4. Hukuk Dairesi 2025/985 E. , 2025/4259 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/766 D.İş, 2024/768 K. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 02.02.2021 tarihinde plakası tespit edilemeyen aracın davacı yayaya çarpması ile meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını belirterek belirsiz alacak olarak 10,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 10,00 TL bakıcı gideri olmak üzere 20,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 20.03.2024 tarihli bedel artırım dilekçesiyle talebini 431.059,71 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kesin hüküm bulunduğunu, başvuru şartının eksik olduğunu, maluliyet raporunun uygun olmadığını, kazaya plakası tespit edilemeyen aracın sebep olduğunun ispat edilemediğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, avans faizi talebinin haksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulü ile 430.000.00 TL sürekli iş göremezlik, 1.049,71 TL bakıcı gideri olmak üzere 431.049,71 TL maddi tazminatın 20.09.2023 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ... Hesabından tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı vekilinin itirazının kısmen kabulü ile itiraza konu kararın vekâlet ücreti ve faiz başlangıcı yönünden düzeltilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davanın kesin hüküm (el çekme-tahkim görevsizlik kararı) nedeniyle Sigorta Tahkim Komisyonunda yargılamaya devam olunamayacağını, başvuran ...'in dava tarihinde 7 yaşında olması sebebiyle, dava ehliyeti ve dava takip yetkisi bulunmadığını, başvuru şartının eksik olduğunu, kazaya neden olan aracın sürücüsü bilinmekte olup araç plakası da tespit edilebilecek durumda olduğunu, kazaya plakası tespit edilemeyen aracın neden olduğunun ispatlanamadığını, tazminat hesaplamasının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faiz dikkate alınarak yapılması gerektiğini, ebeveynlerin bakım ve gözetim yükümlülüklerini ihlal etmiş olması nedeniyle müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, davacının bakım yükümlülüğü anne ve babasında olduğundan bakıcı giderine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, davacı lehine 1/5 oranında vekâlet ücreti takdir edilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; plakası tespit edilemeyen aracın, davacı yayaya çarpıp davacının yaralanması sonucu uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talebine ilişkindir. 1- Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2- Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. Somut olayda, hükme esas alınan İstanbul Medeniyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 06.09.2022 tarihli sağlık kurulu raporunda, davacının trafik kazası sonrası meydana gelen travma sonrası stres bozukluğuna bağlı sürekli iş göremezlik oranı %40 olarak hesaplanmış, İtiraz Hakem Heyetince bu rapor hükme esas alınmıştır. Davacının sürekli iş göremezliğinin dava konusu kaza sonucu oluştuğunun, yani haksız eylem ile illiyet bağı bulunduğunun belirlenmesi sorumluluk açısından zorunludur. Dosya içerisindeki sağlık kurulu raporu, olay tarihinde geçerli yönetmelik hükümleri esas alınarak düzenlenmiş ise de "tedavi ile işlevselliği kısmen düzelebilmesine" göre %40 sürekli iş göremezlik oranı tespit edilmiş, maluliyet oranının ömür boyu sürüp sürmeyeceği değerlendirmesine yer verilmemiş olup anılan rapor bu haliyle hüküm kurmaya elverişli olmayıp eksik inceleme ile karar verilemez. Bu durumda, davacının fiziksel bulgularının yanında psikiyatrik tedavisine ilişkin tüm tedavi evrakı temin edildikten sonra, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor alınmalıdır. Söz konusu raporda; özellikle kazadan sonra oluştuğu belirtilen “travma sonrası stres bozukluğu” olarak nitelendirilen rahatsızlık nedeniyle davacıda sürekli iş göremezliğin oluşup oluşmadığı veya bu bulgunun, sürekli iş göremezlik oranını artırıp artırmadığı, kaza ile illiyet bağının bulunup bulunmadığı, ömür boyu sürüp sürmeyeceği, sürekli değilse ne kadar devam edeceği hususlarına yer verilerek ve bizzat muayene edilmek suretiyle yukarıda açıklandığı üzere içerisinde psikiyatri uzmanı bulunan yetkili sağlık kurulundan gerekçeli, denetime elverişli rapor alınıp (davacı tarafından kararın temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,13.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.