4. Hukuk Dairesi 2025/5359 E. , 2025/8266 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi SAYISI: 2022/937 Değişik İş - 2022/961 Karar İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası neticesinde karşı araçta yolcu olan davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 107. maddesi uyarınca 4.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 1.000,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 7.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; yargılama sırasında bedel arttırım dilekçesi ile sürekli iş göremezlik talebini 243.033,43 TL'ye ve bakıcı gideri talebini 3.577,50 TL'ye olmak üzere toplam talebini 246.610,93 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmediğini, davalının ancak sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limiti oranında sorumlu olduğunu, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemi esas alınarak yapılması gerektiğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen vekalet ücretinin 1/5'i kadar olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekili tarafından dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlendiği, kaza tespit tutanağında sigortalı araç sürücüsünün kusuru ile kazanın meydana geldiğinin tespit edildiği, aktüer bilirkişi raporunda davacının % 5 maluliyet oranı, davalının % 100 kusur oranı, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile tazminat tutarının hesaplandığı, aktüer bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 243.033,43 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 3.577,50 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 246.610,93 TL'nin 04.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyada mevcut maluliyet raporu, aktüer bilirkişi raporu ve hesaplamaların mevzuat ve içtihatlara uygun olduğu ve davacı lehine maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydı ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen vekalet ücretinin 1/5'i kadar vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararında davacı lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının vekalet ücreti yönünden kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının vekalet ücreti yönünden düzeltilmesine karar verilmiş, davalı vekilinin diğer itirazları ise reddedilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmediğini, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz yöntemi esas alınarak yapılması gerektiğini, geçici bakıcı gideri yönünden davalı şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğu yönündeki iddiaların kabul edilebilir nitelikte olmadığını ve davacının müterafik kusuru nedeniyle indirim uygulanması gerektiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talebine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, özellikle tazminatı Dairemizin yerleşik uygulamalarına uygun biçimde ve usulünce hesap eden aktüer raporunun karara esas alınmış olmasına, .... bilirkişi heyetinin düzenlediği raporla saptanan bakıcı ihtiyacı süresine ilişkin geçici bakıcı giderinden doğan zararın trafik sigortasının teminatı kapsamında olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; a-) Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza, 06.06.2021 tarihinde meydana gelmiş olup dosyada mevcut raporun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlanmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacı tarafından kararın temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. b-)6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Somut olayda, kazaya ilişkin kaza tespit tutanağında, sigortalı araç sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 57/a maddesinde yer alan ''Kavşağa yaklaşan sürücüler kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamak, dikkatli olmak, geçiş hakkı olan araçların önce geçmesine imkan vermek zorundadırlar'' kuralını ihlal ettiği gerekçesiyle kusurlu olduğunun tespit edildiği, hakem heyetince trafik kazasında tarafların kusur oranları uzman bilirkişi raporu ile belirlenmeden davacının yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsünün kusursuz, sigortalı araç sürücüsünün ise tam kusurlu olduğu kabul edilerek yapılan hesaplamaya itibar edildiği anlaşılmaktadır. Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin varsa soruşturma dosyası da dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için uzman bilirkişi heyetinden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. c-)Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir. Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde 6098 sayılı Kanun'un 52. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 78. maddesinde "Belirli sürücülerin ve yolcuların, araçların sürülmesi sırasında koruyucu tertibat kullanmaları zorunludur... Kullanma ve yolların özelliği gözetilerek hangi tip araçlarda sürücülerinin ve yolcularının şehiriçi ve şehirlerarası yollarda hangi şartlarda hangi koruyucu tertibatı kullanacakları ve koruyucuların nitelikleri ve nicelikleri ile emniyet kemerlerinin hangi araçlarda hangi tarihten itibaren kullanılacağı yönetmelikte belirtilir." düzenlemesi yapılmıştır. Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 150. maddesinde "M1, M1G, N1, N1G, N2 ve N3 sınıfı araçlarda 150 cm’den kısa ve 36 kg’ın altındaki çocukların taşınması sırasında çocukların ağırlığına uygun bu Yönetmeliğin ekinde yer alan (1) sayılı cetvelde yer alan çocuk bağlama sistemlerinin kullanılması zorunludur. Ancak, 135 cm’den uzun çocuklar çocuk bağlama sistemleri yerine ön koltukta oturmamak şartıyla diğer koltuklardaki emniyet kemerlerini kullanabilirler.” şeklinde düzenlenme bulunmaktadır. Somut olayda; davacının kaza tarihinde 5 yaşında olduğu, dosya arasında bulunan kaza tespit tutanağına göre davacının oto koltuğunda oturmadığı anlaşılmaktadır. Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 150. maddesine göre olay tarihinde 5 yaşında olan davacının yaşı gereği seyahati sırasında çocuk bağlama sistemi kullanılması gerekli iken bu kurala uyulmadığı ve davacının zararın artmasına katkısının bulunduğu anlaşılmakta olup, İtiraz Hakem Heyetince müterafik kusurun varlığı kabul edilerek TBK'nın 52. maddesi uyarınca Dairemiz yerleşik uygulamalarına göre hesaplanan tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR 1- Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda 2 (a), (b) ve (c) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 22.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 772d41bfe03adaa0 89e9507faebcd121 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 4. Hukuk Dairesi 2025/5359 E. , 2025/8266 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi SAYISI: 2022/937 Değişik İş - 2022/961 Karar İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası neticesinde karşı araçta yolcu olan davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 107. maddesi uyarınca 4.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 1.000,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 7.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; yargılama sırasında bedel arttırım dilekçesi ile sürekli iş göremezlik talebini 243.033,43 TL'ye ve bakıcı gideri talebini 3.577,50 TL'ye olmak üzere toplam talebini 246.610,93 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmediğini, davalının ancak sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limiti oranında sorumlu olduğunu, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemi esas alınarak yapılması gerektiğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen vekalet ücretinin 1/5'i kadar olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekili tarafından dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlendiği, kaza tespit tutanağında sigortalı araç sürücüsünün kusuru ile kazanın meydana geldiğinin tespit edildiği, aktüer bilirkişi raporunda davacının % 5 maluliyet oranı, davalının % 100 kusur oranı, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile tazminat tutarının hesaplandığı, aktüer bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 243.033,43 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 3.577,50 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 246.610,93 TL'nin 04.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyada mevcut maluliyet raporu, aktüer bilirkişi raporu ve hesaplamaların mevzuat ve içtihatlara uygun olduğu ve davacı lehine maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydı ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen vekalet ücretinin 1/5'i kadar vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararında davacı lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının vekalet ücreti yönünden kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının vekalet ücreti yönünden düzeltilmesine karar verilmiş, davalı vekilinin diğer itirazları ise reddedilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmediğini, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz yöntemi esas alınarak yapılması gerektiğini, geçici bakıcı gideri yönünden davalı şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğu yönündeki iddiaların kabul edilebilir nitelikte olmadığını ve davacının müterafik kusuru nedeniyle indirim uygulanması gerektiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talebine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, özellikle tazminatı Dairemizin yerleşik uygulamalarına uygun biçimde ve usulünce hesap eden aktüer raporunun karara esas alınmış olmasına, .... bilirkişi heyetinin düzenlediği raporla saptanan bakıcı ihtiyacı süresine ilişkin geçici bakıcı giderinden doğan zararın trafik sigortasının teminatı kapsamında olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; a-) Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza, 06.06.2021 tarihinde meydana gelmiş olup dosyada mevcut raporun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlanmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacı tarafından kararın temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. b-)6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Somut olayda, kazaya ilişkin kaza tespit tutanağında, sigortalı araç sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 57/a maddesinde yer alan ''Kavşağa yaklaşan sürücüler kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamak, dikkatli olmak, geçiş hakkı olan araçların önce geçmesine imkan vermek zorundadırlar'' kuralını ihlal ettiği gerekçesiyle kusurlu olduğunun tespit edildiği, hakem heyetince trafik kazasında tarafların kusur oranları uzman bilirkişi raporu ile belirlenmeden davacının yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsünün kusursuz, sigortalı araç sürücüsünün ise tam kusurlu olduğu kabul edilerek yapılan hesaplamaya itibar edildiği anlaşılmaktadır. Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin varsa soruşturma dosyası da dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için uzman bilirkişi heyetinden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. c-)Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir. Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde 6098 sayılı Kanun'un 52. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 78. maddesinde "Belirli sürücülerin ve yolcuların, araçların sürülmesi sırasında koruyucu tertibat kullanmaları zorunludur... Kullanma ve yolların özelliği gözetilerek hangi tip araçlarda sürücülerinin ve yolcularının şehiriçi ve şehirlerarası yollarda hangi şartlarda hangi koruyucu tertibatı kullanacakları ve koruyucuların nitelikleri ve nicelikleri ile emniyet kemerlerinin hangi araçlarda hangi tarihten itibaren kullanılacağı yönetmelikte belirtilir." düzenlemesi yapılmıştır. Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 150. maddesinde "M1, M1G, N1, N1G, N2 ve N3 sınıfı araçlarda 150 cm’den kısa ve 36 kg’ın altındaki çocukların taşınması sırasında çocukların ağırlığına uygun bu Yönetmeliğin ekinde yer alan (1) sayılı cetvelde yer alan çocuk bağlama sistemlerinin kullanılması zorunludur. Ancak, 135 cm’den uzun çocuklar çocuk bağlama sistemleri yerine ön koltukta oturmamak şartıyla diğer koltuklardaki emniyet kemerlerini kullanabilirler.” şeklinde düzenlenme bulunmaktadır. Somut olayda; davacının kaza tarihinde 5 yaşında olduğu, dosya arasında bulunan kaza tespit tutanağına göre davacının oto koltuğunda oturmadığı anlaşılmaktadır. Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 150. maddesine göre olay tarihinde 5 yaşında olan davacının yaşı gereği seyahati sırasında çocuk bağlama sistemi kullanılması gerekli iken bu kurala uyulmadığı ve davacının zararın artmasına katkısının bulunduğu anlaşılmakta olup, İtiraz Hakem Heyetince müterafik kusurun varlığı kabul edilerek TBK'nın 52. maddesi uyarınca Dairemiz yerleşik uygulamalarına göre hesaplanan tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR 1- Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda 2 (a), (b) ve (c) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 22.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 772d41bfe03adaa0 89e9507faebcd121 ... ...