Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/1813 E., 2025/1862 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/1813 E., 2025/1862 K. (06.05.2025)

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1813
Karar No
2025/1862
Karar Tarihi
06.05.2025

6. Hukuk Dairesi 2024/1813 E. , 2025/1862 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1544 E., 2024/566 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/502 E., 2023/101 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekilince duruşmasız, davacılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 06.05.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat .... gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı kooperatifin 25.06.2022 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında müvekkillerinin bilgi edinme ve bilançoyu inceleme hakkının engellendiğini, toplantı ve karar nisaplarının sağlanmadığını ileri sürerek, 3,4,6,7 ve 9 no'lu kararlarının iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların muhalefetlerini tutanağa geçirtmemeleri nedeni ile dava konusu genel kurul kararlarının iptalini talep etme haklarının bulunmadığını, toplantıdan önce davacılar dahil hiçbir ortağın bilgi edinme hakkının ihlal edilmediğini, toplantı ve karar nisabının usul ve yasaya uygun olarak sağlandığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar davacılar tarafından davalı kooperatifin dava konusu genel kurul toplantısında alınan kararlarının iptali talebinde bulunulmuş ise de; dava dilekçesi ekinde sunulan genel kurul toplantı tutanağı dikkate alındığında davacıların TTK'nın 445 m. bağlamında söz konusu kararlara yönelik olarak red oyu vermelerine rağmen muhalefetlerini tutanağa geçirtmedikleri, bu nedenle de özel dava şartının gerçekleşmediği belirtilerek, davanın usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, iptali istenen genel kurul 6. maddesinde; gayrimenkullerini satan veya devreden ancak ortaklıklarını devretmeyen hali hazırdaki ortakların, ortaklıktan çıkarılma işlemleri ve bu yolla gayrimenkul satın alan ancak ortaklık alamayan kişilerin mağduriyetlerinin giderilmesi konusunda genel kuruldan yetki alınması, çıkarılan kişilerin yerine gayrimenkul sahibi kişilerin ortak kabul edilmesi oylanmış ve 30 ret oya karşın oy çokluğuyla kabul edildiği, davalı kooperatifin Anasözleşmesinde, gayrimenkullerini satan ancak ortaklıklarını devretmeyenlerin ortaklıktan çıkarılabileceği yönünde bir düzenleme bulunmadığından anılan genel kurul kararının emredici nitelikteki 1163 sayılı Kanun'un 16/1 maddesi hükmüne aykırı ve anasözleşme değişikliği niteliğinde olduğu, bunun için gerekli yasal prosedüre uyulmadığı ve kararın batıl olduğu, batıl olan karar için muhalefet şerhi aranmayacağı belirtilerek, davacılar vekilinin bir kısım istinaf itirazının kabulü ile HMK'nın 353/(1)-2. maddesi uyarınca, İlk derece Mahkemesi kararını düzelterek, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; Kooperatifler Kanunu madde 53/1 düzenlemesi ile TTK'nın m. 446/1-a düzenlemesi arasında önemli farklılıklar bulunduğunu, Kooperatifler Kanunu madde 53/1 hükmünde muhalefet koşuluna açıkça ve ayrıca yer verilmediğini, “keyfiyeti tutanağa geçirtmek”ten söz edilmekle yetinildiğini, bu hâlde karara karşı olumsuz oy vererek bu keyfiyeti, yani kendisi tarafından olumsuz oy verildiği hususunu tutanağa geçirten ortağın, iptal davası açabileceğini, davacılardan ... ve ...'ın genel kurulda alınan kararlara neden muhalefet ettiklerini Toplantı Divanı'na sundukları yazıları ile gerekçelendirdiklerini, mali kayıtların ortakların incelemesine en az 15 gün önceden sunması gerekirken toplantıya 2 gün kalmış olmasına rağmen sunulmadığının noter kanalıyla ispat edildiğini, bu sebeple şeklen bir ibra alınmış olup bu hukuki işlemin temelinin mutlak butlanla sakat olduğunu beyan etmektedir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacıların 6 numaralı Genel Kurul maddesinin batıl olduğunun tespitine yönelik herhangi bir iddia ve talepleri bulunmazken İstinaf mahkemesince kararın batıl olduğunun tespitinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, toplantı ve karar nisaplarının usulüne uygun olarak sağlandığını, Anasözleşme ile ortaklığa kabul veya ortaklıktan çıkarma yetkisinin yönetim kuruluna verildiğini ve alınan kararın karar nisabı, usul, Yasa ve Anasözleşme'ye uygun olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Sonuç Uyuşmazlık, Kooperatif Genel Kurul kararının iptali istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, talep konusu edilen iptali kabil 3, 4, 7 ve 9 sayılı kararlar hakkında davacılar tarafından usulüne uygun şekilde konulmuş muhalefet şerhi bulunmaması ile Anasözleşme tadili niteliğinde olduğu anlaşılan 6 sayılı karar alınırken yasal prosedürün işletilmemiş olduğunun anlaşılmasına göre, usul ve kanuna uygun olup, taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Dairemizdeki duruşmada vekille temsil olunan taraflar yararına takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin, tarafların her birinden ayrı ayrı tahsili ile karşı tarafa ödenmesine, Aşağıda yazılı temyiz harçlarının temyiz eden taraflara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! c9e7dd6dea412ad8 38b6d6fa25eb8212

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı