4. Hukuk Dairesi 2025/4866 E. , 2025/9359 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2025/406 E., 2025/407 K. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalının zorunlu trafik sigortacısı olduğu motosiklet ile davacının sürücüsü olduğu motosikletin karıştığı 23.11.2016 tarihli çift taraflı trafik kazası sonucunda davacının yaralanıp malul kaldığını belirterek belirsiz alacak olarak 5.000,00 TL sürekli iş gücü kaybı tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; talebini 129.728,11 TL olarak arttırmıştır.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, davadan önce gerekli belgeler ile başvuru yapılmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, kaza tarihinde geçerli yönetmelik hükümleri esas alınarak maluliyet oranının belirlenmesi gerektiğini, çocuklara ilişkin geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadıklarını, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak yapılmasını, kaza tarihinde davacının çocuk olması nedeniyle 18 yaşına kadar Asgari Geçim İndirimi (AGİ) hariç asgari ücret üzerinden hesaplanmasını, müterafik kusur indirimi yapılmasını, faiz talebinin reddi gerektiğini, kusur durumunun tespiti gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan (SGK) gelir sağlanıp sağlanmadığının tespitini, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne (AAÜT) göre belirlenecek vekalet ücretinin beşte biri oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıya sigortalı araç sürücüsünün kazadaki %50 kusuru ve davacının sunduğu rapordaki % 14 maluliyet oranı üzerinden, aktüer raporu ile tazminatın usulünce hesaplandığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 129.728,11 TL'nin 08.04.2021 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetininin 11.03.2022 tarihli ve 2022/İHK-11826 sayılı kararı ile davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.İtiraz Hakem Heyeti kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairenin 15.04.2024 tarih 2022/8142-2022/3274 sayılı kararı ile; ''..1. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1 inci maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı Yasa'nın 85/1 inci maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiştir. Kaza tarihinde yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Somut olayda; davacı vekili davacı sürücü ...'nin sevk ve idaresindeki 31 ... 7296 plakalı motosikleti ile sigortalı araç 31 .. 5529 plakalı motosiklet sürücüsü ... 'ın karıştığı kaza sonucu davacının yaralandığını belirterek davalı ... şirketinden tazminat talebinde bulunmuştur. Kazaya ilişkin düzenlenen kaza tespit tutanağında; sürücü ...'nin sevk ve idaresindeki 31 ... 7296 plakalı motosikleti ile yine aynı istikamette sürücü ... 'ın sevk ve idaresindeki 31 ... 5529 plakalı motosikleti ile TEM otoyolunu takiben Belen ilçe istikametinden İskenderun istikametine orta şeritten yan yana birlikte seyirleri esnasında araçlarının direksiyon hakimiyetlerini kaybederek devrilmeleri ve yaklaşık olarak 17 metre sürüklendikten sonra gidişe göre yolun sol kısmında bulunan orta refüj çelik bariyerlere motosikletlerinin ön ve yan kısımları ile çarpması sonucu kazanın meydana geldiği, bu kazanın oluşumunda ...'nin kazayı hatırlamadığından, diğer sürücü ...'ın ise hastanede yoğun bakımda olduğundan dolayı kaza ile ilgili bilgisine başvurulamadığı, ayrıca kazada herhangi bir görgü tanığının olmadığından dolayı kaza ile ilgili herhangi bir kanaate varılamadığı belirtilmiştir. Davacı ...'nin soruşturma aşamasında alınan ifadesinde; arkadaşları ile trafiğe kapalı alana üç motosikletle gittiklerini, bulundukları yerde ...'in motorunu alıp otobana hız yapmak için çıktığını, yaklaşık 1-1,5 km gittikten sonra rüzgardan ve kasis sebebiyle motosikletin dengesinin bozulduğunu ve düştüğünü, bunun üzerine yaralandığını, gözünü açtığında hastanede olduğunu, daha sonra ...'ın da kendi motosikleti ile arkasından çıkış yaptığını ve onunda kaza geçirdiğini arkadaşı ...'ın hastanede kendisine söylediğini, ...'ın nasıl kaza yaptığını ve nasıl yaralandığını bilmediğini, düştükten sonra birşey hatırlamadığını, kaza yaptığı yer ile ...'ın vefat ettiği yerin neresi olduğunu bilmediğini, ... ile herhangi bir yarış içerisinde olmadıklarını belirtmiştir. Soruşturma aşamasında düzenlenen Adli Tıp Kurumu raporunda; şüpheli sürücü ...'nin hız yapmak için yola çıktığı, bir müddet sonra sürücü Murat'ın ardından yola çıktığı, şüpheli sürücünün yol dışı kalmasının veyahut herhangi bir eyleminin arkasından gelen mütevaffa sürücüye etkisinin olduğuna yönelik iddia ve tespit bulunmadığı, hasar fotoğraflarından da kesin emareye rastlanmadığı, bu nedenle olayın tek taraflı kaza olduğu ve sürücü ...'ın asli derecede kusurlu olduğu belirtilmiştir. Soruşturmaya ilişkin kovuşturmaya yer olmadığına yönelik kararda; ölen suça süreklenen çocuğun diğer mağdur suça sürüklenen çocuğun yaralanmasına ilişkin herhangi bir eylemi olmadığı, aynı şekilde mağdur suça sürüklenen çocuğun müteveffa sürücünün ölümüne herhangi bir etkisinin olmadığının bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamından tespit edildiği, her iki motosiklet sürücüsünün de kendi kusurları neticesinde kaza yaptıkları, bu nedenle ortada herhangi bir suç ve suç unsuru bulunmadığı belirtilmiştir. Kaza tespit tutanağı, soruşturma aşamasında alınan davacının ifadesi, Adli Tıp Kurumu raporu ve kovuştumaya yer olmadığına yönelik karardan da görüleceği üzere davacı sürücünün yaralanması ile sonuçlanan kaza ile sigortalı araç sürücüsünün vefatı ile sonuçlanan kazaların tek taraflı kaza olduğu, her iki motosiklet sürücüsünün de kendi kusurları neticesinde kaza yaptıkları anlaşıldığından davanın reddi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi yerinde olmamıştır.'' gerekçesiyle İtiraz Hakem Heyeti kararı bozulmuştur. B.İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı gereği davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kusur raporları arasında çelişki olduğunu, giderilmeden karar verildiğini, sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, farazi yaklaşımla başvurunun reddinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, dosyada kusur durumun net olarak tespiti için rapor alınması gerektiğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu davacının yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. Temyizen incelenen İtiraz Hakem Heyeti kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla; dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VIl. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA, Aşağıda dökümü yazılı peşin harcın onama harcına mahsubuna, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 16.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 3f1c25d15705ef17 8603f3d2e93ab5e1