4. Hukuk Dairesi 2025/6772 E. , 2025/13715 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/236 D.İş -2023/242 K. SAYISI : 2023/İHK-10513 SAYISI : K-2022/314880 İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının ZMSS poliçesi ile sigortaladığı aracın, müvekkili sevk ve idaresindeki motosiklete çarpması sonucunda 05.07.2021 tarihinde yaralamalı trafik kazasının meydana geldiğini ve kaza nedeniyle davacının malul kaldığını, davalı tarafa başvuru yapılsa da davalı tarafça ödeme yapılmadığını beyanla fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla şimdilik 7.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.000,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 100,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 8.100,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili talep etmiş ve ıslah dilekçesiyle talebini 184.962,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili tarafından cevap dilekçesinde; hesaplanan tazminattan davacının koruyucu tertibat takmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacının sunmuş olduğu maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, sunulan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre alınmadığını, maluliyet tespiti için Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu ve kusur durumunun tespiti için bilirkişi raporu alınması gerektiğini, davacının kaza nedeniyle elde ettiği başkaca gelir olması halinde hesap olunan tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ile % 1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, faize karar verilmesi halinde yasal faize karar verilebileceğini, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini beyanla başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davanın kısmen kabulü ile 183.862,00 TL tazminatın 22.08.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacının geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri tazminatı talebinin reddine ve davacı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 28.579,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davalı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 220,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince ve davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla hükme esas alınan maluliyet raporunun karar tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre hazırlanmış olmasına, tazminat hesabının Yargıtay içtihatlarına uygun olarak TRH 2010 Yaşam Tablosunun ve prograsif rant hesap yönteminin kullanılması suretiyle yapılmasına, kusur raporunun kazanın oluş şekline uygun olmasına, müterafik kusur indirimi yapılmasını gerektirecek bir durum ve olgunun bulunmamasına ve davacı lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmamasına göre tarafların itirazların reddine karar vermiştir
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin almış olduğu maluliyet raporunun usulüne uygun olduğunu, müvekkili muayene edilmeden maluliyet raporunun düzenlenemeyeceğini, maluliyet raporları arasında çelişki bulunması nedeniyle çelişkinin giderilmesi için rapor alınması gerektiğini belirtmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; hesaplanan tazminattan davacının koruyucu tertibat takmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, bilirkişi raporu ile tespit edilen kusur oranlarını kabul etmediklerini, hükme esas alınan maluliyet raporunun usulüne uygun düzenlenmediğini ve bu nedenle verilen kararın hatalı olduğunu, dava konusu kaza nedeniyle davacıya Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ile % 1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, rapor ücreti talebinden teminat dışı olması nedeniyle müvekkilinin sorumlu olmadığını, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın, davacının sevk ve idaresindeki motosiklete çarpması suretiyle meydana gelen iki taraflı trafik kazası sonucunda davacının yaralanıp malul kalması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri tazminatı istemine ilişkindir. 1- Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, Yargıtay içtihatlarına uygun olarak TRH 2010 Yaşam Tablosunun ve progresif rant hesap yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılmasına, kusur raporunun oluşa uygun olmasına, somut olayda müterafik kusur indirimini gerektirir durum ve olgunun bulunmamasına, rapor ücretinin yargılama giderlerinden sayılmış olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin ve davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2- Taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarına gelince; haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Somut olayda; davacı tarafça dosyaya sunulan ... Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Polikliniği tarafından düzenlenen 29.07.2022 tarihli raporda, davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin sol kalça eklem hareket kısıtlılığına bağlı olarak % 5 oranında ve diskopatiye bağlı olarak % 8 oranında olup balthazard hesaplama tablosuna göre toplamda % 13 oranında olduğu kabul edilmiştir. Somut olayda; Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükme esas alınan ve bir adli tıp uzmanı ile bir ortopedi ve travmatoloji uzmanı tarafından düzenlenen 25.10.2022 tarihli raporda, davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin sol kalça eklem hareket kısıtlılığına bağlı olarak % 4 oranında olduğu ve diskopati ile davaya konu trafik kazası arasında illiyet bağı olmadığı ve bu nedenle verilen % 8 oranın uygun olmadığı kabul edilmiştir. Bahsi geçen her iki raporda, 20.02.2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ile ekindeki cetvelleri kullanmış ve hükme esas alınan maluliyet raporunda diskopati nedeniyle oluşan maluliyet ile davaya konu kaza arasında illiyet bağı bulunmadığı ifade edilmiş ve bu nedenle raporlar arasında çelişki oluşmuştur. Diğer yandan, hakem heyeti kararına esas alınan raporun davacının muayenesi yapılmadan düzenlendiği dikkate alındığında, anılan raporun yönetmelikteki şartları taşımadığı ve raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesinin zorunlu olduğu açıktır. İtiraz Hakem Heyetince; davacının maluliyet oranının tespiti için davacının dava konusu olay nedeniyle tüm tedavi evraklarının getirtilip değerlendirmek ve davacının da muayene edilmesi suretiyle davacı tarafın maluliyet raporu aldığı üniversite haricindeki başka bir Üniversite Hastanesinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümünden içerisinde davacının yaralanması uygun belirlenen uzman doktorların bulunduğu heyetten olay tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli, kaza ile illiyet bağı kuran ve raporlar arasındaki çelişkiyi giderir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir. 3- Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak; 5684 sayılı Kanun'un 30. maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13. ve AAÜT’nin 17/2. maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca Uyuşmazlık Hakem Heyeti karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 3.Yukarıda (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının temyiz eden davacıya ve davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 07.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! a53edf30e671c83e 6a3bba6f90ecaed2