Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2024/12157 E., 2025/12349 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/12157 E., 2025/12349 K. (11.09.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/12157
Karar No
2025/12349
Karar Tarihi
11.09.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2024/12157 E. , 2025/12349 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2019/192 Esas - 2019/402 Karar İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2002-2011 yılları arasında ... Milletvekili olarak görev yaptığını; davalı ...nin yayın sahibi, davalı ...'nun şirket adına imtiyaz sahibi olduğu ... Gazetesi'nde 16.01.2013, 17.01.2013, 18.01.2013, 19.01.2013 ve 20.01.2013 tarihlerinde yayınlanan yazı dizisinde davalı ...'un gerçek dışı iddialarına yer verildiğini, adı geçen davalının röportajına konu ihbar mektubu ile ilgili Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/59035 Esas sayılı dosyasında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, dava konusu yazı dizisinde sarf edilen söz ve ifadelerle müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, basın ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını belirterek 40.000,00 TL manevi tazminatın haksız eylem tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile kararın yayınlanmasını talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar ... Gazetecilik ... San. ve .... A.Ş. ve ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu haberlerin kaynağının davalı ...'un açıklamaları ve adı geçen hakkında yürütülen ceza yargılamasında davacı ile olan görüşme kayıtları olduğunu, dava konusu yayınlarda basın özgürlüğü sınırlarının aşılmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 19.02.2015 tarihli ve 2013/49 Esas 2015/75 Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulü ile davalı ... yönünden 10.000,00 TL manevi tazminatın yayın tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan tahsiline, diğer davalılar yönünden basın özgürlüğü sınırlarının aşılmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 26.12.2017 tarihli ve 2016/473 Esas, 2017/8703 Karar sayılı ilamıyla; davalı ...’un 2010 yılındaki iddialarına dair aradan üç yılı aşkın bir süre geçtikten sonra yeniden davalı ile yapılan röportaja dayanılarak, davalı ...’nun yönetim kurulu başkanı olduğu, davalı ... Gazetecilik ... San. ve .... A.Ş.’ye ait ... gazetesinde dava konusu yazı dizisinin yayınlandığı; davacıya ilişkin güncelliği bulunmayan olaylara ve iddialara yer verilerek kişilik haklarına saldırının gerçekleştiği, buna göre davalılar ... Gazetecilik ... San. ve .... A.Ş. ve ...’nun tazminat sorumluluğu bulunduğu halde bu davalılar yönünden davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına, davalı ...’a yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu yazı dizisinde davacı hakkında sarf edilen söz ve ifadelerin kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne 10.000,00 TL manevi tazminatın 16.01.2013 tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin toplum içindeki saygınlığı ve konumu ile dava konusu saldırının ağırlığı nazara alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğunu, caydırıcı olarak değerlendirilemeyeceğini, müvekkilinin uğradığı zararı karşılamaktan uzak olduğunu, kararın manevi tazminat miktarı yönünden bozulması gerektiğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; ... Gazetesi'nde 16.01.2013, 17.01.2013, 18.01.2013, 19.01.2013 ve 20.01.2013 tarihlerinde yayınlanan yazı dizisinde sarf edilen söz ve ifadeler nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile manevi tazminat ve kararın yayınlanması talebine ilişkindir. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı; olay tarihi, tarafların konumu, zararın ağırlığı dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarının yerinde olduğunun anlaşılmasına göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 11.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı