6. Hukuk Dairesi 2024/1475 E. , 2025/1965 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2010/1654 E., 2014/235 K. Mahkeme kararı davacı .... San. ve Tic A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile arsa sahibi davalı şirket .... Konut GYO A.Ş. arasında kat mülkiyeti karşılığı inşaat sözleşmesi niteliğinde "İstanbul Bahçeşehir .... 3. Bölge Arsa Satışı Karşılığı Gelir Paylaşımı Sözleşmesi" nin 03.08.2006 tarihinde imzalandığını, davacılar .... San. ve Tic A.Ş., ..... San. ve Tic A.Ş., .... San. ve Tic. Ltd. Şti., ... San. ve Tic. A.Ş. arasında 02.08.2006 tarihinde Adi Ortaklık Sözleşmesi imzalandığını, davalının, 03.08.2006 tarihli sözleşmeyi Kadıköy .... Noterliği'nin 24.05.2010 tarihli ihtarnamesi ile 18.05.2010 tarihi itibariyle feshettiğini bildirdiğini, davacı şirket lehine verilen teminat mektubunun da irat kaydedildiğinin bildirildiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin kat karşılığı inşaat sözleşmesi niteliğinde olması nedeniyle davalının tek taraflı iradesiyle sözleşmenin feshedilmesinin mümkün olmadığını, davacı şirketin sözleşmedeki edimlerini başlangıç tarihinden itibaren yerine getirmesine rağmen arsa sahibi davalı şirketin arsayı zamanında imarlı olarak teslim edememesinden kaynaklanan nedenlerle 2008 yılı Eylül ayında inşaat ruhsatının alınabildiğini, inşaat ve satışa başlanarak 505 bağımsız bölümün satışının gerçekleştiğini, davalı şirketin kendisine teslim edilen 16.632.400,00 TL değerindeki teminat mektubunu nakde dönüştürüp gelir kaydetmesinden, satışla ilgili sistemi durdurduğundan davacı şirketin yaklaşık 30.000.000,00 TL tutarındaki satış geliri yüklenici payını bloke ettiğinden, alt yüklenicilerin, tedarikçilerin ve çalışanların mağduriyetlerine neden olduğunu, davacı şirketin yaklaşık 22.000.000,00 TL civarındaki muaccel borçlarını ödeyememesi nedeni ile adi ortaklık olduğundan tasfiye ve adi şirket ortakları sermaye şirketlerinin ise iflas ve haciz tehdidi ile karşı karşıya kaldıklarını, davalı ... Konut GYO A.Ş.'nin özel hukuka tabi şirketi olduğunu ve yapılan ihalenin kamu ihalesi kapsamında olmayıp sözleşmenin de kamu ihalesi sözleşmesi olmadığını, davalının sözleşme kapsamında ifası gereken asli ediminin arsa olduğunu, davalı şirketin 03.08.2006 tarihinde sözleşmenin kurulmasından sonra arsayı 17.08.2006 tarihinde teslim ettikten sonra bölgenin imâr planının iptal edilerek arsanın imarsız hale geldiğini, 16.06.2008 tarihinde kesinleşerek yeniden imarlı olarak davacıya teslim edilen arsa ile sözleşmedeki arsa arasında sınırlar ve yüzölçümü bakımından projeleri yeni baştan yapmayı gerektirecek önemli farklar olduğunu, bu nedenle arsanın hükmi teslim tarihinin 16.06.2008 olduğunu, teslimdeki gecikme süresinin 680 gün olduğunu, davalı tarafından davacıya verilen ek sürenin 471 gün olduğunu, sözleşmenin tek taraflı fesih ihbarının esas ve şekil yönünden geçersizliğinin tespitine, sözleşmenin uygulanmasına imkân sağlanarak, davalının sözleşmenin uygulanmasını engelleme ve gayrimenkul satışını durdurma, hakediş ödemesini durdurma yönündeki muarazanın men'ine ve sözleşmenin uygulanması bakımından fesih ihbarından önceki duruma dönülmesi ve uygulamasının önündeki tüm engellerin kaldırılmasına, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla geçersiz fesih ve işin durması nedeniyle davacının oluşan 100.000,00 TL'lik maddi zararının ticari avans faiziyle birlikte tazminine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; adi ortaklığı düzenleyen gerek mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu ve gerekse yürüklükteki 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre adi ortaklığın tüzel kişiliğinin bulunmadığını, dolayısıyla adi ortaklık adına açılan davaların bütün ortaklar tarafından birlikte açılması ve davanın her aşamasında da bu birlikteliğin sürdürülmesi gerektiğini, salt adi ortaklık adına dava açılarak husumet ehliyeti sağlanamayacağını, davada taraf ehliyeti dava şartı olup, baştan sona davanın her aşamasında bulunması gerektiğini, adi ortaklık adına Avukat ...’e verilmiş olan dava vekaletnamesinin ayrı ayrı veya birlikte adi ortaklar tarafından verilmediğini, davayı açan vekilin tevkil vekaletnamesinin geçerli olmadığını, dava, hem taraf ehliyeti yönünden, hem davaya vekalet ehliyeti yönünden dava şartı noksanlığı taşıdığından, esasa girilmeksizin davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile .... Adi ortaklığı tarafından davalı aleyhine Av. ... aracılığı ile dava açıldığı, karar başlığında isim ve ünvanları geçen dört şirketin bir araya gelerek adi ortaklığı oluşturduğu, İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2006/624 Esas sayılı dosyasında 11.06.2008 tarihinde ihtiyati tedbir yoluyla, adi ortaklığı temsile Adi ortaklık sözleşmesi hükümleri gereğince kararlaştırılan işin başından sonuna kadar şirket nezdinde ve diğer resmi ve özel kuruluşlarda geçerli olmak üzere .... Gayrimenkul A.Ş.'nin tedbiren 2006/624 Esas sayılı dava dosyasında ve bu dosya ile birleşen 2007/815 Esas sayılı dava dosyasında yetkili kılındığı, ancak 2006/624 Esas sayılı dosyanın karara bağlandığı, adi ortaklığın tüzel kişiliğinin bulunmaması sebebiyle davanın Aktif husumet yokluğu sebebi ile reddine karar verildiği, 11.06.2008 tarihli tedbir kararına istinaden adi ortaklığı oluşturan ... Gayrimenkul A.Ş. yetkilisi Avukat ...'e vekaletname verdiği, ...'in de yetkisini Avukat ... .'e tevdi ettiği ve bu vekaletname ile davanın açıldığı, oysa ki 11.06.2008 tarihli tedbir kararı kendi içerisinde sınırlandırılarak sadece 2006/624 Esas sayılı ve bu dosya ile birleşen 2007/815 no.lu dosyada adi ortaklığı temsil etmek üzere tedbir yoluyla temsilci atandığı, bu dosyalarda ... Gayrimenkul A.Ş. adi ortaklığa tedbir yoluyla temsilci atanmış ise de mahkemenin yargılama sonunda davayı husumetten reddettiği, diğer bir ifade ile adi ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığından davanın reddine karar verildiği, ... Gayrimenkul A.Ş.'nin verdiği 18136 yevmiye no.lu vekâletnamedeki yetkilerin yine İstanbul ..... Noterliği'nce tanzim ... yevmiye no.lu azilname ile kaldırıldığı, vekaletnamenin geçerli olduğu kabul edilse dahi davacı vekilinin azledilmesi sebebi ile ...'in vekillik sıfatının kalkacağı, ...'e verilen vekaletnameye istinaden Avukat ...'e verilen vekaletnamenin de dayanağının kalmadığı, adi ortaklığı davada tüm ortakların birlikte temsil etmesi gerektiği, oysa ki şirketlerden bir tanesinin iflasına karar verildiği, diğer şirketlerin de usulüne uygun davada yer almadıkları, her ne kadar bir kısım avukatlar duruşmaları takip etmişler ise de avukatlara vekalet veren adi ortaklığın ortakları olan şirketler usulüne uygun olarak davada davacı sıfatı ile yer almadıklarından karar başlığında gösterilmedikleri gerekçesiyle davacının davasının aktif husumet yokluğu sebebi ile reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı .... Sanayi ve Tic. A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; ... Konut ile imzalanan sözleşmeye istinaden Beyoğlu .... Noterliği' nin Ağustos 2006 tarihli 41791 yevmiye numaralı "Ortak Girişim Beyannamesi" düzenlendiğini, bu beyanname ve Adi Ortaklık Senedi kapsamında pilot ortak olarak ...'in belirlendiğini, İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 2006/624 Esas sayılı dosyası kapsamında ...'in pilot ortak olması sebebiyle adi ortaklığı temsile yetkili kılındığını, ...'in adi ortaklığı temsilen verdiği Beyoğlu .... Noterliği'nin 08.04.2009 tarihli, 11930 yevmiye numaralı vekaletnamesi ile .... isimli kişiyi adi ortaklığı temsile yetkili kıldığını, ...'in kendisine verilen vekaletnameye istinaden Beyoğlu .... Noterliği'nin 15.06.2009 tarihli ve 18136 yevmiye no.lu vekaletnamesi ile Avukat ... isimli avukatı adi ortaklık adına vekil tayin ettiğini, Avukat ...'in de Beyoğlu .... Noterliği' nin 08.12.2010 tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletnamesi ile Avukat ...'i vekil tayin ettiğini, adi ortaklık tarafından İstanbul .... Noterliği' nin 16.05.2011 tarih ve ... yevmiye numaralı azilnamesi ile Avukat ...'in azledildiğini, vekalet ilişkisinin Avukat ... ile sürdürüldüğünü, Avukat ...'in vekaletnamesinin başlı başına bir vekaletname olduğunu ve dayanak vekaletnamenin akıbetinden bağımsız ayrı bir belge teşkil ettiğini, Avukat ...'in vekaletnamesinin herhangi bir sebeple sona ermesi halinde Avukat ...'in vekaletnamesinin baki kalacağını, adi ortaklığın ... haricindeki diğer üyelerinin vekaletname vermekten imtina ettiklerini, müvekkil dışındaki tüm ortakların tümünün adi ortaklıktan ayrıldığını, ortak girişim beyannamesine göre ortaklığın dağılması halinde pilot firma ve grubun geri kalan diğer ortaklarının teminat da dahil işin bütün vecibelerini ve mesuliyetlerini üzerine alacaklarını ve işi bitireceklerini beyan, kabul ve taahhüt ettiklerini, adalete erişim haklarının ihlal edildiğini, müvekkilin zararlarını talep edebilmesinin diğer ortakların takdirine bırakılmasının hakkaniyete uygun olmayacağını, Anayasa' nın 36. maddesi ile korunan hak arama hürriyetini ihlal ettiğini, esasa ilişkin de müvekkilin somut zararının hesap edilmesi amacıyla dosyanın bilirkişiye tevdii edilmesi gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan feshin geçersizliğinin tespiti ve tazminat istemine ilişkindir. 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un uygulanacağı davalar yönünden HUMK'un 428. maddesi ile 439/2. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı .... Sanayi ve Tic. A.Ş. vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 242bac4e42dfbd2d d64272a17e643798