Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/1217 E., 2025/12357 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2025/1217 E., 2025/12357 K. (11.09.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1217
Karar No
2025/12357
Karar Tarihi
11.09.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2025/1217 E. , 2025/12357 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2024/198 E., 2024/341 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının 26.04.2011 tarihinde müvekkilinin evine girerek cinsel saldırıda bulunmaya kalkıştığını, davalının eylemi nedeniyle ceza mahkemesinde yargılandığını, olay sonucunda müvekkilinin ruh sağlığının bozulduğunu, halen tedavi gördüğünü ancak tam olarak iyileşemediğini belirterek 150.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili hakkındaki iddiaların ve davacının uğradığını iddia ettiği zararın gerçeği yansıtmadığını, dava dilekçesinde tedbir konulması talep edilen taşınmazın müvekkili tarafından davacının kayınbabasından satın alındığını, o tarihten beri müvekkilinin davacının tehdit, taciz ve hakaretlerine maruz kaldığını, bu olayların adli makamlara da yansıdığını ve ceza mahkemelerinde davalar açıldığını, davacının etrafı ile geçimsiz birisi olduğunu, yargılandığı ceza davası sırasında kendisinin ruhsal sorunları olduğunu ve kızdığında kendisini kontrol edemediğini beyan ettiğini, müvekkilinin üzerine atılı konut dokunulmazlığını ihlal ve cinsel saldırı suçlarının asılsız olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 29.10.2020 tarihli ve 2011/720 Esas, 2020/1719 Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne, 23.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 29.10.2020 tarihli ve 2011/720 Esas, 2020/1719 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 22.11.2022 tarihli ve 2021/639 Esas, 2022/711 Karar sayılı kararı ile taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 22.11.2022 tarihli ve 2021/639 Esas, 2022/711 Karar sayılı kararının süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, 16.10.2023 tarihli, 2023/681 Esas ve 2023/10837 Karar sayılı ilamı ile davacı yararına hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğu ve davacı yararına daha üst düzeyde manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiş; davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazları reddedilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, 125.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, taraflar arasında açık husumet olduğunu, davacının bu anlaşmazlığı kullanarak müvekkilini sürekli rahatsız etme gayreti içinde olduğunu, ceza yargılamasında müvekkilinin mahkumiyetine karar verilmiş ise de salt bu eylem nedeniyle davacının manevi zarara uğradığının ispatlanamadığını, davacının değişken bir ruh haline sahip olduğunu, hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, cinsel saldırı eylemi nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 11.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! cd7532b48591d53d 7bb29e0d6b59773b

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı