Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2023/6336 E., 2025/5473 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/6336 E., 2025/5473 K. (09.04.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/6336
Karar No
2025/5473
Karar Tarihi
09.04.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2023/6336 E. , 2025/5473 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/269 Değişik İş-2023/273 Karar SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : İHK-2023/20156 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2023/20027 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; motosiklet sürücüsü davacı ile davalıya sigortalı araç sürücüsü arasındaki 22.05.2020 tarihli kazada müvekkilinin yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 80,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 10,00 TL bakıcı gideri, 10,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 20.12.2022 tarihli dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatını 246.816,08 TL, geçici iş göremezlik tazminatını 9.467,87 TL olarak ıslah etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalıya usule uygun başvuru yapılmadığını, bu nedenle ret kararı verilmesi gerektiğini, maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun tanzim edilmediğini, şayet dosya kapsamında hesaplama yapılacak ise bunun TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemine göre yapılmasını, kusur oranına itiraz ettiklerini, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden kusur raporu alınmasını, davacının koruyucu ekipman kullanmadığı müterafık kusur indirimi yapılmasını, Sosyal Güvenlik Kurumundan gelir sağlanıp sağlanmadığının belirlenmesini, temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz istenebileceğini, vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; motosiklet sürücüsü davacı ile davalıya sigortalı araç sürücüsü arasında 22.05.2020 tarihinde meydana gelen kazada davacının yaralanması nedeni ile tazminat talebinde bulunduğu, ibraz edilen maluliyet raporu ile %9 oranında maluliyet oranı ve 180 gün geçici iş göremezlik süresi olduğu, aktüer rapor ile 246.816,08 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 9.467,87 TL geçici iş göremezlik tazminatının belirlendiği gerekçesi ile talebin kabulüne toplam 256.283,95 TL tazminatın 19.10.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ibraz edilen maluliyet raporunun kaza tarihinde geçerli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre tanzim edildiği, kusur durumu ve tazminat hesabı yönünden alınan bilirkişi raporu uyarınca davacının kazada %25, sigortalı araç sürücüsünün ise %75 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılan hesaplamanın usul ve yasaya uygun olduğu, davalının tazminattan müterafık kusur indirimi yapılmasını talep ettiği ancak buna dair delil ibraz etmediği, davalının vekalet ücretine yönelik itirazı bulunduğu, maktu vekalet ücretinin altında olmamak üzere nispi vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesi ile davalının vekalet ücretine yönelik itirazının kabulü ile davacı lehine 9200,00 TL vekalet ücreti takdirine, davalının diğer itirazlarının ise reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; usule uygun başvuru yapılmadığı, maluliyet raporunu kabul etmedikleri, kusur raporuna itiraz ettikleri, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği, bakıcı gideri talebinin ispatlanamadığı, hesaplama yöntemini kabul etmedikleri gerekçeleri ile kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 22.05.2020 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, hesaplamada kullanılan yöntemin usul ve yasaya uygun olmasına, davacı arazı ile kask takılmaması arasında illiyet bağı olmamasına, kaza tarihi itibari ile geçerli yönetmelik hükümlerine göre alınan raporda davacının %9 oranında maluliyeti olduğunun anlaşılmasına, davalının geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı giderinden sorumlu olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Dosyanın incelenmesinde; dosya içerisinde bulunun kaza tespit tutanağında davalıya sigortalı araç sürücüsünün şerit izleme ve değiştirme kuralının ihlal ettiği, davacının ise aracının hızını kavşaklarda ayarlaması gerekirken bu kurala uymadığı gerekçesi ile kusurlu olduğu belirtilmiştir. Dosyaya alınan kusur raporunda ise sigortalı sürücünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 56/1-a maddesine aykırı şekilde (şerit izleme ve değiştirme kuralı) ihlali nedeni ile %75 oranında, davacının ise aynı yasanın 52/a maddesini (kavşakta hızını azaltması) kuralını ihlal etmesi nedeni ile %25 oranında kusuru olduğu kabul edilmiştir. Alınan kusur raporu uyarınca davalının %75 oranında kusurlu olduğu kabulü ile hesaplama yapılmıştır. Ancak; dosyanın incelenmesinde sigortalı araç sürücüsü hakkında ceza yargılamasının yapıldığı Fethiye Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/387 Esas sayılı dosyasına ait son duruşma tutanağında belirtildiği üzere, dosyaya alınan bilirkişi raporunda davalıya sigortalı araç sürücüsü olan sanığın ve mağdurun eşit oranda kusurlu olduğu belirtilerek sanık hakkında Hükmün Açıklanmanın Geri Bırakılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. İtiraz Hakem Heyetince kusur raporuna itibar olunarak hüküm kurulmuştur. Yargılama makamlarınca söz konusu kusur raporuna neden itibar edildiği, ceza yargılaması neticesi alınan kusur raporuna neden itibar edilmediği gerekçelendirilmeli veya kaza tespit tutanağı, dosyaya alınan kusur raporu ve ile ceza dosyasına alınan rapor arasındaki çelişkiyi gideren yeni bir rapor alınmalıdır. O halde, İtiraz Hakem Heyetince, ceza dosyasının da celp edilip incelenerek, kaza tespit tutanağı ve rapor dikkate alınarak, dosyanın Adli Tıp Kurumu, İTÜ Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek konusunda uzman üç kişilik bilirkişi kuruluna tevdii ile kaza tespit tutanağı, kusur raporu ve tüm dosya kapsamı ile kazanın oluş şekline göre olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti ve meydana gelebilecek çelişkilerin giderilmesi yönünden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınması, ondan sonra dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilip varılacak sonuca göre (davalı lehine usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, İtiraz Hakem Heyeti kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir. 3. Somut olayda karara esas alınan tazminat raporunda davacının bakiye ömrünün tespitinde isabetli olarak TRH 2010 Yaşam Tablosu kullanılmış ise de, davacının kaza tarihindeki yaşı esas alınarak TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre bakiye ömrünün belirlenmesi gerekirken hesaplama tarihindeki davacının yaşı esas alınarak hesaplama yapılması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. Bu itibarla davalının kazadaki kusur oranı da tespiti sonucu elde edilecek oranda dikkate alınarak, davacının kaza tarihi itibari ile beklenen yaşam süresi belirlenerek hesaplama yapılması gerekirken rapor tarihinin esas alınması hatalı olup kararı bu yönden de bozulmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine09.04.2025 tarihinde oy birliği ile karar verild SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 3297022c7620e780 4f575bb0e315e82a

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı