Yargıtay Kararları › Yargıtay 5. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/1158 E., 2025/13575 K.

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/1158 E., 2025/13575 K. (23.10.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1158
Karar No
2025/13575
Karar Tarihi
23.10.2025
Konu
Tapu

5. Hukuk Dairesi 2025/1158 E. , 2025/13575 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2022/88 Esas, 2024/225 Karar KARAR: Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların yol olarak tapudan terkini davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ili, ..., Mahallesi 332 parsel (ifrazen 1014 parsel) ve 333 parsel(ifrazen 1012 parsel) sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespitine ve taşınmazın kamulaştırılan kısmının yol olarak tapudan terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların gerçek değerinin bilirkişilerce tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 23.01.2020 tarihli ve 2017/502 Esas, 2020/50 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 27.04.2021 tarihli ve 2020/1832 Esas, 2021/1216 Karar sayılı kararıyla taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A.Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; idarece düzenlenen kıymet takdir komisyonu raporunda dava konusu taşınmazlar için Eylül 2015 tarihi itibarıyla metrekare birim bedeli 156,51 TL olarak belirlendiği gibi; aynı bölgeden intikal eden Menemen 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2016/422 Esas, 2017/315 Karar sayılı dava dosyasında aynı kamulaştırma kapsamında aynı mahallede bulunan ve Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü’nün parsel sorgulama sitesinden edinilen bilgilere göre dava konusu taşınmazlara yakın mesafede olan ve dava konusu taşınmazlar ile benzer özellikte olup idarece kıymet takdirinde aynı bedel tespit edilen 334 parsel (ifrazen 998 parsel) sayılı taşınmaza Ağustos 2016 değerlendirme tarihi itibarıyla 182,00 TL/m² bedel belirlendiği ve bu bedelin davacı idarenin temyizi üzerine Dairemizce de uygun görüldüğü, yine Menemen 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2016/211 Esas, 2017/220 Karar sayılı dava dosyasında aynı kamulaştırma kapsamında aynı mahallede bulunan ve Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü’nün parsel sorgulama sitesinden edinilen bilgilere göre dava konusu taşınmaza yakın mesafede olan 4 05... parsel sayılı taşınmaza Mayıs 2016 değerlendirme tarihi itibariyle 301,00 TL/m² bedel belirlendiği ve bu bedelin taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce de uygun görüldüğü anlaşılmakla dava konusu taşınmazların konumu ve özellikleri dikkate alındığında Mayıs 2016 değerlendirme tarihi itibarıyla dava konusu taşınmazın metrekare bedelini 160,00 TL belirleyen bilirkişi raporu inandırıcı görülmediğinden dosyanın bilirkişilere tevdi edilerek yukarıda belirtilen miktarlardan ayrılma nedenleri hususunda ek rapor alınması gerekirken yetersiz rapora göre hüküm kurulması hatalı olduğundan, dava konusu 333 parsel sayılı taşınmazda bulunan ve fen bilirkişi raporunda (A,B,C,D,E,F,G,H,I,İ,J,K,L,M,N,O) harfleri ile gösterilen yapılardan, (N) harfi ile gösterilen ve dava dışı 920 parsel sayılı taşınmazda bulunan tek katlı evin balkonunun dava konusu taşınmazda kalan 4m²'lik kısmının bedelinin dava dışı ...’a ait olduğu belirtilmek suretiyle tespit edilen bedelden mahsup edilmesi doğru ise de; davacı idarece düzenlenen kıymet takdir komisyonu raporunda; iki katlı ev,merdiven, tuvalet, ahır, tandır ve 2 adet taş kuyunun davalı ...’a ait olduğunun belirtildiği ancak; odunluk, 53,82 m²'lik tek katlı ev, 127,65 m²'lik tek katlı ev, beton saha ve garajın dava dışı ...’a ait olduğu tespit edilmiş olup, adı geçen ...’ın da beyanı alınarak, muhdesatların bir kısmının dava dışı kişilere ait olduğunun tespit edilmesi halinde, muhdesat sahiplerinin davaya dahil edilmeleri gerekirken, kıymet takdir raporu ile hükme esas alınan bilirkişi raporu arasındaki çelişki giderilmeden, fen bilirkişi raporunda (A,B,D,E,F,G,H,I,İ,J,K,M) harfleri ile gösterilen yapıların davacı ...’a ait olduğunun kabulü ile adı geçen davalıya ödenmesine ilişkin eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru olmadığından ve dava konusu 333 parsel sayılı taşınmazın sınırları dışında kalan ve fen bilirkişi raporunda (...) harfleri ile gösterilen yapıların, mülkiyeti Hazineye ait olan 920 parsel sayılı taşınmazda kaldıkları anlaşıldığından; öncelikle idarece düzenlenen kıymet takdir raporundaki tespitler de dikkate alınmak suretiyle bu taşınmazda bulunan yapıların mülkiyetinin kime ait olduğu tespit edilip, dava dışı kişilere ait olduğunun tespit edilmesi halinde muhdesat sahipleri de davaya dahil edildikten sonra, fen bilirkişi raporunda (...) harfleri ile gösterilen yapıların bayındırlık resmi birim fiyatları nazara alınıp yıpranma payı, müteahhit kârı ve işçilik ücreti düşülerek, 2942 sayılı Kanun’un 19/son maddesi uyarınca asgari levazım bedeline hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde mülkiyet aidiyeti hususundaki çelişki giderilmeden yapıların tamamının bedeline hükmedilmesi, dava konusu 3 32... parsel sayılı taşınmazların kamulaştırılmasından arta kalan alanlarda Karayolları Kenarında Yapılacak ve Açılacak Tesisler Hakkında Yönetmeliğin 41 inci maddesi uyarınca uygulanacak çekme mesafesinin, taşınmazın imar durumu ve konumu dikkate alındığında kaç metre olacağı ve çekme mesafesi uygulandıktan sonra taşınmazın kalan bölümünde imar planına göre yapılaşma izni verilip verilmeyeceği, izin verilecek ise önceki durumuna göre herhangi bir kısıtlama getirilip getirilmeyeceği hususları ilgili Belediye Başkanlığı İmar Müdürlüğü'nden sorulup sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesince ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; belirlenen bedelin yüksek olduğunu, bilirkişi raporuna karşı itirazlarının dikkate alınmadığını, davanın kabulüne karar verilmesine rağmen müvekkili idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmediğini, emsalin uygun olmadığını, dava konusu taşınmaza arsa olarak değer biçilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; tashih şerhinin hatalı olduğunu ve kaldırılması gerektiğini, idarece sonradan depo edilen bedelin 443.302,47 TL olduğunun gözönüne alınmadığını, emsalin uygun olmadığını, kamulaştırmadan arta kalan kısımda değer azalışı hesaplanması gerektiğini, arta kalan kısımda önceki imar durumuna göre bir kısıtlama getirilip getirilmeyeceğinin araştırılmadığını, taşınmazın müstakilen veya başka parseller ile şuyulandırılacağı gözetilerek değer azalışı olmayacağı ifade edilmiş ise de belirlenen bedelin düşük olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekilinin tüm, davalılar vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 3.Dava konusu ... Mahallesi 332 parsel sayılı taşınmaz 2560 m² olup otoban yapılmak üzere kamulaştırılan 232,76 m²’lik kısmın ifrazen 1014 parsel ve kamulaştırmadan arta kalan 2.327,24 m²'lik bölümün ise 1013 parsel numarası ile tescil edildiği ve ... Mahallesi 3323 parsel sayılı taşınmaz 10.040,00 m² olup otoban yapılmak üzere kamulaştırılan 8.134,38 m²’lik kısmın ifrazen 1012 parsel ve kamulaştırmadan arta kalan 1.905,62 m²'lik bölümün ise 1011 parsel numarası ile tescil edildiği, 06.06.2023 tarihli harita bilirkişisi raporunda yapımı tamamlanıp kullanıma açılan otoyolun mevcut parsellere uzaklığının 64-65 metre arasında değiştiği, söz konusu bölge otoyolun kot yüksekliği olan 74,50 metre ile parsellerin kot yüksekliği olan 45 metre arasındaki 3 kademeli güvenlik Şev dolgusunun yapıldığı bölge olup bu bölgede Dinlenme Tesisi yapılabilmesi için aynı kot farkının doldurulması için otoyola paralel şekilde 65-70 metre genişlikte bölge gerektiği belirtilmiş olup, bozma sonrası hükme esas alınan raporda fiili imar uygulaması sırasında müstakilen veya başka parsellerle şuyulandırılacağı gerekçesiyle arta kalan bölümde değer azalışına hükmedilmediği belirtilmiş ise de; ilgili kamulaştırma projesinin getirtilip bu proje eklenmek suretiyle otoyol kamulaştırması sebebiyle dava konusu taşınmazların kamulaştırmadan arta kalan kısımlarının imar durumunun ne şekilde etkileneceği, kamulaştırmadan arta kalan alanların imar durumuna göre yapılaşma izni verilip verilmeyeceği, verilmiş ise önceki durumuna göre kısıtlama getirilip getirilmediği hususları ilgili Belediye Başkanlığı İmar Müdürlüğünden sorulup, taşınmaza ulaşımın engellenip engellenmeyeceği, otoyola çıkışın mümkün olup olmayacağı ve bu nedenlerle arta kalan kısmın kullanılmaz hale gelip gelmeyeceği hususlarında taşınmazların kullanım amacı, yüzölçümü, geometrik şekli ve kamulaştırmanın amacı nazara alınarak bu hususta bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı idare vekilinin tüm, davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkeme kararının BOZULMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalılardan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, 23.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı