Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2024/3877 E., 2025/12182 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/3877 E., 2025/12182 K. (10.09.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3877
Karar No
2025/12182
Karar Tarihi
10.09.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2024/3877 E. , 2025/12182 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi SAYISI: 2024/214 Değişik İş, 2024/214 Karar SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI: İHK-2024/13185 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI: K-2024/63063 İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yolcu olarak bulunduğu araç ile davalıya trafik sigortalı araç arasındaki 12.07.2020 tarihli kazada müvekkilinin malul kaldığını beyanla, belirsiz alacak davası olarak ikame edilen davada 240.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 750,00 TL rapor ücretinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekcesinde; belirsiz alacak davası açılamayacağını, davacıda kaza nedeni ile maluliyete neden olacak sekel olmadığını, davacının sunduğu rapor ile kendi aldıkları medikal rapor arasında çelişki bulunduğunu, davacı tarafından ibraz edilen raporun usule uygun olmadığını, maluliyet oranının belirlenmesi gerektiğini, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yönteminin kullanılmasını, rapor ücretinden sorumlu olmadıklarını, müterafık kusur nedeni ile indirim yapılmasını, kusur oranını ve faiz talebini kabul etmediklerini, vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının maluliyet oranın belirlenmesi amacıyla bilirkişi heyetinden rapor alındığı, raporda davacının maluliyetinin %0 olarak belirlendiği, raporun usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile başvurunun reddine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alınan bilirkişi raporu uyarınca davacıda bulunan skar alanının vücudun %1 oranını kaplaması gerektiği, davacıda bulunan 2 cm² skarın vücut yüzey alanının 0,10 'u bile olmadığı gerekçesi ile itirazın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dosyaya sundukları raporun usule uygun olduğu, Komisyonun aldığı raporu kabul etmedikleri, çelişki oluştuğu gerekçesi ile kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ... Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 12.07.2020 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı ve rapor ücreti talebine ilişkindir. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza, 12.07.2020 tarihinde meydana gelmiştir. Dosyanın incelenmesinde; dosya içerisinde bulunan ve davacı tarafından sunulan ...Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalının 11.07.2023 tarihli raporu ile kaza tarihinde geçerli olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca davacının %5 oranında maluliyetinin olduğu belirtilirken, Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından alınan raporda ise ortalama 70 kg olan ve 170 cm boyunda olan birinin vücut yüzey alanının yaklaşık 18800 cm² kabul edildiği, davacıdaki skarların ise vücut yüzey alanının %1'ine tekabül eden 188 cm² altında kaldığı, davacıda kaza nedeni ile 2 cm² skar oluştuğu ve davacının Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca maluliyeti olmadığı belirtilerek söz konusu rapor hükme esas alınmış ve başvurunun reddine karar verilmiştir. Ancak raporlar arasında çelişki bulunmaktadır. Yargılama makamlarınca çelişkili raporlardan birine neden itibar edildiği, diğer raporun neden tercih edilmediği gerekçelendirilmeli veya her iki rapor arasındaki çelişkiyi gideren üçüncü bir rapor alınmalıdır. Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince, davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde başka bir üniversite hastanesinden oluşturulacak heyetten gerekçeli, çelişkiyi giderecek yeni bir rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

VI. KARAR Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 10.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 3e65a79cb205d8ff 25db76b319f57f57

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı