4. Hukuk Dairesi 2025/511 E. , 2025/5470 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi SAYISI: 2022/325 Değişik İş-2022/325 Karar SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI: İHK-2022/14724 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2022/46793 İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; motosiklet sürücü olan davacıya, plakası tespit edilemeyen aracın 15.07.2019 tarihinde çarpması neticesinde malul kaldığını belirtip fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 4.800,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL bakıcı gideri, 750,00 TL rapor ücreti, fatura edilmeyen 2.000,00 TL tedavi ücreti toplam 5.000,00 TL 'nin temerrüt tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, sürekli iş göremezlik tazminatını 381.913,75 TL, geçici bakıcı giderini 2.695,42 TL olarak ıslah etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kuruma başvuru şartının yerine getirilmediğini, maluliyet raporunun usule uygun olmadığını, teminat miktarının 360.000,00 TL olduğunu, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizin uygulanması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı, tedavi gideri ve rapor ücretinin teminat kapsamında olmadığını, bakıcı giderinin sağlık gideri teminatından karşılanması gerektiğini, müterafık kusur ve hatır taşıması indirimi yapılmasını talep ettiklerini, sigortasız aracın kazada kusuru olmadığını, vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini, kurula başvuru tarihinden itibaren faize karar verilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyaya sunulan 07.07.2021 tarihli İstanbul ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından tanzim edilen maluliyet raporunda Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre %17 oranında engel oranı, 60 gün geçici iş göremezlik süresi, 30 gün bakıcı ihtiyacı tespitinin yapıldığı, SGK tarafından başvurana 15.833,19 TL geçici iş göremezlik ödemesi yapıldığının belirtildiği, kaza tespit tutanağına göre plakası tespit edilemeyen aracın kazada %100 oranında kusuru bulunduğu, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre alınan hesap raporunda sürekli iş göremezlik tazminatının 381.913,75 TL olarak belirlendiği, davacının geçici iş göremezlik ödeneği aldığı için bu tazminatı alamayacağı, 2.695,42 TL geçici bakıcı giderinin hesaplandığı, davacının taleplerini ıslah ettiği, sigorta şirketine 15.07.2021 tarihinde başvuru yapıldığı ve davalının 03.08.2021 tarihinde temerrüde düştüğü gerekçesi ile başvurunun kısmen kabulüne, taleple bağlılık ilkesi gereğince 381.913,75 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 2.695,42 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 384.609,17 TL tazminatın 03.08.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, geçici iş göremezlik tazminatı talebinin ise reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına davalının itiraz ettiği, dosyaya sunulan 07.07.2021 tarihli İstanbul ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından tanzim edilen maluliyet raporunda Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre %17 oranında engel oranı, 60 gün geçici iş göremezlik süresi, 30 gün bakıcı ihtiyacı olduğunun belirlendiği, yetkili hastane tarafından tanzim edilen raporun usul ve yasaya uygun olduğu, bakıcı giderinden davalının sorumlu olduğu, davalının kusur raporu alınmamış olmasına itiraz ettiği, ancak kaza tespit tutanağının aksi kanıtlanıncaya kadar geçerli resmi belge niteliğinde olduğu, davacının %17 oranlı maluliyet raporu ile davalıya başvuru yaptığı, Yargıtay içtihatları uyarınca hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yönteminin kullanılmasının yerinde olduğu, bilirkişi raporunda davacı gelirinin doğru belirlendiği, vekalet ücretinin belirlenmesinde usul ve yasaya aykırılık olmadığı, sigorta şirketine 15.07.2021 tarihinde başvuru yapıldığı, davalının 03.08.2021 tarihinde temerrüde düştüğü gerekçesi ile davalının itirazlarının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; vekalet ücretinin nispi tam olarak verilmesi gerektiği gerekçesi ile kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; usule uygun başvuru yapılmadığı, maluliyet raporunu kabul etmedikleri, kusur raporu alınmadan karar verildiği, bakıcı giderinden sorumlu olmadıkları ve talebin ispatlanması gerektiği, hesaplama yöntemini kabul etmedikleri, başvuranın gelirinin hatalı belirlendiği gerekçeleri ile kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Gerekçe Uyuşmazlık, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın karıştığı 15.07.2019 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı motosiklet sürücüsünün uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, davacı vekilinin Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına itiraz etmemiş olmasına ve ayrıca davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin usul ve yasaya uygun olmasına, davalıya 14.07.2021 tarihli dilekçe ile başvuru yapılmış ve davalının 03.08.2021 tarihinde temerrüde düşmüş olmasına, davalının bakıcı giderine ilişkin talepten sorumlu olmasına, hesaplamada kullanılan yönteminin usul ve yasaya uygun olmasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Davalı vekilinin diğer temyiz nedenlerine gelince; Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza, 03.10.2020 tarihinde meydana gelmiştir. Dosyanın incelenmesinde; 07.07.2021 tarihli İstanbul ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından verilen raporda davacının "el bileğinde bulunan skar nedeni ile %7, işaret parmağı, orta parmak ve yüzük parmağında bulunun kısıtlılık nedeni ile üst ekstremite engel oranı %8, parmak engel oranı %5 olmak üzere" Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre %17 oranında maluliyeti olduğu tespit edilmiş, yine dosya içinde bulunan 23.11.2020 tarihli ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı raporunda "parmak engeli" nedeni ile Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının %2 oranında maluliyeti olduğunu belirten rapor verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince İstanbul ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından rapora itibar olunarak hüküm kurulmuşsa da yargılama makamlarınca çelişkili raporlardan birine neden itibar edildiği, diğer raporun neden tercih edilmediği gerekçelendirilmeli veya her iki rapor arasındaki çelişkiyi gideren üçüncü bir rapor alınmalıdır. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan çelişkiyi giderecek şekilde rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 3.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Somut olayda, kazaya ilişkin kaza tespit tutanağında plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 56/1a maddesi uyarınca davacının kusursuz, plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün ise tam kusurlu olduğu belirtilmiş, davalının %100 kusurlu olduğunun kabulü ile hesaplama yapılmıştır. Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin varsa ceza soruşturma dosyası da dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için üniversite öğretim üyelerinden veya Karayolları Genel Müdürlüğünde görevli fen heyetinden seçilecek uzman bilirkişilerden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. 4.Hükme esas alınan bilirkişi raporunda tazminat hesaplanırken, davacının 2019 yılında ortalama 3.375,98 TL, 2020 yılında 3.027,22 TL aldığı, 2021 ve 2022 yıllarına ait gelir bilgisi bulunmadığı bu süreler için asgari ücretteki maaş artış oranlarının uygulanacağı belirtilerek 2021 yılı için 3.679,88 TL, 2022 yılı için 5.538,76 TL ücretler dikkate alınarak hesaplama yapılmışsa da davacıya ait hizmet dökümünün incelenmesinde asgari ücret düzeyinde maaş aldığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle davalının usuli kazanılmış hakkı da gözetilerek davacıya ait SGK hizmet dökümü ve ibraz edilmesi halinde bordroların incelenmek suretiyle davacı ücretinin belirlenerek hesaplamanın buna göre yapılması gerekirken denetime elverişli olmayan rapora dayalı karar verilmesi doğru görülmemiştir.
VI. KARAR 1.Gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Gerekçe bölümünün (2), (3) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,09.04.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.