarihli Mali Müşavir ... tarafından düzenlenen rapor dikkate alınarak bu hususta asıl davada davacının, cari hesap alacağının bulunup bulunmadığı hususunda gerekli görülmesi halinde raporlar arasındaki çelişkileri de giderecek nitelikte açıklamalı, ayrıntılı ve denetime elverişli yeni bir rapor alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru görülmediği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında nar suyu alım satımından kaynaklı hukuki ilişki olduğu, tarafların 01.05.2019 tarihinde bir araya gelerek bir toplantı düzenledikleri, toplantı tutanağının incelenmesinde 257.115,00 USD net ödemeden 215.676,00 USD çıkarılmak suretiyle 41.439,00 USD bulunduğu, bundan 12.836,00 TL kapak bedelinin düşüldüğü sonra 14.560,00 USD makina kirasının düşüldüğü ve 916,00 USD şişe fiyatı değişikliğinin düşüldüğü ve ...'ın ...'dan 13.133,00 USD artı bakiyesinin bulunduğunun her iki tarafça kabul edildiği ,bu toplantı tutanağındaki verilere göre davacı tarafın 12.830,00 USD'lik şişe kapak bedelinin alacak toplamından düşülmesini kabul ettiği, yine 14.560,00 USD kapaklama makinesi bedelinin de alacak toplamından düşülmesini kabul ettiği ve sonuç olarak ...'ın alacağının 13.133,00 USD olduğunun tutanağa bağlandığı, bu durumda ana dosya davacısının davalıdan her iki tarafın imzasını içeren tutanaktaki 13.133,00 USD bedeli talep etme hakkının olduğu, davacı taraf yabancı şirket olduğundan defterlerinin incelenememesi nedeniyle davalının defter kayıtlarındaki düzenlemelere bu tutanakla örtüştüğü ölçüde itibar edilmesi gerektiği, her iki tarafın da kabulünde olan 01.05.2009 tarihli toplantı tutanağında belirlenen 13.133,00 USD alacağın ana dosya davacısına ödendiğini gösteren delil de olmadığı, her ne kadar davacı ıslah dilekçesi ile alacak miktarını 189.440,00 TL’ye yükseltmiş ise de, davacının dava tarihi itibariyle davalıdan talep edebileceği alacağın 13.133,00 USD olduğu, hakedilen meblağın karar tarihindeki karşılığı üzerinden hüküm kurulmasının hukuken mümkün olmayacağı, zira her davanın dava açılış tarihindeki durum üzerinden hükme bağlanması gerektiği, davalı karşı davacı vekilince ıslah dilekçesi ibraz edilmiş ise de, mahkemece karşı davanın reddine dair verilen hüküm karşı davacı tarafından temyiz edilmiş ve karşı davaya ilişkin tüm temyiz itirazları red edilerek karşı dava sonucu kurulan hüküm bozma konusu yapılmadan kesinleştiğinden bu safhadan sonra yapılan ıslahın hukuki sonuç doğurmayacağı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile 13.133,00 USD karşılığı olan 20.343,01 TL alacağın 01.07.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl davada maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin kurulan hüküm kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığını, karşı davanın reddi kararı bozma konusu edilmeden kesinleştiğinden bu safhadan sonra yapılan ıslahın hukuki sonuç doğurmayacağı nazara alınarak karşı davanın ilk hükümdeki gibi reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı-karşı davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Karşı dava bozma ile ortadan kalktığı halde gerekçede davalıya atfen bu terminolojinin kullanılmasının doğru olmadığını, b. Karşı davacının dava bozma ilamı ile ortadan kalktığı halde yine de ıslah talebinde bulunduğunu, bu yeni bir dava niteliğinde olduğundan harcı ödenmiş bulunan ıslah talebi reddedilerek, lehlerine vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğini, c. Davalının ve müvekkilinin yaptığı ıslahlar kapsamında lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, d. Bozma ilamına aykırı hareket edildiğini, mahkemenin birtakım hesaplamalar yaparak bulduğu rakam 13.313,00 USD ise de bilirkişinin 9.801,06 USD alacak bulduğunu, mahkemenin 13.133 USD’yi dava açıldığı tarihteki kura göre hesapladığını, oysa ek raporda tespit edilen 9.801,06 USD alacağın ıttıla tarihindeki karşılığının 127.583,00 TL olup bu miktar için ıslahla alacaklarını 189.440,00 TL’ye yükselttiklerini, mahkemece yeninden hesap yapılarak geriye yürütüldüğünü neden rapora itibar edilmediğinin açıklanmadığını, ıslahla ilgili talebi yönünden karar verilmediğini, e. Davalının kapaklama makinesi ve şişe kapakları üzerinde keyfi teminat eylemi uyguladığının dikkate alınmadığını, bozma ilamında şişe kapakları ve kapaklama makinesi kira bedelinin araştırılması istenilmesine rağmen incelenmediğini, f. Davalının şişe ve şişe kapakları bedeli üzerinde usulsüz ve kanunsuz olarak keyfi teminat uygulamasından dolayı müvekkilinin ayrıca zarara uğradığını, davalının teminat olarak tuttuğuna ilişkin açık beyanı olduğunu, cari alacak dışında talep konusu yapılan bu zararın davalı tarafça karşılanması gerektiğini, g. Kanunsuz teminat uygulaması nedeniyle maddi zararın tazmin edilmesi gerektiğini, h. Devlet bankalarının ABD doları ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabı için uyguladığı en yüksek faizin uygulanması istenilmesine rağmen yasal faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, taraflar tacir olduğundan talepleri uygun görülmüyorsa yasal faiz yerine ticari işlerde geçerli kanuni faiz oranına göre faize karar verilmesi gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, cari hesap alacağı ile cari hesaptan mahsup edilen şişe kapakları ve kapaklama makinesi kira bedeli istemine ilişkindir. 1.Davacı-karşı davalı vekilinin karşı davaya yönelik temyiz itirazları yönünden; Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2.Asıl davada davacı vekilinin asıl davacıya yönelik temyiz itirazları yönünden; (2.1)Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre asıl davada davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. (2.2). Taraflar arasında düzenlenen ve aksi iddia edilmeyen 01.05.2009 tarihli mutabakat metninde taraflar neticeten 41.439,00 USD davacı fazla ödemesi olduğunu tespit etmişlerdir. Bulunan bu meblağdan kapak bedeli olarak 12.830,00 USD, makine kirası olarak 14.560,00 USD ve şişe fiyat değişikliği 916,00 USD mahsup edildikten sonra 13.133,00 USD davacının fazla ödemesi bulunduğu konusunda mutabık kalmışlardır. Bununla birlikte davacı 28.05.2009 tarihli ihtarı ve dava dilekçesinde 12.830,00 USD tutarlı kapak bedeli ve 14.560,00 USD kapak makinesi kirasının mutabakat nedeniyle kapakların ve makinenin davacıya iade edileceği düşünülerek alacaktan mahsup edildiğini bildirmiş, davalı ise 12.06.2009 tarihli cevabi ihtarında ve cevap dilekçesinde davacının makine maliki ve kiracısı olmaması sebebiyle makineyi isteyemeyeceğini, kapakların ise haksız fesih nedeniyle ve depolama bedelinin ödenmemesi nedeniyle iade edilemeyeceğini belirtmiştir. Bu durumda davalı, davacı tarafça bedeli ödenen makine ve kapakları iade etmeyeceğini bildirmiş olduğundan mutabakat metninde bu kalemlere ilişkin mahsup edilen bedelin de 13.133,00 USD bedele eklenip, davacının dava dilekçesinde seçimlik hakkını TL olarak kullandığı da dikkate alınarak bir hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış davacının bu hususa ilişkin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1- Davacı -karşı davalı vekilinin karşı davaya yönelik yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Yargıtay duruşmasında vekili hazır bulunan karşı davada davacı yararına takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin, karşı davada davalıdan tahsili ile karşı davada davacıya ödenmesine, 2- (2.1.) nolu bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davacı vekilinin asıl davaya yönelik diğer temyiz itirazlarının reddine, 3-(2.2.) nolu bentte açıklanan nedenlerle Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekili hazır bulunan davacı yararına takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin, davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, Aşağıda yazılı harcın karşı dava yönünden temyiz eden davacı-karşı davalı ... ....'den alınmasına, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! c89031b7f30947ac 7c576996767c33c7