Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/1806 E., 2025/12839 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2025/1806 E., 2025/12839 K. (22.09.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1806
Karar No
2025/12839
Karar Tarihi
22.09.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2025/1806 E. , 2025/12839 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2024/184 E., 2024/368 K. Taraflar arasındaki rücuen tazminat talebini içeren icra takibine vaki itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından eski hale getirme talepli olarak temyiz edilmekle dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1. Davalı vekilinin eski hale getirme talebi yönünden yapılan incelemede; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) "Talep" kenar başlıklı 95 inci maddesi şöyledir; (1) Elde olmayan sebeplerle, kanunda belirtilen veya hâkimin kesin olarak belirlediği süre içinde bir işlemi yapamayan kimse, eski hâle getirme talebinde bulunabilir. (2) Süresinde yapılamayan işlemle ulaşılmak istenen aynı sonuca, eski hâle getirme dışında, başka bir hukuki yoldan ulaşılabiliyorsa, eski hâle getirme talebinde bulunulamaz." 6100 sayılı Kanun'un "Süre" kenar başlıklı 96 ncı maddesinin birinci fıkrası şöyledir: (1) Eski hâle getirme, işlemin süresinde yapılamamasına sebep olan engelin ortadan kalkmasından itibaren iki hafta içinde talep edilmelidir. Aynı Kanun'un "Talebin şekli ve kapsamı" kenar başlıklı 97 nci maddesi şöyledir: (1) Eski hâle getirme, dilekçeyle talep edilir. Dilekçede, talebin dayandığı sebepler ile bunların delil veya emareleri gösterilir. Süresinde yapılamayan işlemin de eski hâle getirme talebinde bulunmak için öngörülen süre içinde yapılması zorunludur. Davalı vekili; kararın Av. ...'a tebliğ edildiğini, Av. ... ile ortak ofislerini karardan çok önce ayırdıklarını, dosyalarının da ayrıldığını, ikametgah ve dolayısıyla UETS hesaplarının da farklı olduğunu, eldeki dosyanın da taraflarınca yürütüldüğünü, Uyap sisteminde tutulan kayıtlarla bu durumun sabit olduğunu belirtmiş ise de, dosya kapsamında davalı tarafından vekaletname ile yetkilendirilmiş Av. ...'ın vekaletten çekildiğine veya azledildiğine yönelik bilgi ve iddianın olmadığı görülmektedir. Temyiz tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) “Vekilin azli ve istifasının şekli” başlıklı hükmü aynen; “Vekilin azli veya istifasının, mahkeme ve karşı taraf bakımından hüküm ifade edebilmesi için, bu konudaki beyanın dilekçeyle bildirilmesi veya tutanağa geçirilmesi ve gerektiğinde ilgilisine yapılacak tebligat giderinin de peşin olarak ödenmesi zorunludur” hükmünü içermektedir. Aynı Kanun’un 75. madde hükmü ise, “Dava için birden fazla vekil görevlendirilmiş ise vekillerden her biri, vekaletten kaynaklanan yetkileri, diğerinden bağımsız olarak kullanabilir. Aksi yöndeki sınırlamalar, karşı taraf bakımından geçersizdir” şeklindedir. Diğer taraftan, 7201 sayılı Tebligat Kanunu gereğince: “Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. Vekil birden çok ise bunlardan birine tebligat yapılması yeterlidir. Eğer tebligat birden fazla vekile yapılmış ise, bunlardan ilkine yapılan tebliğ tarihi asıl tebliğ tarihi sayılır…” şeklinde yasal düzenleme bulunmaktadır. Hâl böyle olunca, davalı vekili tarafından elde olmayan nedenlerle kararın süresinde temyiz edilemediği kanıtlanamadığına göre 6100 sayılı Kanun'un 95 ve devamı maddelerinde sınırlı bir şekilde belirtilen eski hale getirme koşulları somut olayda oluşmadığından eski hale getirme talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Yukarıda bir (1) nolu ön sorun görüşmesinde vekillik görevinin devam ettiği kabul edilen Av. ...'a gerekçeli kararın 10.11.2024 tarihinde tebliğ edildiği konusunda uyuşmazlık bulunmadığından, bu tebligat ile iki haftalık temyiz süresinin başladığının kabulü gereklidir. Av. ...'ın vekillikten istifa ettiği veya azledildiğine yönelik bir belge dosya içeriğinde bulunmadığından, yukarıda açıklanan HMK’nın hükmü uyarınca, vekilin azli veya istifası, usule uygun şekilde bildirilmedikçe mahkeme ve karşı taraf bakımından hüküm ifade etmeyecektir. O halde, birden fazla vekili olan davalı vekillerinden birine 10.11.2024 tarihinde yapılan tebligatın varlığına ve geçerliliğine karşın, davalı tarafın diğer vekillerinden olan Av. ... tarafından 24.12.2024 tarihinde verilen temyiz dilekçesi 15 günlük yasal temyiz süresi geçtikten sonra verildiğinden temyiz isteminin reddi gerektiğine karar verilmiştir. KARAR 1.Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin eski hale getirme talebinin REDDİNE, 2. Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz dilekçesinin süresinden sonra verilmesi nedeniyle REDDİNE, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 22.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 8f37c5d4079c30d6 eae89342e1f6228a

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı