6. Hukuk Dairesi 2024/1464 E. , 2025/1945 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/691 E., 2024/287 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/705 E., 2023/55 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında ... projesindeki yapıların alüminyum giydirme cephe işlerinin yapılması için sözleşme imzalandığını, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 28. sözleşme genel koşulları 24.1 başlıklı maddesi ile "iş bu sözleşme konusu işe ait gelir vs. her türlü vergi yüklenici tarafından ödenecektir." hükmüne havi olduğunu, ancak davalının ödemesi gereken damga vergisini ödemediğini, Kavaklıdere Vergi Dairesince müvekkil şirketin KDV iadesi alacağından 391.464,50 TL damga vergisi bedelin mahsup edilmek suretiyle davalı tarafından ödenmeyen damga vergisinin 25.11.2015 tarihinde müvekkili şirketten tahsil edildiğini, müvekkili tarafından ödenen damga vergisinin davalı şirketten tahsili için davalı hakkında Ankara 31. İcra Müdürlüğü'nün 2016/13370 Esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, davalının takibe itiraz ettiğini belirterek, davalının yapmış olduğu haksız itirazın iptali ile takibin devamına ve davacı yararına %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; eser sözleşmesinden doğan alacakların Borçlar Kanunu gereğince 5 yıllık zamanaşımına tabi olması nedeniyle davacının taleplerini müvekkiline karşı ileri sürme hakkını kaybettiğini, davanın usulden reddinin gerektiğini, taraf olunan ticari sözleşmede müvekkilinin damga vergisini ödemekle yükümlü olduğu yönünde açıkça hiçbir hüküm bulunmadığını, davacı tarafın işbu sözleşmeyi haksız ve hukuka aykırı bir şekilde 19.02.2013 tarihinde feshettiğini, davacı tarafın dayanmakta olduğu sözleşmeyi kendisinin feshetmiş olması nedeniyle sözleşmeye dayanak bir vergi ödemesinin gerçekleştirilmesinin müvekkil şirketi bağlamadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının vergi dairesine ödediği sabit olan vergi aslı, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizinin tamamını davalıdan talep etmekte haklı olduğu, davalının haksız olarak takibe itiraz edip davacının zamanında alacağına ulaşmasına engel olduğu gerekçeleriyle itirazın iptaline, itirazın iptaline karar verilen alacağın %20'si oranında icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davanın 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, davacının davasındaki taleplerini müvekkiline karşı ileri sürme hakkını kaybettiğini, müvekkilinin damga vergisi ödeme yükümlülüğünü yüklenmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını, davacının söz konusu ödemeden sorumlu olması gerektiğini, taraflar arasında aktedilen sözleşmenin yabancı unsurlu bir işe ait olması nedeniyle damga vergisinden muaf olması gerektiğini, damga vergisine hükmedilmesi halinde de bu vergiden davacının sorumlu tutulması gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, taraflar arasında imzalanan eser sözleşmesi uyarınca, davacının ödediği damga vergisinden sözleşme kapsamında davalının sorumlu olduğu iddiasıyla, davalıdan tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.05.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! f36e22ba26101afb e7b9166680ca347b