4. Hukuk Dairesi 2025/2589 E. , 2025/12133 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI: 2024/1708 E. 2024/2367 K. Taraflar arasındaki yargılamanın yenilenmesi talebinden dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın yargılanmanın yenilenmesini talep eden (davacı) vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, yargılanmanın yenilenmesini talep eden (davacı) vekili tarafından temyiz edilmekle; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre, hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktar 43.400,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kalmaktadır. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.09.2025 tarihinde Üye ...'nin karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Kanun yolları, adil yargılanma hakkı ve hak arama özgürlüğünün güvencelerinden biridir. Parasal kesinlik sınırları, özellikle istinaf ve temyiz gibi olağan kanun yollarına başvuruda belirleyici rol oynamaktadır. Ancak bu sınırların hangi tarihe göre belirleneceği meselesi, uygulamada ciddi tartışmalara yol açmıştır. Anayasa Mahkemesi, 04.12.2024 tarihli ve E.2023/182, K.2024/203 sayılı kararında, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 341. ve 362. maddelerinde yer alan “hükmün verildiği tarihteki miktarın esas alınacağı” yönündeki düzenlemeyi iptal ederek, parasal sınırın davanın açıldığı tarihe göre belirlenmesi gerektiğini vurgulamıştır. Alınan karar sonrasında kanun koyucu 04.06.2025 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı kanunun 20. maddesi ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun alınan hükmünü değiştirerek parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktarın esas alınmasını benimsemiştir. Bütün bu değişiklikler sonrası söz konusu değişikliklerin yargılamanın yenilenmesi (HMK m. 374 vd.) bakımından da uygulanıp uygulanmayacağının yeniden değerlendirilmesi gereklidir. Yargılamanın yenilenmesi, kesinleşmiş bir hükmün, kanunda öngörülen sebeplerle ortadan kaldırılması ve yeniden yargılama yapılması amacını taşıyan olağanüstü bir kanun yoludur.Yenileme davası, bağımsız bir eda davası olmayıp, önceki hükme sıkı sıkıya bağlı bir fer’i davadır. HMK’da istinaf ve temyiz için parasal sınırlar düzenlenmiştir (HMK m. 341, 362). Bu sınırlar, dava değerine göre kanun yoluna erişimi doğrudan etkilemektedir. AYM, anılan kararında, hükmün verildiği tarihteki sınırın esas alınmasının hak arama özgürlüğünü ölçüsüz şekilde sınırladığını, enflasyon ve ekonomik koşulların davanın açılması ile hükmün verilmesi arasındaki süreçte bireylerin kanun yoluna başvurusunu fiilen imkânsız hale getirebileceğini belirtmiştir. Bu nedenle AYM, davanın açıldığı tarihin esas alınmasını hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma hakkı ile daha uyumlu görmüştür. Yargılamanın yenilenmesi, doğrudan ilk davanın hükmüne bağlı olduğundan, parasal sınırın da ilk davanın açıldığı tarihe göre belirlenmesi gerekir. Yenileme davasının açıldığı tarihin esas alınması, hak arama özgürlüğünün korunmasını zayıflatacaktır. Anayasa’nın 36. maddesi ile güvence altına alınan hak arama özgürlüğü, kanun yollarına erişimi de kapsamaktadır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 6. maddesi de benzer bir güvence içermektedir. Eğer yenileme davasında parasal sınır, yenileme tarihine göre belirlenirse, ilk davanın açıldığı tarihte kanun yoluna açık olan bir uyuşmazlık, sırf sınırın yükselmiş olması nedeniyle yenileme davasına kapalı hale gelebilecektir. Bu durum, ölçülülük ilkesine aykırıdır. Hukuk devleti ilkesinin gereği olan hukuki güvenlik ve öngörülebilirlik, benzer hukuki kurumların farklı şekilde yorumlanmasını kaldırmaz. Yargılamanın yenilenmesinde de AYM’nin kararındaki mantığın kıyasen uygulanması, tutarlılığı ve eşitliği sağlayacaktır. Sonuç olarak,Yargılamanın yenilenmesinde uygulanacak parasal sınırın, yenileme davasının açıldığı tarihe göre değil, ilk davanın açıldığı tarihe göre belirlenmesi gerekir. Bu yaklaşım, Hak arama özgürlüğünü daha güçlü şekilde güvence altına alır, AYM’nin 04.12.2024 tarihli kararının gerekçesiyle uyumludur, Hukuki güvenlik ve öngörülebilirlik ilkelerini güçlendirir. Bütün bu nedenlerle işin esasının incelenmesi gerektiğinden değerli çoğunluğun temyiz dilekçesinin reddi gerektiği görüşüne katılmıyorum. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 03dc14d868adecc7 fc57d276af0c5cb8
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2025/2589 E., 2025/12133 K. (10.09.2025)
- Mahkeme
- Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2589
- Karar No
- 2025/12133
- Karar Tarihi
- 10.09.2025
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2025/374 E., 2025/12174 K. 10.09.2025
- Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/3877 E., 2025/12182 K. 10.09.2025
- Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/3828 E., 2025/12204 K. 10.09.2025
- Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2025/7048 E., 2025/12198 K. 10.09.2025
- Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/5383 E., 2025/12144 K. 10.09.2025
- Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/3797 E., 2025/12126 K. 10.09.2025