Yargıtay Kararları › Yargıtay 5. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/2617 E., 2025/13577 K.

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/2617 E., 2025/13577 K. (23.10.2025)

Mahkeme
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2617
Karar No
2025/13577
Karar Tarihi
23.10.2025

5. Hukuk Dairesi 2025/2617 E. , 2025/13577 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI: 2023/717 Esas, 2024/2427 Karar KARAR: Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Bursa 10. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2022/248 Esas, 2023/11 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan muhdesat bedelinin tespiti ve kamulaştırılan muhdesatın davacı idareye aidiyeti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Bursa ili, Yıldırım ilçesi, ... - Mahallerini kapsayan, Balıklıdere ile 22 nci cadde arasındaki 30 metre yol üzerindeki şuyulandırma neticesi elde edilmiş tescil harici alanlarda kalan bina, bina eklentileri ve ağaç vb. enkazların muhdesat bedelinin tespiti ve kamulaştırılan muhdesatın müvekkili idareye aidiyetini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın gerçek değerinin tespitini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kıymet takdir raporunda belirlenen bedelin yerinde olduğunu, Mahkemece belirlenen bedelin yüksek olduğunu, dava tarihinde yürürlükte olan yapı yaklaşık birim maliyetleri cetvelinin esas alınması gerektiğini, doğalgaz tesisatı nedeniyle %8'lik değer artışı uygulanmasının hatalı olduğunu, merdiven başlığı altında bedel hesaplanmasının yerinde olmadığını, müvekkili idare lehine vekâlet ücretini hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, dava konusu taşınmazın konum itibarıyla değerli olduğunu, taşınmazın gerçek değerinin tespiti gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan bilirkişi raporunda 2022/3 yılı Yapı Yaklaşık Birim Maliyet Cetveline göre hesaplama yapıldığı, kamulaştırma davalarında amaç hak sahibinin taşınmazın gerçek karşılığını alması olup, eldeki davanın 01.08.2023 tarihinden önce açılması sebebi ile faizin dava tarihini izleyen 4. ayın bitimi tarihinden itibaren uygulanmaya başlaması ve faizin türünün yasal faiz olması, yasal faizin enflasyonun altında kalması sebebiyle mahkeme karar tarihinde ödenmesine karar verilen kamulaştırma bedelinin mal sahibinin zararını karşılamayacağından eldeki davada en son yayınlanan yapı maliyet cetvelinin hesaplamada dikkate alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, yapılara resmi birim fiyatları esas alınıp uygun yıpranma payı düşülerek değer biçilmesinin doğru olduğu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli 30791 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan kararı da göz önüne alınarak davacı idare lehine vekâlet ücreti hükmedilmemesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, 01.08.2023 tarihli 32266 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun'un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiş olup istinaf incelemesine konu eldeki dava 01.08.2023 tarihinden önce açıldığından, Anayasanın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; "iptal kararları geriye yürümez" hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; "Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine..." gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; "Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukuki duruma göre karara bağlanır." genel hukuki prensibini havi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 karar sayılı kararları nazara alınarak faiz yönünden düzeltme yapılmadığı belirtilerek taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı muhdesat malikleri arasında muhdesat bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 33e9276aeaafae34 acbc0504b7c56f97

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı