6. Hukuk Dairesi 2023/4252 E. , 2025/1764 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/370 E., 2023/688 K. ASIL DAVADA DAVACI-KARŞI DAVALI, BİRLEŞEN 2011/527 E., 2014/646 E., SAYILI ASIL DAVADA DAVACILAR-KARŞI DAVALILAR, BİRLEŞEN 201//527 E. SAYILI DAVADA ASIL DAVADA DAVALI-KARŞI DAVACI, BİRLEŞEN 2011/527 E., 2014/646 E., 2016/1371 E., Mahkemece bozmaya uyularak verilen kararı asıl davada davacı-karşı davalı, birleşen 2011/527 E., 2014/646 E., 2016/1371 E. sayılı davalarda davalı ... vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 29.04.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde asıl davada davacı-karşı davalı, birleşen 2011/527 E., 2014/646 E., 2016/1371 E. sayılı davalarda davalı ... vekili Avukat ... ile asıl davada davalılar-karşı davacılar, birleşen 2011/527 E., 2014/646 E., 2016/1371 E. sayılı davalarda davacılar vekili Avukat ...’in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 1- Asıl davada davacılar vekili; davalı ...'e vekaleten diğer davacılar ile müvekkili şirket arasında imzalanan 10.02.2005 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca davacı şirket tarafından işin tamamlandığını, ancak davalının beş dairenin devrinden kaçındığını, müvekkilleri Mehmet ve ... vekaletten azledildiğinden kat irtifakı ve diğer tapu işlemlerinin yapılamadığını, ihtarın sonuçsuz kaldığını ileri sürerek, sözleşme gereği tapuların devir işleminin gerçekleştirilmesine ve doğan zararlar nedeniyle fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak üzere 10.000,00 TL'nin davacı şirkete ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. 2- Asıl davada karşı davacı vekili; karşı davalı ... ile 10.08.2004 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, verilen vekaletin kötüye kullanılarak karşı davalı şirket ile ayrı bir sözleşme imzalandığını, müvekkili sözleşmede taraf olmadığından kendisinden bir talepte bulunulamayacağını, karşı davalı ...'in sözleşmeye uygun imalat yapmadığını, kıymet noksanının 150.000,00 TL olduğunu ileri sürerek, sözleşmede belirtilen 3 daire ile birlikte kıymet noksanlığı nedeniyle bedelden indirim yapılarak 5 dairenin boş olarak müvekkiline verilmesine, geç teslimden dolayı 25.000,00 TL kira alacağının tahsiline ve bedel indirimi kabul edilmediği takdirde 150.000,00 TL'nin ticari faizi ile tahsiline, ayrıca davacıların ruhsat alınması ve kat mülkiyeti kurulması yükümlülüklerini yerine getirdiğinde de daire tapularının hak sahiplerine devrinin yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir. 3- Birleşen 2011/527 E. sayılı davada davacı vekili; taraflar arasında derdest bedelden indirim ve gecikme tazminatı dava dosyası bulunduğunu, anılan dosya ile birleştirilmek üzere bu davanın açıldığını, müvekkili ile davalılardan ... arasında 10.08.2004 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşmede geç teslim halinde kira tazminatı ödeneceğinin kararlaştırıldığını ileri sürerek, 12.03.2008 tarihinden bugüne kadar geçen süre için 40.000,00 TL gecikme tazminatının teslim edilmeyen dairelerin aylık kira bedeli karşılığı olarak ödeme zamanlarına göre işlemiş ve işleyecek ticari faizi ile hesap edilerek davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. 4- Birleşen 2014/646 E. sayılı davada davacı vekili; taraflar arasında derdest bedelden indirim ve gecikme tazminatı dava dosyası bulunduğunu, anılan dosya ile birleştirilmek üzere bu davanın açıldığını, müvekkili ile davalılardan ... arasında 10.08.2004 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşmede geç teslim halinde kira tazminatı ödeneceğinin kararlaştırıldığını ileri sürerek, 06.08.2011 – 18.08.2014 tarihleri arasındaki 43.810,00 TL gecikme tazminatının ticari faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 5- Birleşen 2016/1371 E. sayılı davada davacı vekili; taraflar arasında derdest bedelden indirim ve gecikme tazminatı dava dosyası bulunduğunu, anılan dosya ile birleştirilmek üzere bu davanın açıldığını, müvekkili ile davalılardan ... arasında 10.08.2004 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşmede geç teslim halinde kira tazminatı ödeneceğinin kararlaştırıldığını ileri sürerek, 18.08.2014 tarihinden dava tarihinde kadar geçen süre için 39.000,00 TL gecikme tazminatının ticari faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1- Asıl davada davalı vekili; davacılardan ...’in aralarındaki sözleşmeye uygun davranmadığını, edimlerini yerine getirmediğini savunarak davanın reddini istemiştir. 2- Karşı davada davalılar vekili cevap dilekçesinde; 10.08.2004 tarihinde arsa sahibinin müvekkiline vekalet verdiğini, 03.02.2005 tarihinde arsaların tevhid ve ifraz işlemlerinin bitirildiğini, arsaların imara uygun hale getirildiğini, bundan sonra 10.04.2005 tarihinde inşaat ruhsatı alındığını, davacının uzunca bir süre inşaattan haberdar olmadığını iddia ettiğini bu iddiasının asılsız olduğunu, bu süre içerisinde davalının Türkiye'ye defaatle girdiğini ve her geldiğinde inşaatı bizzat kontrol ettiğini, davalının iddiasına göre evlerin net 125 m² olması gerektiği iddiasının afaki olduğunu, çünkü davalının sahibi olduğu arsa miktarının 442 m² olduğunu, dava konusu arsa üzerinde 3 parselin birleşmesinin İmar Yasası mecburiyetinden olduğunu savunarak karşı davanın reddini istemiştir. 3- Birleşen 2016/1371 E. sayılı davada davalı vekili; davacı tarafın kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereği devretmesi gereken arsa paylarını devretmeyerek üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmediğini, arsa devri yapılmadığı gibi herhangi bir ödeme de yapılmadığını, bu nedenle gecikme tazminatı talep etme hakkı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin asıl ve karşı dava yönünden 13.10.2011 tarihli ve 2007/508 E., 2011/546 K. sayılı kararı ile henüz kat irtifakının kurulmadığı, taşınmazın arsa niteliğinde olduğu, davacılarca hangi malikin ne kadarlık hissesinin iptalinin istendiğinin açıklanmadığı, davalı yönünden de fiili olarak hangi dairelerin tapularının talep edildiğinin belirlenemeyeceği, belirlense bile tapuya tescilinin mümkün olmadığı, davalı-karşı davacının gecikme tazminatı ve fiilen yapılan daireler ile sözleşmede öngörülen daireler arasındaki değer farkını talep edebileceği gerekçesiyle, asıl davanın reddine, karşı davada da daire verilmesi yönündeki taleplerin reddine, 14.429,00 TL gecikme tazminatı ve 43.500,00 TL kıymet noksanlığından doğan tazminatın dava tarihinden itibaren avans faizi ile davacı-karşı davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Mahkemenin 13.10.20211 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin (Kapatılan 23. Hukuk Dairesi'nin) 16.12.2013 tarihli ve 2013/4567 E., 2013/8058 K. sayılı ilamı ile taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddi ile, taraflar arasında esas alınması gereken sözleşmenin 10.08.2004 tarihli sözleşme olduğu, anılan sözleşmede kararlaştırılan şekliyle karşı davada bu sözleşmede tarif edilen yer itibariyle hangi bağımsız bölümlerin arsa sahibine isabet etmesi gerektiğinin incelenmesi ve bu konuda talep de bulunduğundan hüküm yerinde bir sonuca bağlanması gerektiği, işin teslimi gereken 18.04.2006 ile 13.02.2008 tarihleri arası için hesap yapan bilirkişi raporuna göre gecikme tazminatına hükmedilmişse de, karşı dava dilekçesi ile talep edilen dönemin karşı dava tarihine kadar olduğu anlaşıldığından, o tarih itibariyle henüz teslimin gerçekleşmediği dosya kapsamı ile sabit olmakla, 18.04.2006 ile 12.03.2008 tarihleri arası dönem için hesap yapılarak bulunacak miktarın faiz başlangıç tarihi de açıkça yazılmak suretiyle hüküm altına alınması gerektiği, asıl davada davacı olarak yer alan ... İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti. ve şirket temsilcisi ... ile davalı arsa sahibi arasında herhangi akdi ilişki bulunmadığı, asıl davada ... İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti. ve ...'ın aktif husumet ehliyeti bulunmadığından adı geçen davacılar yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği, karşı davada da arsa sahibi ile yapılan sözleşmenin tarafı olmayan ... ve ... İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti'ye husumet yöneltilmesi mümkün olmadığından bu davalılar yönünden de karşı davanın husumetten reddine karar verilmesi gerektiği, asıl davada talep konusu yapılan tapu iptali ve tescil istemi bağımsız bölümler yönünden ileri sürülmüşse de, geçerli olan 10.08.2004 tarihli sözleşmede yüklenicinin yapı kullanma izin belgesi alma zorunluluğu bulunmadığı gibi kat irtifakını kurma yükümlülüğünün de olmadığı, kat irtifakının yasa gereği paydaşlar tarafından kurulması gerektiği, iskân ruhsatı alınmadığı ve kat irtifakı kurulmadığı gerekçesiyle asıl davadaki tescil isteminin reddinin yerinde olmadığı, yapılması gereken işin asıl davada ... ve ... İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti'nin açtığı davanın aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddi, tescil talebi yönünden ise henüz taşınmaz üzerinde kat irtifakı kurulu olmadığı için kat irtifakı kurulacakmış gibi tüm yasal bölümleri ve onlara isabet eden payları gösterir bağımsız bölüm listesi bilirkişiye düzenlettirilerek, sözleşme uyarınca koşulları gerçekleşmiş ise o bölümler yönünden gerek asıl ve gerekse karşı davada aidiyet ve tespit kararı verilmesi, gecikme tazminatının yukarıda belirtilen süre için hesaplattırılması ve birlikte ifa hususu da düşünülerek sonucuna uygun bir hükme varılması gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 2. Mahkemenin 30.10.2017 tarihli ve 2014/165 E., 2017/847 K. sayılı kararı ile arsa sahibine verilmesi öngörülen bir dairenin 2006 yılındaki yıllık kira bedelinin 2.500,00 TL, 2007 yılında ise 2.775,00 TL olması nedeniyle, bozma ilamında belirtildiği şekliyle dikkate alınması gereken 18.04.2006 ile 12.03.2008 tarihleri arasındaki dönem için kira alacağının miktarının 14.889,84 TL olduğu, birleştirilen 2011/527 E. sayılı davadaki talep yönünden de 33.033,30 TL gecikme tazminatı alacağı olduğu, birleşen 2014/646 E. sayılı davadaki talep yönünden de 37.128,06 TL gecikme tazminatı alacağı olduğu, birleşen 2016/1371 E. sayılı davadaki talep yönünden de 30.750,00 TL gecikme tazminatı alacağı olduğu, asıl dava, karşı dava ve birleşen davalar yönünden davacı ... ile karşı davacı- birleşen davalar davacısı ... lehine verilen bağımsız bölümlerin aidiyetinin tespiti ile gecikme tazminatı bedelinin tahsiline dair verilen kabul kararlarının infazı yönünden birlikte ifa koşulunun uygulanmasına karar verildiği, bozma ilamı kapsamı dışında kalan kısımların kesinleşmiş olması nedeniyle kesinleşen kısımları hakkında tekrar bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, davacı ... ile karşı davacı ...’ün asıl ve karşı davalardaki dava konusu taşınmazla ilgili bağımsız bölümler yönünden aidiyet ve tespit taleplerinin kabulüne, karşı davacı ...’ün gecikme tazminatı isteminin kısmen kabulüne, gecikme tazminatı istemi ile açılan ve asıl dava ile birleştirilen davaların kısmen kabulüne, asıl davada davacı ... ile davacı ... İnşaat Taahhüt Sanayi Ticaret Ltd. Şti'nin açtığı davanın aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle usulden reddine, karşı dava ve birleşen 2011/527 E. sayılı davada davalılar ... ile davacı ... İnşaat Taahhüt Sanayi Ticaret Ltd Şti. yönünden pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. Mahkemenin 30.10.2017 tarihli kararına karşı süresinde asıl davada davacı-karşı davalı, birleşen 2011/527 E., 2014/646 E., 2016/1371 E. sayılı davalarda davalı, asıl davada davalı-karşı davacı, birleşen 2011/527 E., 2014/646 E., 2016/1371 E. sayılı davalarda davacı vekilleri ile dava dışı ... tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin (Kapatılan 15. Hukuk Dairesi'nin) 17.12.2020 tarihli ve 2020/2862 E., 2020/3259 K. sayılı ilamı ile temyiz isteminde bulunan ...’in sözleşme konusu taşınmazda sözleşmenin yapıldığı tarihte arsa sahibi olarak görülmediği, mevcut tapu kayıtlarında da malik olarak yer almadığı, aleyhine hüküm tesis edilmediği ve dava ile ilgisi bulunmadığından temyiz dilekçesinin reddine, davacı, karşı ve birleşen dosyalar davalısı yüklenici ... vekilinin temyiz itirazlarının reddine, davalı, karşı ve birleşen dosyalar davacısı arsa sahibi ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddi ile asıl, karşı ve birleşen davalarda taraflara yüklenen hak ve borçların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt oluşturmayacak şekilde ayrı ayrı gösterilmesi gerektiği, bozma kapsamı dışında kalıp, temyiz itirazları reddedilen bölümler, yararına olan taraf için usuli kazanılmış hak oluşturur ise de, mahkemece yeniden kurulacak olan hükümde tarafların taleplerinin tamamı ile ilgili hüküm kurulması gerektiği, mahkeme kararının hüküm fıkrasının 2. bendinde asıl-karşı davada yüklenici ve arsa sahibine ait olacak bağımsız bölümlerin birlikte aidiyetlerinin tespitine karar verilmesi doğru olmadığı, karşı davada karşı davacı arsa sahibinin bozma kapsamı dışında kalan ve lehine usulü kazanılmış hak teşkil eden ve kıymet noksanı olarak belirlenen 43.500,00 TL alacağının tahsili ile ilgili hüküm kurulmamasının doğru olmadığı, karşı davada kabul edilen gecikme tazminatı, kıymet noksanı nedeniyle oluşan eksik iş bedeli ve üç adet bağımsız bölümün karşı davacı arsa sahibine ait olduğu istemli taleplerinin toplamı üzerinden karşı davalı yüklenici ... aleyhine harç, vekalet ücreti ve yargılama gideri hesaplanarak hükmedilmemesinin hatalı olduğu gerekçesiyle mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. 3. Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava yönünden; ... ve davacı Müflis ... İnşaat Tahhüt Mimarlık Mühendislik Gıda Tüketim Malları Gıda Hayvancılık San. Tic. Ltd. Şti. İflas İdaresi'nin davalarının aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davacı ...'ın davasının kabulü ile 37 parsel sayılı arsa vasıflı taşınmaz üzerinde yapılmış olan 6 adet mesken vasıflı bağımsız bölümlerin davacıya ait olduklarının tespitine karşı dava yönünden; davalılar ... ve Müflis ... İnşaat Tahhüt Mimarlık Mühendislik Gıda Tüketim Malları Gıda Hayvancılık San. Tic. Ltd. Şti. İflas İdaresi aleyhine açılan karşı davaların pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, karşı davacının ... aleyhine açtığı aidiyet ve tespite ilişkin karşı davanın kabulü ile 37 parsel sayılı taşınmaz üzerinde yapılmış olan 3 adet mesken vasıflı bağımsız bölümlerin karşı davacı ... mirasçılarına ait olduğunun tespitine, karşı davacının ... aleyhine kıymet noksanlığından doğan tazminata ilişkin karşı davasının kabulü ile 43.500,00 TL'nin karşı dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda ticari avans faizi ile birlikte karşı davalı ...'dan tahsiline, karşı davacının ... aleyhine geç teslimden dolayı gecikme tazminatına ilişkin karşı davasının kısmen kabulü ile 14.889,84 TL gecikme tazminatının karşı dava tarihi tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda ticari avans faizi ile birlikte karşı davalı ...'dan tahsiline, birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Asıl davada davacı-karşı davalı, birleşen 2011/527 E., 2014/646 E., 2016/1371 E. sayılı davalarda davalı ... vekilinin temyiz nedenleri; a. Taleple bağlılık ilkesi gereği müvekkile devri gereken bağımsız bölümlere tekabül eden arsa payının devrine karar verilmesi gerekirken söz konusu dairelerin aidiyetine karar verilmesinin hatalı olduğunu, b.Tapu devri talep edilmesine karşın aidiyete dair verilen kararın icra kabiliyetinin bulunmadığını, c. Herhangi bir tapu devri veya aidiyet tespiti talep edilmemesine karşın davalı-karşı davacı arsa sahibi lehine 3 bağımsız bölümün aidiyetinin tespitine ve bu doğrultuda 42.270,00 TL nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, d. Davalı arsa sahibinin müvekkili haksız azli ve kendi edimlerini yerine getirmemesinden dolayı uğranılan zararın tazminine ilişkin taleplerinin yargılamanın hiçbir aşamasından değerlendirilmediği gibi işbu talebin kabul veya reddine dair de bir karar verilmediğini, e. TBK’nın 97. maddesi uyarınca edimini yerine getirmeyen karşı tarafın gecikme tazminatı talep etme hakkının bulunmadığını, f. 10.08.2004 tarihli sözleşmenin tapu verilmesine ilişkin 6. maddesine göre; davalı arsa sahibinin, ruhsat alınınca 2 daireyi, kaba inşaat bitince 2 daireyi, elektrik ve su bağlanınca 2 daireyi müvekkile devretmeyi kabul ve taahhüt ettiğini, ancak inşaat tamamlanmasına rağmen bugüne değin tapuda ferağ verilmediğini, aksine müvekkili vekaletten azlederek iş yapamaz hale getirdiğini, g. Birlikte ifa kuralına göre sözleşmenin değerlendirilmesi gerektiğini, inşaatın geldiği aşamaya göre tapuda ferağ vermeyen ve müvekkili azleden davalı arsa sahibinin gecikme tazminatı talep edemeyeceğini, h. Sözleşmede kroki veya daire yüz ölçümüne ilişkin hiçbir hüküm bulunmadığını, ı. Birleşen 2011/527 Esas sayılı dava yönünden hükmün B-7 bendinde belirtilen yargılama giderinin de yanlış hesaplandığı veya yazım hatası olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Asıl davada uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan mülkiyet tespiti ve tazminat, karşı dava ve birleşen davalarda uyuşmazlık tazminat istemine ilişkindir. 1- Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3'ncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428'nci maddesi ile 439'ncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla temyiz eden asıl davada davacı-karşı davalı, birleşen 2011/527 E., 2014/646 E., 2016/1371 E. sayılı davalarda davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2. Mahkemece birleşen 2011/527 E. sayılı davada toplam 18,00 TL yargılama giderinden kabul ret oranına göre 14,86 TL’nin davalı ...’dan alınarak davacılara verilmesine karar verilmesi gerekirken 14.864,98 TL’nin davacılara verilmesine karar verilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki yapılan bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 438/VII. maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
VI. KARAR Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davacı-karşı davalı, birleşen 2011/527 E., 2014/646 E., 2016/1371 E. sayılı davalarda davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle mahkeme kararının HÜKÜM” fıkrasının B-7 bendinden ‘14.864,98 TL’ ibaresinin çıkarılmasına yerine ‘14,86 TL’ ibaresinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Yargıtay duruşmasında vekili hazır bulunan birleşen 2011/527 E. sayılı davada davalı yararına takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin, birleşen 2011/527 E. sayılı davada davacılardan alınarak davalıya verilmesine, Peşin alınan temyiz harcın talep halinde ilgililere iadesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 29.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.